16.07.19/10:08

en baba devrimciler fahişeler, hırsızlar vs. midir ?

Başlatan deniz, 04.09.06/16:06

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

deniz

tüm hakim ahlak normlarını karşılarına alarak yasalara ve toplumsal kurallara aykırı olmayı bir kimliğe dönüştürmüş olan hırsızlar, fahişeler, vs. gibi "suç" insanları aslında en baba devrimci midirler ?

toplumsal dönüşümlerin lokomotifi suçlular mıdır ?

darkmoon

hırsızlar veya fahişeler bana hep içinde yaşadıkları topluma sıkı sıkıya bağlıymış gibi gelir nedense.. belki en zayıf yerinden, en görmezden gelinen hastalıklarından, en mahrem arzularından.. ama bağlı..
neye bağlandıklarını en iyi onlar bilir bu yüzden.. ve yine bu yüzden olurda bir gün devrimcilik taslayacak olurlarsa korkulur kendilerinden.. :P

Aþk&Nefret

"zincirlerinden başka kaybedek bir şeyi olmayanlar" aslında isyanların-devrimlerin tetikçileridirler. değişime daha doğrusu bulundukları durumdan kurtuluşa daha samimi bir şekilde mücadele verirler.

bütün devrimler ve toplum içerisindeki dibe vurmuş ve dışlanmış isyankar tayfa en baba devrimci dediğimiz bilgi birikimli, entellektüel öncü-politikacı kişilikler ve onların hizmet ettikleri parti-örgüt veya bir kurumlar sayesinde bastırılırlar. devrimleri yapanlar kurtuluşa olan yoğun tutkularıyla "dibe vurmuş olanlardır", "boynu büküklerdir" ama devrimlerin rantını yiyenler ve onun bastırılmasına hizmet edenler, ezilenler hakkında sürekli atıp tutanlar, onları yontmaya çalışanlardır. bu nedenle fahişeler veya hırsızlar mıdır bilmem ama en baba devrimciler profesyonel devrimciler değil yine isyanlarda-devrimlerde hayatlarını kaybeden isimleri tarihte asla anılmamış olanlardır.

ayrıca en baba devrimciler olan "dibe vurmuş olanların" ve "boynu büküklerin" devrimleri profesyonel devrimcilerin bile altlarına yapmalarına neden olacak kadar acımasız olacaktır kanısındayım. çünkü kehanet gibi olmasın ama insanlık asırlardır gelen baskı, sefalet ve zulüm kültüründen arınmak için bir o kadar acımasız bir isyan girişiminde bulunacaktır. ki bugün görüyoruz ve bu hiçbir örgütün veya ideolojinin öncülük edebileceği bir şey olmayacaktır. politikadan arınmış tamamen içgüdüsel ve o kadar da acımasız olacaktır. bu kaçınılmaz ve yönlendirilemez. ama bir sonraki isyana kadar "evcilleştiriciler" [otoriteler] tarafından bastırılabilir. işte o zaman gerçek sınıf savaşımın özü ortaya çıkacaktır. marx'ın veya bazı anarşistlerin düşündüğü gibi ezilenlerin "burjuva sistemini-kültürünü" (=uygarlık) geliştirecek onu devrimcileştirecek dinamik olmadığını anlayacaklar ki biraz geç olacak...işte bu yüzden devrim yapanlar iktidarı al aşağı etseler bile toplumsal temizliğe devam etmektedirler, burjuvanın ceza ve infaz yasalarını sürdürmektedirler. tarih hep bunların kısır döngülerine şahit olamadı mı?

dünya üzerindeki her hangi bir yerdeki çöküş durumlarını düşünün: New orleansı, New York elektrik kesilmelerini, Marmara Depremini, endonezya'yı, afrika'yı vs. veya otoritenin sekteye uğradığı bölgeleri düşünün. aman allahım düşünemiyorum. sadece burjuvaların değil profesyonel devrimcilerin ve elitist entellerin de donlarına doldurdukları aklıma geliyor :) ben de dahil :)

Ruler of the Ruins

suçlular sisteme istemsiz olsada hizmet eder mi etmez mi sorusuna bir cevap versene ilk deniz..
silahlar ve baskı düşmanlar oldugu için var güya..

ahlak normlarını karşılarına alanlar,o normların oluşması için bir bahanemiydi?
unutma düşmansız iktidar olmaz..

Ruler of the Ruins

fahişeler, hırsızlar vs yani ahlaken ve kanunen suçluların sahici nedenleri var savaşmak için ama o figürlerle var oluyor sistem, ben onların (hernekadar istemsiz olsada) devrimci degil yıkıcı olduguna inanıyorum çünkü çogunluk kendileri olsa mutlu azınlıkla degil ilk kendileriyle savaşırlardı heralde..
ben en baba devrimcilerin düşünebilen ve idealist olan insanlar olduğuna inanıyorum, nefret bazen sadece zarar vermeye muktedir..

nefroz

eğer herkes kötü olsaydı kötülük diye bişey olmazdı..........

deniz

aslında suçlular topluma çok şey getiriler mike. zaten devrimciliklerinin babalığı da burdan geliyor.

olayı hem kimlik haline getirmişler hem de bizzat dönüşümde açık rolleri var.

deniz

eski dost,
devrim kelimesini aslında yukarıdaki anlmaı ile kullanmam. devrim bir çırpıda ve zrola olan bir şeydir.

ancak hatırlarsan marksist devrimcilerin kullandığı sürekli devrim diye bir kavram var. bunu da devrimciliklerine laf ettirmemek için öne sürerler. halbuki sürekli devrim dedikleri için evrimsel dönüşümden başkası değildir.

yukarda bahsi geçen devrim sizin literatürünüze uygun olarak düşünüldü.

yardırganmaması gerekirdi.


son tango

bu konu yanlış bölümde..doğru yer geyik bölümü olmamalımıydı?

deniz

aslında oldukça derin bir mevzu. tabii anlayana.