20.07.19/11:24

İslam'da Namaz

Başlatan I_M_A_N, 09.09.04/23:14

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

eylül

namaz kılmanın anlamı bana göre korkuları yatıştırmaktır.
bahsedilen ruhani huzur da bu olsa gerek..
belirlenmiş bir takım sembolik hareketleri yapmanın başka bir amacı ve/ya anlamı olabileceğini sanmıyorum.
abdest almaktansa banyo yapmanın nesi var? ama olmaz , olmaz..
niye?
işte ritüel ya. gelenekleşmiş olanı yapacaksın.
huzurda hissedeceksin,korkmayacaksın..
duaları arapça yapmazsan da bu etkiyi kaybediyor.
onları anlamadığından arapça büyülü sözler söylüyormuş gibi hissediyorsun.

buz

05.11.04/22:53 #11 Son düzenlenme: 05.11.04/22:54 buz
AlıntıGiyim

Namaz için örtünme diye bir koşul yoktur. Odasında kendi başına veya eşiyle birlikte namaz kılan biri dilerse çırılçıplak namaz kılabilir. Tanrı bizi elbiselerimize göre değerlendirmez ve bizim saklamaya çalıştığımız organları yaratan ve çalıştıran da kendisi olduğundan onları görmekten mahcup olmaz. Adem ve eşinin cennetteki tavırları, suç işleyerek bedenlendikleri için, suçluluk psikolojisiyle gösterdikleri bir refleksti. Aradan milyonlarca yıl geçmiş ve bu suç herkese ayan beyan olmuştur! Ayrıca, örtü olarak kullanılan pamuk, yün, naylon gibi nesnelerin çıplak vücutları meleklerden gizleyeceği biçimindeki yaygın inanış da temelsiz. Bizim çıplak vücudumuz meleklerin umurunda bile olmaz. Kaldı ki, banyolardan veya yatak odalarından melekler kaçmaz. Onlar her an bizim hizmetimizdedirler ve yaptıklarımızı her an kaydetmektedirler. Ayrıca, namazda muhatabımız melekler değil, Allah'tır. Örtünme toplumsal bir gereksinme olup kişiyi cinsel ve duygusal ilişkilerde diğerlerinden koruma amacını güder. (7:26,31; 24:31; 33:59).


Namaz kılan insanın çıplak olarak kendi için gereken huzuru ve Yaratıcısı yönelmek için gereken dinginliği, kendi bedenselliğinden uzaklaşıp ruhanileşmeyi nasıl sağlayacağını hiç anlamadım,saçma geldi doğrusu.

Çakýl Taþý

11.11.04/14:33 #12 Son düzenlenme: 22.12.04/13:45 Çakýl Taþý
KURANI KERİM'DEN NAMAZ/SALAT'LA İLGİLİ BEŞ AYET MEALİ

84-Medyende kardesleri Şuayb, dedi ki ;" Ey kavmim, Allaha ibadet edin, Ondan başka ilahınız yoktur. Ölçüyü ve tartıyı eksik tutmayin, gerçekten sizi bir bolluk ve refah içinde görüyorum. Dogrusu sizi çepeçevre kuşatacak olan bir günün azabından korkuyorum."

85-"Ey kavmim, ölçüyü ve tartıyı adaleti gözeterek tam tutun ve insanların eşyasını değerinden düşürüp eksiltmeyin ve yeyüzünde bozguncular olarak karışıklık çıkarmayın."

86-"Eğer müminseniz, Allahın bıraktığı sizin için daha hayırlıdır. Ben sizin üzerinizde bir gözetleyici değilim."

87-Dediler ki; Ey Şuayb, atalarımızın taptığı şeyleri bırakmamızı ya da mallarımız konusunda diledigimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi senin salatın mı emrediyor? Çünkü sen, gerçekten yumuşak huylu, aklı başında birisin.

88-Dedi ki;"Ey kavmim görüşünüz nedir söylermisiniz? Ya ben Rabbimden apaçık bir belge üzerinde isem ve O da beni kendisinden güzel bir rızık ile rızıklandırmışsa ? Ben size yasakladığım şeylerde size aykırı düşmek istemiyorum. Benim istedigim, gücüm oranında yalnızca ıslah etmektir. Benim başarım ancak Allah iledir, Ona tevekkül ettim ve O na içten yönelip dönerim." (Hud Suresi 84-88)

serseri

Alıntıarapça ibadet çok saçmadır.
allah araplara diyor ki anlayabilesiniz diye size kuran arapça indi.
yoksa kadim ibrahimi dinlerin dilinde de inebilirdi.

ibadette evrensel bir dil aramanın bir anlamı da yok.
mesajı en iyi anlatan ve en iyi anlattığımız dili seçmeliyiz.
dua ediyorsak bildiğimiz dilde etmeliyiz.
namaz da bir tür dua değil mi ?

kuran okuma zikirdir. yani anmak hatırlamak gibi.
nasıl ki marx hayranısınızdır. onun kitaplarını elinizden düşürmez ve her fırsatta onu referans alarak yorum yaparsınız müslümanlar içinde kuran benzer bir durumdur.
namazdaki zikirlerde müslüman gündelik düşüncelerini kuranla yorumlar. işin aslı budur. bunun normalde olması gereken (farz) türü de cemaatle yapılanıdır. cemaate imam (önder) liderlik eder. böylelikle bi tür günlük kuranla eğitim de gerçekleşmiş olur.

bütün bunlar ancak konuşulan dille yapıldığında anlam bulur.



    KUR'AN-KERİM arpça indirilmiştir çünkü anlamı o dilde anlaşılmaktadır

    ve arapçanın farklı yazılabilme özelliğinden dolayı KUR'AN'da sonradan

    eklenen bazı yazılar onun tahrif olmasını engellemiştir işte sana bir

     KUR'AN'ın arapça yazılma sebeplerinden biri

     ALLAH tabi ki tüm dilleri bilir. nasıl ki sevdiğiniz kişileri

     onların hoşlandıkları şekilde çağırırsınız ALLAH'da hoşlandığı şekilde çağrılmak

     ister ve bu şekle en uygun dil de arapçadır

     ALLAH araplara demiyor tüm insanlara diyor

serseri

Alıntı
AlıntıGiyim

Namaz için örtünme diye bir koşul yoktur. Odasında kendi başına veya eşiyle birlikte namaz kılan biri dilerse çırılçıplak namaz kılabilir. Tanrı bizi elbiselerimize göre değerlendirmez ve bizim saklamaya çalıştığımız organları yaratan ve çalıştıran da kendisi olduğundan onları görmekten mahcup olmaz. Adem ve eşinin cennetteki tavırları, suç işleyerek bedenlendikleri için, suçluluk psikolojisiyle gösterdikleri bir refleksti. Aradan milyonlarca yıl geçmiş ve bu suç herkese ayan beyan olmuştur! Ayrıca, örtü olarak kullanılan pamuk, yün, naylon gibi nesnelerin çıplak vücutları meleklerden gizleyeceği biçimindeki yaygın inanış da temelsiz. Bizim çıplak vücudumuz meleklerin umurunda bile olmaz. Kaldı ki, banyolardan veya yatak odalarından melekler kaçmaz. Onlar her an bizim hizmetimizdedirler ve yaptıklarımızı her an kaydetmektedirler. Ayrıca, namazda muhatabımız melekler değil, Allah'tır. Örtünme toplumsal bir gereksinme olup kişiyi cinsel ve duygusal ilişkilerde diğerlerinden koruma amacını güder. (7:26,31; 24:31; 33:59).


Namaz kılan insanın çıplak olarak kendi için gereken huzuru ve Yaratıcısı yönelmek için gereken dinginliği, kendi bedenselliğinden uzaklaşıp ruhanileşmeyi nasıl sağlayacağını hiç anlamadım,saçma geldi doğrusu.

     

   haklısın

   insan çıplak olarak gereken şekilde ALLAH'a yönelemez

   ibadetini düzgün yapamaz ki ALLAH örtünmemizi istsyor

darkmoon

Kuran ın namaz konusunda tercih ettiği anlatım biçiminin farklı açılımları olabilir. Elbette Kuran ın indiği toplumda namaz zaten fiili bir uygulamaydı ve elbette Peygamberin pratiği yol göstericidir. Ama mesela miras düzenlemesi ile ilgili şu ayetler bizi farklı bir düşünüş içine çekebilir:

"Allah size çocuklarınızla ilgili olarak şunu öneriyor: Erkek için, iki dişinin payı kadar. İkiden fazla kadın iseler ölenin bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer çocuk sadece bir kadınsa, mirasın yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığından ana-babanın her biri için altıda bir hisse olacaktır. Ölenin çocuğu yoksa ve kendisine ana-babası mirasçı olmuşsa bu durumda anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının payı, yapacağı vasiyetten ve borcundan arta kalanın altıda biridir. Babalarınız var, oğullarınız var. Siz bunlardan hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Allah'tan bir buyruğu önemseyin. Hiç kuşkusuz Allah herşeyi bilir, tüm hikmetlerin sahibidir. 

Zevcelerinizin geriye bıraktığının yarısı sizindir, eğer onların çocuğu yoksa. Eğer onların çocuğu varsa, vasiyet ettikleri ve borçları ödendikten sonra geriye bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Eğer sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri zevcelerinizindir. Eğer sizin çocuğunuz varsa bu durumda, yaptığınız vasiyet ve borcunuz ödendikten sonra geriye kalanın sekizde biri zevcelerinizindir. Eğer miras bırakan erkek veya kadının ana-babası ve çocuğu yok da erkek kardeşi veya kız kardeşi varsa, bu kardeşlerden herbirine altıda bir düşer. Kardeşler bundan fazla ise bu takdirde onlar, yapılmış bulunan vasiyet ve borç ödendikten sonra üçte bire ortaktırlar. Kimseye zarar verilmemelidir. Allah'tan bir öneridir bu. Allah Alîm'dir, Halîm'dir.  "
(Nisa;11-12)




Çakýl Taþý


Darkmoon, şimdi burada konuyu ne yöne yönlemek istedin anlyamadım, namaza mı, mirasa mı, yoksa namaz ile miras arasında bir bağ mı var? demek istedin...  :idiot2:

deniz

namazın çıplak olabilceğini düşünüyorum.

önemli olan zihni meşgul edecek şeylerden arınmak.

Çakýl Taþý


Giyinik olunduğunda zihnin meşgul olmasına da açıkçası ben bir anlam veremiyorum...

sonra zihnin neden meşgul olmama zorunluğu var onuda anlamış değilim...

zihin bu bir şeylerle meşgul olacak elbet, olmalıda bence ve bence asıl sorun olmasından çok bir şeylerle meşgul olmamasında...

deniz

sen patronun yanına gidiyorsun.

adam senle bişeyler konuşuyor sen duvardaki tabloyu izliyorsun.

herhalde bu patronunu son görüşün olurdu :P