25.06.19/02:07

Yahudi karşıtlığı

Başlatan Leonardo, 20.06.04/13:27

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Leonardo

yahudi oyunu nedir? harun Yahya ve onun komplo teorileri mi? Mason rotaryen işbirliği mi?

deniz

hayır.

yahudiler din temelinde tüm dünya da kendi çıkarları için örgütlenmiş durumdalar.

din görüşleri de yeryüzündeki en ortodoks görüşlerdir.

ayrıca faşisttir.

bizim en aşırı müslüman tipinden daha radikallerdir.

kendilerini savunma ve yok olmama mücadelesi içinde en saldırgan tavırları gösterebilmektedirler.

güçlüdürler. sermaye, kültür ve siyaseti istedikleri gibi yönlendirebilmektedirler.

şu an da yaşanan pek çok sorunun arka planında bir yahudi parmağı bulabilirsin.

...

bunlar benim görüşlerim. amacım yahudi düşmalığı değil, sorunları doğru teşhis etmektir.

Leonardo

ben bu konuda çok düşündüm. yahudi komplosu falan yok. sermaye ve güç sahibi yahudi aileler var ama bence bu aileler yahudiliği kullanıyor. yahudilik onları değil.

Mesela Irak savaşını ABDnın büyük şirketleri bir takıp lobicilik faaliyetleri sayesinde çıkardığı kesin.

Ama bunu kar etmek, para ve güç elde etmek için yaptılar. Petrol için. Ben İsrailin de bu adamlar için basit bir pazar olduğuna inanıyorum.

orda insanlar ölüyo ve birileri silah üretip satıyor.

deniz

Ben aynı kanaatte değilim. Yahudilerin birlikteliği doğal olarak güç ve bunu paylaşmak isteyen insanları ve kurumları üretiyor.
Yahudi aileler de benzer şekilde bu işbirliğinin nimetlerinden yararlanıyor.
Aynı türkiyede yeşil sermaye veya yeşil siyaset dediğimiz grupların islamcı desteğin nimetlerinden yararlanmaları gibi. Her yerde bu böyledir.
(Gücün olduğu yerde onu paylaşmak isteyen insanlar çıkar)

Leonardo

bu açıdan yaklaşırsak dünyada yahudi teşkilatı var. lions ve rotary klüpleri var. şii dayanışması var. siyasi particilik var....

ve yahudi dayanışması bunlardan en zayıfı. öyle olmasaydı hitler yahudileri sabun yapamazdı.

deniz

Yahudilerin sabun olması güçlerinden kaynaklanıyor.

Hitler salt bir ırkçılıkla yahudileri öldürmedi.
Onların Alman ekonomisi üzerindeki etkilerini gördü ve belki biraz da dönemin sosyalistleriyle işbirliklerinden rahatsız oldu.
Çünkü sonuçta o bir alman milliyetisiydi. Hiç bir miliyetçi ülke üzerindeki kontolü başkalarında görmeye tahammül edemez.

Dolayısıyla yahudi ve sosyalist tepkisiyle başlayan harekete Yahudiler o kadar güçlü direndiler ki bu direnişin bir parçası da dünya savaşı oldu.

deniz

Sabetaycilar, Yahudiler, Anti-Semitizm ve Kemalizm

Eskiden Islamci yazarlarin ilgi alaninda bulunan Sabetaycilar, Yahudiler ve bunlar uzerine komplo Teorileri, son zamanlarda Soner ve Kucuk Yalcin'larin kitaplariyla tekrar gundeme geldi.

Sanilanin aksine, bu kitaplarda neyin soylendigi degil, nicin, simdi ve nasil soylendigi daha onemli ve anlamlidir ve toplumsal siniflarin konum, yapi ve iliskilerindeki degismeleri anlamak icin ilginc ip uclari sunarlar. Herkesin bildigi gibi, tarih tarihle degil, bu gunun tartismalariyla ilgilidir ve bu gun catisan guclerin cikarlarini korumanin aracidir. O halde soralim: "Bayram degil, seyran degil enistem beni niye optu?" Turkiye'nin devlet siniflarinin, ya da Kemalist nomenaklaturanin cikar ve egilimlerini yansitan bu yazarlar niye Sabetaycilara taktilar? Bu hangi toplumsal gucun egilim, cikar ve konumunun savunusudur?

Yirminci yuzyila kadar Islam'in yayildigi ulkelerde bir Yahudi dusmanligi yoktur. Yahudi dusmanligi, Bati Ortacaginin Hiristiyan ulkelerinde, kimi zaman tefeci-bezirgan sermayeye yonelik bir tepkinin; kimi zaman da kendileri tefeci bezirganlasmis Hiristiyan tuccarlarin ve burjuvalarin, bezirgan bir kavim olan Yahudilere rekabetinin bir araci olarak gorulur.

Burjuva devrimleri Yahudileri gettodan kurtarip esit yurttaslar haline getirdi. Bundan sonra Yahudiler devrimci demokratik fikirlerin en buyuk tasiyicisi olmuslar ve Ibrani dininde derin kokleri olan ve butun Hiristiyan ve Islam ihtilalci tarikatlara ilham veren mesiyanik gelenek uzerinden modern sosyalizmin de en buyuk kuruculari ve gelistiricileri olmuslardir. Proletarya, yer yuzunde bin yillik adil duzeni kuracak modern bir Mesih'tir de.

Bu nedenle, burjuva devrimcisi mason derneklerinde de; sosyalist ve isci örgutlerinin icinde de, kapitalizmi ve komunizmi bir Yahudi komplosu olarak goren teorileri hakli cikarircasina, Yahudiler toplumdaki oranlariyla kiyaslanamayacak bir nicelik ve nitelikte yer almislardir. Icinden Yahudilerin cikarildigi bir burjuva uygarligindan ve modern sosyalist ve isci hareketinden geriye pek bir sey kalmazdi.

Ne var ki, burjuvazinin ezilen siniflarin korkusu yuzunden gericilesmesi ve modern toplumun orgutlenmesinin temeli olan ulusu, yurttaslik haklariyla degil, dil, din, soy, etni ile tanimlamaya baslamasiyla birlikte; Burjuva gelisim Avrupa'da doguya dogru yayildikca, Yahudileri gettodan kurtaran burjuva devrimciliginin; demokratik ve cumhuriyetci; insan ve yurttas haklarina dayali ulusculugun yerini; dine, dile, soya
dayanan milliyetcilikle birlikte anti semitizm ve Yahudi pogromlari almaya basladi. Buna karsilik hem buna bir tepki olarak, hem de bizzat kendisi de ayni gericilestirici egilimin etkisinde oldugundan; Yahudi burjuvazisi de demokratik ve cumhuriyetci bir ulusculuktan; dile, dine, soya dayanan Yahudi ulusculuguna, yani Siyonizm'e gecis yapti. Buna karsilik, Yahudi isciler ve entelijansiya, burjuva devrimlerinin
ideallerinin tek tutarli surdurucusu kalmis isci hareketine daha bir gucle yoneldi. Ve bu asagi yukari Sovyetlerin burokratik bir kast tarafindan ele gecirilmesine kadar devam etti.

Yahudiler icindeki sosyalizm ve Siyonizm tartismasi, ozunde, Yahudiler uzerindeki baskinin tum diller, dinler, kulturler, etniler arasinda esitligi saglayan bir ulusculukla mi; yoksa Yahudilerin de kendilerini dislayanlar ve ezenler gibi, dile dine soya dayanan bir ulusculukla ve devletle mi son bulabilecegi tartismasidir. Yani bu gun Kurt hareketi icinde Ocalan ve diger Kurt milliyetcileri arasindaki tartismadir.

Ne var ki, Sovyet devriminin geri bir ulkede olup yayilamamasi, tecridi ve sonunda bir burokratik kasin iktidarinin araci olmasi; bunu sonucu olarak, dunyadaki sosyalist hareketin de ulusu gerici burjuvazi gibi dil, soy, etni ile tanimlamasi ve demokratik geleneklere veda etmesi sonucu, Yahudiler de, ozellikle soykirimin da etkisiyle onceleri hicbir zaman guc bulamamis gerici ulusculuga, Siyonizm'e akmaya basladilar.

Ve bu gerici milliyetcilikle kurulan Israil devletinin dunyanin aort damarini garanti altina almak icin Emperyalist ulkelerce desteklenmesi sonucu, Siyonizm mi sosyalizm mi; yani ulusu dille, dinle, soyla tanimlamayan demokratik cumhuriyetci bir ulusculuk mu; ulusu dile dine, etniye soya gore tanimlayan bir ulusculuk mu catismasini, butun dunyada oldugu gibi, Yahudiler arasinda da, bu gun Siyonizm kazanmis gibi gorunmektedir. Ama unutmamali, yirminci yuzyilin baslarinda da Sosyalizm karsisinda Siyonizm'in en kucuk bir sansi gorulmuyordu.

Islam ulkelerinde Yahudi dusmanliginin ve Siyonist komplo teorilerinin yanki bulmasi Irkci, Israil devletinin kurulusundan sonradir ve Arap ve Musluman burjuvazinin egilimlerini yansitir.

Bati'nin emperyalistlerinin artik bir anti-semitizme ihtiyaci yoktur, aksine, Orta Dogu petrollerini garantilemek icin, Israil devletinin varligi ve ona destek hayati onemdedir. Avrupa ve Almanya icin, Nazi'lerin yaptigi Yahudi soykirimi karsisindaki lanet torenleri, bu politikayi mesrulastirmanin bir aracidir. Nasil Turkiye'nin solculari
anti-emperyalizm adina genel kurmay politikalarinin destekciligini yaparlarsa; Alman solculari da; Nazi vahsetinin lanetlenmesi adina, Siyonist irkciligi, Israil devletinin yasama hakki diye desteklerler ve hatta kendine "anti-Nasyonalist" diyen kimileri, Israil ve Amerikan bayraklariyla yuruyusler duzenlerler.

Ama ayni zamanda anti-semitizm ithami, ABD karsisinda Arap ulkelerini destekleyerek bir denge kurmaya calisan Avrupali emperyalistlere ve guclere karsi, ABD emperyalizminin ve Irkci Israil Siyonizm'inin onlari hizaya getirmeye yarayan bir sopasidir. Ornegin bu catisma gecen yil Almanya'da, Araplarla daha yakin iliskileri savunan bir politikacinin, Israil tarafindan manevi olarak oldurulmesi ve onun da dayanamayip intihar etmesine karsilik, Siyonist bir talksohwcunun, kirli
camasirlarinin ortaya cikarilarak yine manevi olarak saf disi edilmesinde oldugu gibi, "bir bizden bir sizden" mesajlariyla, zaman zaman cok sert bicimlerde surmektedir.

Arap ve Islam ulkelerindeki anti semitizm Israil'in varligiyla dogrudan baglidir ve ondan sonra ortaya cikmistir. Siyonizm'e karsi Arap ve Musluman burjuvazinin bir karsi tepkisi olarak.

Osmanli'da burjuva devrimlerinde ve Turk ulusunun yaratilmasinda, yani Turk modernlesmesinde Yahudilerin oynadigi cok ozel rol nedeniyle, Turkiye'deki anti-semitizm ve Komplo teorileri daha eskilere gider ve cok ayri sebepleri vardir.

Osmanli'da Musluman devlet siniflari, butun fatih kavimler gibi, haracla yasadiklarindan ve devleti olusturduklarindan bunlar arasinda, ticaret ve zanaat, "hasa min huzur tuccar taifesinden" denerek asagilanmistir. Bu nedenle, ticaret ve zanaat Hiristiyan nufusun isi olmustur. Dolayisiyla da burjuvazi ilk kez Hiristiyanlar arasindan cikmistir. Ama bu burjuvazi ortaya ciktiginda, artik burjuvazi, demokratik ve cumhuriyetci insan ve yurttas haklarina dayali ulusculugu coktan terk etmis; dile, dine, etniye dayanan bir ulusculuga gecmistir. Butun bu Hiristiyan burjuva siniflarinin, kendisinden dile, dine, soya dayanan uluslar ve ulusal devletler kurabilecekleri bir nufus vardir. Rumlar ve Ermeniler ve diger Balkan halklari gibi.

Hiristiyan burjuvazi disinda, bir tek istisna vardir, kendi icinden bir burjuvazi cikarmis: Yahudiler. Zaten Fenikelilerden beri Akdeniz ticaretini elinde tutan; Venedige karsi Osmanli ticaretini guclendirmek icin, Ispanya'dan gelmeleri tesvik edilen, Dogu Akdeniz'in (Levant) ticaret yollari ve liman sehirlerinde bir Yahudi burjuvazi de olusmustur. Ayrica bu burjuvazinin onemli bir bolumu, daha onceki
yuzyillarda Mesihci bir hareket ve tarikatin disardan Musluman gorunmeyi kabul etmis; "Sabetaycilar", "Selanikliler" veya "Donmeler" diye tanimlananlarindan olusmaktadir.

Hiristiyan halklarin burjuvazisi ile hala prekapitalist dunyada yasayan ve burjuva degisimlerde kendi varligina ve yasamina karsi bir tehdit goren Musluman ahali ve olusacak burjuva devletlerin kendi varliginin kosulu olan devleti yok edecegini goren Musluman devlet siniflari arasindaki catismanin yani sira Yahudi burjuvazi ile Ermeni ve Rum Hiristiyan burjuvazisi arasinda da bir rekabet ve catisma bulunmaktadir. Bu durum da ister istemez, Prekapitalizmin temsilcisi Musluman devlet siniflari ve ahali ile modern Yahudi burjuvazisi arasinda bir cikar ve
konum ortakligi yaratmistir.

Gerek Osmanli'nin Katolik engizisyona karsi siginma sunmasi; gerek Islam'in kendini ozune donmus saf Ibrahim dini ve Ibrahim'i Musluman olarak gormesi; gerek Sabetaycilarin Musluman gorunmesi gibi ek katalizatorlerle bu yakinlik daha da pekismistir.

Boylece, ortada bir yanda burjuvazisi olmayan, Hiristiyan ulus ve burjuvalarin tehdidi altinda prekapitalist bir Musluman nufus ve devlet siniflari; diger yanda yine bir burjuva olarak ayni tehdidi hisseden ve bu burjuvalarla rekabet icinde bulunan ama ayni dile ve dine sahip icinden dayanacagi bir ulus yaratabilecegi bir nufustan yoksun Yahudi ve onun bir bicimi Musluman gorunuslu Sabetaycilardan olusan bir burjuvazi. Tencere yuvarlanmis ve kapagini bulmustur. Musluman prekapitalizmin
devlet siniflari ve halkin burjuvazisi yoktur; Yahudi burjuvazinin de dayanacagi ve icinden bir ulus yaratacagi halki.

Avrupa'daki Yahudilerin arasinda o zamanlar henuz Siyonizm cok zayiftir ve ulasilmaz bir hayal gibi gorunmektedir. Bu nedenle bu Yahudi burjuvazisi icin Siyonizm'in bir cekiciligi yoktur. Olsa bile Rum ve Ermeni burjuvazisinin tehdidi ve rekabetine karsi kisa vadede somut bir care olmaktan uzaktir. Diger yandan Avrupa'daki Yahudilerin cogu devrimci demokratik ozlemlerin biricik tutarli savunucusu olan sosyalist ve isci harekete angajedir. Onlarla arasinda bu nedenle her hangi bir rezonans olmaz. Cunku kendisi de tipki diger Hiristiyan burjuvalar gibi artik burjuvazisinin devrimci barutunu tukettigi bir cagin burjuvazisidir ve ulusu gerici imparatorluk karsisinda yurttaslikla degil, soyla, dille, dinle tanimlayan gerici bir ulusculuga egilimlidir. Bu nedenle, Avrupa'dan, aydinlanmanin demokratik devrimciligi ya da sosyalizm degil, pozitivizm ve gerici sosyolojiler ve gerici
ulusculuklar getirilir.

Ne sonra guclenen Siyonizm ne de devrimci demokratik idealleri savunan sosyalizm bu Yahudi burjuvazinin siyasi projesi olamazdi. Ote yandan cikar ortakliklarinin besledigi olaganustu bir olanak ortada duruyordu. Musluman ahaliden bir Turk ulusu yaratmak ve kendilerinin de o ulusun burjuvazisi olmasi. Boylece Osmanli devlet siniflari ile Selanik ve Izmir gibi sehirlerde ozellikle yogunlasmis ama butun ticaret yollarinin dugum noktalarinda da var olan Yahudiler ve Sabetaycilar arasinda bir
cikar ve kader ortakligi ortaya cikti. Bu Ittihat Terakki'de acikca gorulebilir. Bu gunku komplo teorileri bu ortakligin somut gorunumlerine dayanmaktadir.

Tabii Musluman ahaliden bir Turk ulusu fikri hemen dogmadi once Osmanlicilik gibi denemeler de yapildi. Bu Turk ulusu fikri oldukca sonra, Avrupalilarin Osmanlilara ve o topraklarda yasayan Musluman ahaliye Turk demesi; Almanya'nin Rusya'yi arkadan kusatmak ve Hint yolu icin pan Turkizmi yaratip beslemesi; daha once Ipek yolu uzerinde bezirganlasmis ve zenginlesmis Turk dilinden Hazar kavminin Musevi dinini benimsemesi ve bunlarin kalintilarindan (Kerait Yahudileri) ortaya cikmis burjuvazinin gelistirdigi bir Turk milliyetciliginin etkileri gibi bir cok rastlantinin bir araya gelmesi sonucu ortaya cikmistir.

En atesli Turk milliyetcileri ve Turk milliyetciliginin kuruculari genellikle sabetaycilar arasindan cikmistir. Hasan Tahsin ve Tekin Alp bunlarin en bilinen ornekleridir. Turklerin atasi olan, Ataturk, Osmanli Devlet siniflari ile bu Yahudi ve Sabetayci burjuvazinin cikar ve kader ortakliginin en somut semboludur. Muhtemelen Sabetayci bir kokenden gelen, ama oyle olmasa bile Selanik nufusunun ezici cogunlugunu olusturan Yahudiler ve "Donme"lerin kulturel atmosferinde; Kerayit
ogretmenlerden ders alan; bu "donme"lerin kurdugu modern okullarda okumus bir Osmanli pasasidir.

Denebilir ki, Yahudiler dunyada iki ulus yaratmis iki devlet kurmustur. Biri Israil ulusu ve devleti digeri Turk ulusu ve devleti. Bati Avrupa'nin Yahudileri kendilerini gettodan kurtaran insan ve yurttas haklarina dayali ulusculukla kendilerini kurtarmisken; Orta ve Dogu Avrupa'nin Yahudileri bu devrimci demokrasiye sosyalizm bayragi altinda Isci hareketi araciligiyla ulasmaya calisirken, Osmanli'daki Yahudiler, kader ve cikar ortakligi icinde olduklari Osmanli'nin
Musluman devlet siniflari ile birlikte, Musluman Ahaliden bir Turk ulusu yaratarak; dile ve dine dayanan bir ulusculukla ucuncu ve gerici bir denemede bulundular.

Dogu Avrupa'nin Eskenazi Yahudileri, Siyonist milliyetcilik ile Israil devletini ve ulusunu kurmadan once; Osmanli'nin ve Levant'in Sefarat Yahudileri, Turk milliyetciligi ile Turk devletini kurdular.

Ama bunu yaparken basina topladigi cinleri dagitamayan buyucuye de donduler ve bizzat kendi yarattiklari gerici ulusculugun da ... ... kurbani olmaktan kurtulamadilar.

Anadolu'nun Hiristiyan Rum ve Ermeni Ermenilerinin fizik olarak imhasi, sadece Osmanli Devlet siniflarinin cikarlarinin savunusu degil; bu Yahudi burjuvazisinin rakibinin tasfiyesi anlamina da geliyordu. Ne var ki, bu Rum ve Ermeni burjuvazi ve uretmenlerin tasfiyesi, Anadolu'nun uretim iliskilerini ve kulturel dunyasini, Fransa'daki Sen Bartelmi katliaminda oldugu gibi en az yuz yil geriye goturdu ve tefeci bezirganligi, derebeyligi ve devletciligi hasili gericiligi guclendirdi. Bu da, laiklik denen dinlerin politika disina itilmesinin toplumsal temelini yok etti.

Sapka ve gardirop inkilaplari, bu burjuvazinin kendisinden Turk ulusunu yaratacagi Musluman halkiyla gorunur bir farkin olmamasi icin yapilmisti. Ama Ermeni ve Rumlarin tasfiyesiyle guclenen tefeci bezirgan ve derebeyligin ideolojisi Muslumanlikti. Bu tefeci bezirganligi kontrol atinda tutabilmek icin, bir yandan laiklik adi altinda bir resmi devlet Islamligi oturtuldu; diger yandan yine ayni zorla kiyafet inkilaplari.

Modern Turk devletinin kurulusunda Yahudilerin oynadigi bu ozgul rol ve katliamlarin sonucu belirler Cumhuriyet doneminin tarihini ve reformlarini. Bu nedenle; Turkiye'deki Yahudi dusmanligi, Arap ulkelerinden once, katliamlarla guclenen tefeci bezirganligin ve derebeyligin, Kemalist modernlesmeye karsi mucadelesinin de bir araci olmustur.

Daha sonra, Anadolu burjuvazisi, tam da bu buyuk sehirlerin Yahudi ve laik burjuvazisinin kiyafet inkilabini yaptigi nedenlerle, yani somurdugu kitleden ve ulustan farkli olmamak icin, yine ayni sekilde kiyafeti bayrak yapti. Anti semitizm ve komplo teorileri, tasranin Musluman burjuvazisinin, bir yandan buyuk sehirlerin Yahudi burjuvazisine karsi; diger yandan devlet siniflarinin egemenligine ve
onlarin bu ittifakina karsi mucadelesinin bir silahi oldu uzun yillar boyunca.

Ihtiyaci olan malzemeyi de, onceleri Avrupa'da Hiristiyan ulkelerin gerici burjuvazisi tarafindan gelistirilmis; sonra Araplarca alinmis komplo teorileri ve anti semitizmden aliyor onlari Turkiye tarihinin bu ozgulluguyle birlestirince, sadece kapitalizm, komunizm ve Siyonizm degil, Kemalizm de bu komplonun bir ayagi olarak ortaya cikiyordu. Butun burjuva devrimleri mason localarinda orgutlenmemis miydi? Marksist ve sosyalist onderlerin cogunun Yahudi olmasi bir tesaduf muydu. Iste, Turkiye'deki modernlesmeci Kemalizm de bir Yahudi komplosu degil miydi?
Butun bunlar Islamiyet'e karsi Yahudiligin bir komplosundan baska bir sey olamazdi.

Ne var ki, son yillarda, Anadolu'nun Islamci Burjuvazisi ile buyuk sehirlerin laik ve Yahudi kokenli burjuvazisi arasinda bir fiili yakinlasma basladi. Buna karsilik devlet siniflari ile bu buyuk sehirlerin laik burjuvazisi arasinda giderek buyuyen bir catlak olustu.

Kemalist devlet siniflarinin her turlu esneklikten yoksun, ozellikle Kurtleri inkara yonelik politikasi ve savas masraflari burjuvazi icin cok ciddi engeller yaratiyordu. Turkiye dunya pazarina entegre olmaliydi ama bunun icin gerekli reformlarin onundeki en buyuk engel bu devlet siniflariydi. Boylece onceleri devlet siniflarinin golgesinden cikmayan Sabetayci, Yahudi ve laik burjuvazi, giderek politik iktidari dogrudan sinif olarak burjuvazi ele almadikca hicbir reformun yapilamayacagi
sonucuna ulasti ve Ikinci Cumhuriyetciligi gelistirmeye basladi. Ne var ki, bu Ikinci Cumhuriyetcilik, sehirlerin modern ve genc tabakalari disinda, genis ezilen yiginlari hareket gecirmeyi saglayamadi.

Bunu Anadolu'nun yeni palazlanan burjuvazisinin genc kusagi basardi. Bu degisimi de bir cok gelisme kolaylastirdi. 1970'lerde Anadolu burjuvazisinin ayrilip Erbakan onderliginde ayri parti kurmasi, buyuk olcude petro dolarlarin destegine ve Arap ulkelerinde buyuk umutlar vadeden pazarin destegine dayaniyordu. Ama arada gecen zamanda, butun bu Arap pazari hulyalari buyuk olcude yok olmustu. Bunun yerini Avrupa ve diger ulkelerle ticaret almisti. O zamanlar Avrupa ve ortak Pazar
karsitligi bir olanak acarken simdi Avrupa'ya girmek hem yeni olanaklar ve pazarlar acar hem de siyasi iktidari dogrudan ele almak icin daha iyi olanaklar sunardi.

Butun bu ve benzeri degismelerin sonucu olarak, yeni kusak tasranin Islamci burjuvazisi ile buyuk sehirlerin genellikle Yahudi, Laik ve batici burjuvalari arasinda Kemalist oligarsinin iktidar tekeline karsi bir yakinlasma dogmaktadir. AKP hem secim basarisini bu yakinlasmaya ve destege borcludur; hem de secim sonrasi politikalari butunuyle bu yakinlasmayi guclendiricidir.

Burjuvazi artik sinif olarak gercek politik iktidari almak istemektedir.Burokrasinin ve ordunun gucunu korumasina karsi degil, hatta ondan yanadir ama politik iktidar kendi ellerinde kaldigi takdirde. Burjuvazi artik, isci hareketinin dunya capinda bir yenilgi yasadigi; kendisi icin hicbir tehlike olmasi olasiliginin kalmadigi bu kosullarda kendine guveni kazanmis, hatta iscilerin memnuniyetsizligini kendi degirmenine
akitmayi basarmistir. Ayrica yapacagi reformlarin saglayacagi nispi refah ile onundeki bir kac on yili bile goturecek bir destege bile ulasmasi soz konusudur. Bu durum, simdiye kadar Dogu Avrupa ulkelerindeki Nomenaklatura gibi yasayan devlet siniflarinin imtiyazlarini ve iktidarini ciddi ciddi tehdit etmektedir.

Burjuvazinin bu iki kanadinin cikarlarinin birlesmesi, ideolojik planda en iyi bicimde ikinci cumhuriyetciler ve Politik Islam'in teorisyenleri arasindaki yakinlasmada gorulur.

Iste buyuk sehirler burjuvazisinin ve bunlarin egilimlerinin kultur ve dusun hayatindaki uzantilarinin ve temsilcilerinin, devlet siniflari ile arasindaki farkin giderek acilmasi sonucunda, elindeki iktidar tekelini sorgulayan burjuvazinin yeni tavrina karsi savasinin bir aracidir.

Ne var ki, Kemalist oligarsinin bu Sabetaycilik uzerine komplo teorilerinin bazi zorluklari vardir ve kendisini de vurur.

Oncelikle simdiye kadar, kendisine karsi mucadele ettiklerini soyledikleri, Islamcilarla ayni tezlerde birlesmis bulunuyorlar.

Ama asil onemlisi, Savunduklarini soyledikleri laiklik ve cumhuriyet, Turkluk ve Turk Devleti de bir Sabetayci komplosu degil midir?

Ataturk'un hadi soyu bir yana, kulturu ve sosyal sekillenmesi oyle degil mi?

O zaman eger soyledikleri gibi bir sabetaycilar komplosu gecerliyse, bizzat kendileri de bu komplonun bir urunudurler.

O zaman varilacak sonucun su olmasi gerekir: Sabetayci komployu aciklayan bu tartismalarin kendisi bir Sabetayci komplosudur. A'yi soyleyen B'yi de soyler. Soyleyenler de cikacaktir.

15 Haziran 2004 Sali

demir@demirden-kapilar.net

http://www.comlnik.de/demir

deniz

haklısın tyson. aslında böle uzun yazı göndermek işin tembelliği galiba. parçalayıp tartışa tartışa gitmek lazım.

buna dikkat edeceğim.

Azrail

Yahudilerin olayı aslında bayağı ilginçtir. Bu insanlar tarihte bir devlet kuramamışlar. Kuramadıkları gibi, yaşadıkları yerlerde her zaman düşmanlıkla karşılanmışlardır. Yahudiler sürekli kovulma tehlikesi yaşadıkları için, bir ev gibi, ya da dükkan gibi sermayeler edinmemiştir, elmaslara yatırım yapmışlardır. Çünkü bir ülkeden kovulmaları halinde evini dükkanını götüremezsin, ama elmaslar cebinde olur, sermayen cebindedir. Bundan dolayıdır ki elmas pazarı yahudilerin elindedir. Güçlenen yahudiler de yaşadıkları ülkelerde ekonomik olatrak güçlenmişlerdir ve bugünkü duruma gelmişlerdir.


Masonluk bildiğim kadarıyla yahudi olmayanların yahudiliğe hizmet etmeleridir; çünkü bir insan bir dinden yahudiliğe geçemez, izin vermiyorlar.


Rotaryenlik ise kapitalizmin "ahlakıdır". Kapitalistlerin sözde iyi bir dünya için örgütlenerek birşeyler yapmalarıdır; yani saçmalıktan ibaret.


Bu arada Sabetaycilerden bahsetmişken, Belçika'da sabetaycilik hakkında bir konferansa katılan muhabir bir tanıdığım var. Çok ünlü bir profesörün anlattığına göre, Atatürk de Sabetayci imiş. Bu konuda hiçbir Türkçe makale bulamadım doğal olarak ama yabancı kaynaklar varmış. Ne kadar doğru olduğunu bilemem tabii.

deniz

Atatürk hakkında kimse beni konuşturamaz  :X

Azrail

Bakıyorum Atatürk tabusu hala yıkılabilmiş değil memleketimizde :)

deniz

korkusu diyelim  :)

gokhanbaki

harun yahya gercegı soyluyor ayrıyetten arkadasım dedıgı gıbı hıtler yahudılerı katletmesının nedenı ekonomıyı bozmakla yetınmeyıp alman bırlesmesını engellıyo

ateþ hýrsýzý

Alıntıhayır.

yahudiler din temelinde tüm dünya da kendi çıkarları için örgütlenmiş durumdalar.

din görüşleri de yeryüzündeki en ortodoks görüşlerdir.

ayrıca faşisttir.

bizim en aşırı müslüman tipinden daha radikallerdir.

kendilerini savunma ve yok olmama mücadelesi içinde en saldırgan tavırları gösterebilmektedirler.

güçlüdürler. sermaye, kültür ve siyaseti istedikleri gibi yönlendirebilmektedirler.

şu an da yaşanan pek çok sorunun arka planında bir yahudi parmağı bulabilirsin.

...

bunlar benim görüşlerim. amacım yahudi düşmalığı değil, sorunları doğru teşhis etmektir.

Sevgili Amadeus,

Ben burada Leonardo'ya katılıyorum. Bence yukarıya yaptığım alıntıda düşüncelerin son dönemlerdeki anti-semitist rüzgarlardan ve komplo teorilerinden fazlaca etkilenmiş. Senin anti-semitist olmadığına adım kadar emin olmama karşın dezenformasyon algıyı zorlaştırıp doğru bilgiye ulaşmamızı engelliyor. Bundan sakınmanın tek yolu belki de etik önyargılarımıza ve sezgilerimize güvenmek...

Yahudi dininin etnik bir muhteva taşıdığı, siyonizmin ayrımcılığın ve ırkçılığın resmi ideolojisi haline geldiği de açıktır...ama dünyayı bir yahudi komplosu ile açıklama girişimi çok tehlikeli sonuçlar doğurmaya adaydır bu birincisi...

"Yahudi ortodoksisinin bizim en tehlikeli müslüman tipinden daha radikal olduğuna" inanmıyorum. İslami irrasyonalizmi yahudi fanatizmi ile kıyaslamak pek akıllıca değil...bu nazizm ile faşizmi kıyaslamağa benzer hepsi kendine göre tehlikeli akımlardır ve insanlığı felakete sürüklerler bu ikincisi...

"Yaşanan her olayın arkasında yahudi parmağı bulabilirsin" demek şahsen benim tüylerimi ürpetiyor. Küresel şirketlerin dünya çapında kirli işlere bulaştıklarını biliyoruz (bkz. Coca Cola, Mc Donalds, ITT, Exxon Mobil, Halley Burton, General Dynamics, General Electric vb...)  ama bunların yönetimindeki sermayedarlarını etnik kimliklerine göre  bir değerlendrmeye tabi tutuyorsak ok yaydan çıkmış demektir. Nazi almanyasında da anti-semitizm böyle başlamıştı tarihten öğrenmek gerekir. Bu küresel şirketlerin (Silah, petrol, Kimya, İlaç, Bilişim vb.) yönetim kurullarının tamamı yahudilerden bile oluşmuş olsa bu hiçbir şeyi değiştirmez. Sermayenin vatanı yoktur...burada küresel kapitalizmin çıkarları söz konusu. Hatta bu gidişi bazı Amerikan petrol, ilaç,  silah şirketlerinin stratejik komploları bile tersine geri çeviremez. Komplo teorilerine asla prim vermeyen biri olmama karşın 11 Eylül'ün Afganistan ve Irak savaşlarının amerikan derin devletinin ve onun hizmet ettiği savaş sermayesinin (buna petrol, silah, ilaç ve bilişim sektörleri de dahil) bir komplosu olduğuna artık neredeyse eminim, çünkü puzzle'ın parçalarını birleştirmesini bilen herkes bunu görebilir. Ne var ki bu saldırı küresel kapitalizmin çıkarlarına hizmet etmekten çok Amerikanizme (ABD yayılmacılığına) hizmet etmektedir. Bu durumdan küresel diğer aktörlerin de son derece rahatsız olduğu kuşku götürmez.

Burada gelmek istediğim şu ABD'nin İsrail siyonizmine sınırsız kredi açmasının nedeni tek değil.
Birincisi İsrail'in orta-doğuda müslüman bir coğrafyada ABD'nin petrol stratejisine koşulsuz destek verebilecek zaten izole ve müslüman olmayan tek devlet olması. İkincisi Stratejik ortaklığın ABD kadar İsrail'in de işine gelmesi.
Üçüncüsü ABD'de önemli bir güce sahip olan yahudi lobisi. Seçimlerde önemli bir güç olan bu lobiyi tüm yönetimler hesaba katmak zorunda.

Burada Leonardo'ya katılmadığım tek nokta İsrailin ABD için öneminin basit bir pazar olmasından kaynaklandığı düşüncesi. Tersine İsrailin önemi ABD nin ortadoğu ile ilgili planlarında stratejik ortak ve truva atı rolü oynamasından kaynaklanıyor. Yoksa 2,5-3 milyonluk bir pazar dünya devi ABD ekonomisi için bir şey ifade etmez.  

Son olarak Amadeus'un yukarıya aktardığı uzun yazı Demir Küçükaydın denen eksantrik bir marksist yazara ait ve ben kendi adıma ne onu ne de muarrızı kıdemli arıza (şimdinin anti-semitisti eskinin TİP lisi yakın geçmişin önce Öcalan sonra da Perinçek yandaşı ) Yalçın Küçük'ü de hiç mi hiç ciddiye almıyorum.

Sermayenin ve kapitalizmin kendi yasaları vardır ve bu yasalara  sermaye sahipleri de uymak zorundadır. Kar üzerine kurulu bir sistemi başka bir rasyonaliteye zorlayamazsınız, onun için konuyu yahudi komplosu olarak ele alıp bu konuda ciltlerce best seller kitaplar yazanlara rağmen ben tebessümümü muhafaza edeceğim...herkese de tavsiyem budur. Tersi durumda bir de bakarız ki hiç istemediğimiz halde anti-semitizmin rüzgarlarına kapılmış sürükleniveriyoruz...

sağlıcakla...

:ph34r:  

gatetodeath

abraham lincoln yahudiydi ,1 doların arka yüzüne bakacak olursan piramitin üstünde bir göz görürsün ..yahudilik ve tevrat hakkında az buçuk birşeyler bilene çok mesajlar var bunlarda ..yahudilerin elinde ise çarkın kolu ve döndürüyolarsaçarkı  ,küçücük israille sınırlı olduğunu düşünmek onların delilik olmaz da ne olur..binler loca ,rotary klupleri vs vs ...yahudiler içten dünyayı feth etmiş demek çok iddalı ama harbiden baya bir ağırlıkları var bu yadsınamaz bir gerçek ..merak ettiğim birşey var ,milyonlarca sol görüşlü insan hep kapitalizme sövdü ,sermayeyi elinde tutup emeği sömürenlere sövdü laf soktu iyide yaptı peki neden hiç yahudi localarına yada masonlara laf sokucu bir eylem olmadı ,karl marx yahudi diye mi yoksa :P şaka bir yana oldu da ben mi görmedim ??neyse diyeceğim o ki yahudiler harbiden derin devletlerde parmakları bulunan ve dünyada gücü ellerinde tutan localar ,gruplar ,teşkilatlar kurmuşlar ..bu paranoya değil sadece gerçekler ...evet helal olsun elemanlara ki ne helal ...gün ola devran döne kalınız salıcakla ...

ateþ hýrsýzý

Abraham Lincoln'un yahudi olduğunu da, 1 doların üzerindeki yahudi işaretlerini de ilk kez duymuyorum. Sana bir bu konuda biraz da yahudi para spekülatörü George Soroz'u okumanı salık veririm. Kendisi siyonizmin önemli düşmanıdır ve yahudi kuruluşlarınca neredeyse hain ilan edilmiştir. Ama söylediklerinin yanlış olduğunu zaten söyleyen yok önemli olan tüm bunların yanı sıra başka şeyleri de görüp bir bütünlük içinde değerlendirmek...ve rüzgarlara kapılamak.

"Nazi almanyasında da anti-semitizm böyle başlamıştı tarihten öğrenmek gerekir. Bu küresel şirketlerin (Silah, petrol, Kimya, İlaç, Bilişim vb.) yönetim kurullarının tamamı yahudilerden bile oluşmuş olsa bu hiçbir şeyi değiştirmez. Sermayenin vatanı yoktur...burada küresel kapitalizmin çıkarları söz konusu."

diyorum bir kez daha


yine sağlıcakla...

:ph34r:  

gatetodeath

tamam iyi diyorsun hoş diyorsun ,sermayenin vatanı yoksa küresel kapitalizmin vatanı dünya üzerindeki locaların bileşkesi olabilir mi  diyorum ben de sana _?_

ateþ hýrsýzý

Yani sen şimdi küresel kapitalizmini localardan ibaret mi görüyorsun? Locaların burada büyük gücü olsa bile onlar da kapitalizmin kendi yasalarına tabidirler o yasaların da dini milliyeti yoktur demek istediğim budur.

Argümanlarımızı sıralarken onları özgürlükçü bir söylemi hedefleyerek mi kullanıyoruz yoksa bizim argümanlarımız başka (ırkçı, dinci, politik vb.) ideolojilerin de malzemesi olabiliyor mu buna da bakmak gerekir...Bizi farklı bataklıklarda boğulmaktan kurtaracak olan bu duruştur.

yine sağlıcakla

gatetodeath

oke tek taraflı bakan bir zihniyet gibi söylemler oldu sanırsam yazdıklarım yada öyle anlaşıldı ama dediğim gibi locaların çok büyük etkisi var salt onların elinde olmasada, çarkı döndüren güçlerin en büyüklerinden biri...ben anladım demek istediğini ateş hırsızı ;) saolasın kal salıcakla ,geniş perspektifden bakmak daima en güzeli ...

Suntafa

Deniz kardeş çok afedersin, nedense senin yazılarına sık rastlıyorum ve hiç beklemediğim şeyler okuyup şaşırıyorum...

Alıntı yapılan: deniz - 20.06.04/13:39
yahudiler din temelinde tüm dünya da kendi çıkarları için örgütlenmiş durumdalar.
Yahudiler derken nedense hepsini bir kefeye koyup bütün hepsini harcamışsın...

Alıntı yapılan: deniz - 20.06.04/13:39
din görüşleri de yeryüzündeki en ortodoks görüşlerdir.

Din görüşleri değil, içlerindeki dini kesim demen gerekiyordu...

Alıntı yapılan: deniz - 20.06.04/13:39
ayrıca faşisttir.
Bir kısmı...

Alıntı yapılan: deniz - 20.06.04/13:39
bizim en aşırı müslüman tipinden daha radikallerdir.
Dinci kesimlerinden bahsediyorsundur inşallah, bir genelleme olmamalı....

Alıntı yapılan: deniz - 20.06.04/13:39
kendilerini savunma ve yok olmama mücadelesi içinde en saldırgan tavırları gösterebilmektedirler.
Bu gayet normal bir tavırdır, insani ve daha da ileri gideyim hayvani bir tavırdır, her tür yokolma mücadelesinde saldırganlaşır...

Alıntı yapılan: deniz - 20.06.04/13:39
güçlüdürler. sermaye, kültür ve siyaseti istedikleri gibi yönlendirebilmektedirler.

Güçlü olabilirler, sermaya-kültür-siyasette de güçlü olabilirler ama hepsi değil, Yahudiler arasında da fakir-amele insanlar vardır. İçlerinde kültürü toplum yararına kullananlar da var değil mi?
Misal Einstein değil mi?

Alıntı yapılan: deniz - 20.06.04/13:39
şu an da yaşanan pek çok sorunun arka planında bir yahudi parmağı bulabilirsin.
Yok daha neler..
Anti-semitist olup çıkmışsın sen...

Biraz daha sağduyulu olmanı beklerim...


deniz

Alıntı yapılan: Suntafa - 16.04.07/01:25
Alıntı yapılan: deniz - 20.06.04/13:39
yahudiler din temelinde tüm dünya da kendi çıkarları için örgütlenmiş durumdalar.
Yahudiler derken nedense hepsini bir kefeye koyup bütün hepsini harcamışsın...


elbet içlerinde farklı olanları da var. ama ben genel israil ideali ve mevcut israil devletinden bahsediyorum. israil bir şeriat devletidir ve kanunları bahsettiğim ortodoks yahudilikle şekillendirilmiştir.
israilin kuruluşu bu fikirler ve çalışmalar üzerinedir. dünyadaki yahudi kurumları da bunu desteklerler..


KARGA

Alıntıelbet içlerinde farklı olanları da var. ama ben genel israil ideali ve mevcut israil devletinden bahsediyorum. israil bir şeriat devletidir ve kanunları bahsettiğim ortodoks yahudilikle şekillendirilmiştir.
israilin kuruluşu bu fikirler ve çalışmalar üzerinedir. dünyadaki yahudi kurumları da bunu desteklerler..


İsrail'in ulusal kimliği Musevilik üzerine kurulu olduğu için devletinin temelleri de bunun üzerine kuruludur, fakat İsrail devletinin yapısı parlamenter demokrasidir. Dünyanın en militarist toplumuna sahip olan bu ülkede yüzde 76'sı Musevi olan kesimin yüzde 12'si aşırı dincidir; aşırı dincilerin askere alınmamak gibi imtiyazlara sahip olup devlet eliyle özellikle yaşatılması, devletin şeriatçı olmasından kaynaklanmıyor; Ortodoks Yahudiler, tarihte yok olmaktan zor kurtulmuş Yahudi kimliğinin kaynağıdır, onun beşiği ve devamının garantisi niteliğindedir; Yahudi devleti bu ateşin sönmemesi için onu sürekli besliyor.

İsrail devletinin son derece zalim bir dış politikası vardır, fakat iç politika olarak tam bir Burjuva demokrasiye sahip olmakla Ortadoğu'da bunun yegane örneğini teşkil eder; toplumun tüm muhalif kesimlerinin söz hakkı vardır ve eşcinsel haklarına saygı gibi konularda da Ortadoğu'nun en hoşgörülü devletidir.

RDX

deniz seni tanımak ve amaçlarını öğrenmek çokta zor olmayacağa benziyor. israil ve dolayısı ile amerikaya hizmet etmedeğin kesin.başka hangi güç odakları kaldı.iran..
bakacağız,seni bencil idealist herif seni.  :D
bari konuyla ilgili bişe yazayım da ceza felan almayalım  :0 (19):
yahudiler iyidir,en az osmanlı kadar iyidir.
büyüyen herşey mutlaka küçük bir nokta olacaktır nasılsa,yahudi karşıtı değilim