16.07.19/10:09

en baba devrimciler fahişeler, hırsızlar vs. midir ?

Başlatan deniz, 04.09.06/16:06

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

data_grrr

sürekli devrimi savunan marksistler (POUM) de devrim yapmaya çalıştılar.

deniz

bu onların çelişkisi.. ne diyebilirim ki  :)

data_grrr

niye çelişki olsun, tek ülkede sosyalizme karşılardı işte. almanya da ispanya da başka yerlerde devrimlerin sürdürülmesi gerektiğini düşündüler. komünizme bu şekilde ulaşılacağını düşünüyorlardı. bana kalırsa stalin çelişkinin en büyüğü idi.
neyse.. dedim troçkist lazım foruma.. ben tartışacak değilim onların adına.. :)

asaf

ülkedeki en baba devrimci bülent ersoy' dur bi yerde..

deniz

gücün kimyasını bilmeden sürekli devrimciyim demek yanlış olur..

güç öyle bir şeydir kendi mecrasını yaratır.

bu nedenle sahip olunan gücün niteliği ve ne şekilde elde edildiği önemlidir.

bahsi geçen örgütlenmeler sürekli devrime kendilerini adamış olsalar bile doğaları gereği devrime endeklenmek zorundadırlar. devrimden kaçamazlar.

data_grrr

tabi ki.. o noktada troçkistlerden ayrılıyorum zaten.

ama önemli olan devrimci oldukları ayırdının yapılması, evvel zamanki Komünist Parti aksine. ve KP'nin evrimci çizgiye daha yakın olduğunun belirlenmesi. Aslında günümüzde de öyle sayılır. KP'leri düşününce.

askla_

ictimbile çok laf etmen iyi konustugunun göstergesi olabilir mi ?

son tango

onu bunu boşver,içmeye devam..şerefe içtimcim

son tango


Suntafa

Alıntı yapılan: Aşk&Nefret - 04.09.06/17:49
devrimleri yapanlar kurtuluşa olan yoğun tutkularıyla "dibe vurmuş olanlardır"
Nedense genel kanı böyledir...
Hep toplumsal yapının en altında bulunan ve  "zinzirlerinden başka kaybecek"  şeyleri olmayanların devrim gibi mücadele gibi şeyleri yürüttüğü veya bunun için çalıştığı iddia edilir.
Filistin'de bu konu ile ilgili bir araştırma okumuştum. İntihar komandoları dahil olmak üzere bu militanların büyük bir çoğunluğunun orta halli ve hatta orta halin üzerindeki toplumsal katmanlardan geldiği belirtiliyordu. Bu kişiler, mücadele ederken mücadeleden döndüklerinde/mücadele bittiğinde kendilerini bekleyen iyi bir ekonomik birikime sahip ailelerine güveniyorlarmış en çok... Daha ekonomik olarak alt tabakadaki insanlar ise bu mücadeleden uzak durmayı yeğleyip  "hayat mücadelesine"  girişiyorlarmış...
Sanırım bizdeki 68' kuşağı için de geçerli olan bir durum....

Ayrıca Devrimcilik varolan yapıya karşı siyasal bir duruştur.
Ahlak ilkelerinin farklı olması kimseyi devrimci yapmaz.