16.07.19/10:13

Terör nasil yok olur?

Başlatan foturo, 30.09.04/20:08

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Anarres

Terör eylemselliğe dayanan bir kavram olduğuna göre bu kadar felsefi bir yaklaşıma gerek yoktur.

Terör olgusu yıldırma, baskı, sindirme, korkunun her şeklini içerebilir. Terör su tabancalarıyla yapılmıyor, daha ciddiye alınıp iyi düşünülmesini tavsiye ediyorum.

Kaldı ki gerçekten terör iktidar kaynaklı bir olgudur. İktidarın bulunmadığı yerde terörün ne şekilde olabileceğine dair bir fikri olan varsa merak ederim...


buz

Terör sonuç itibariyle bir eylemdir ancak başlangıçta bir fikirdir,bir fikrin terör fikriyle birlikte insana sunulup kabul edilmesiyle terör başlayabilir.Dolayısıyla arkasında yatan fikirsel boyutlarının çözümü önemli ve yeterince ciddiye almanın bir yöntemi aslında.
Terör savaş gerekçelerinden çok daha farklı gerekçelere dayanmaz çoğu kez ve kendini de taraftarlarının vicdanında bir kurtuluş mücadelesi fikriyle aklar.
Ancak şu da gözden kaçamaz ki terör aracılığıyla baskı kurmaya çalışan grupların insanları da çoğu zaman çok daha etkili bir legal terörle köşeye sıkıştırılmıştır.
Herkes hep birlikte teröre hayır derse ,bir anlamı olacak ,aksi takdirde birileri terörün adını  farklı coğrafyalarda yasal savunma olarak temizlemeyi sürdürecektir.

ateþ hýrsýzý

AlıntıTerör eylemselliğe dayanan bir kavram olduğuna göre bu kadar felsefi bir yaklaşıma gerek yoktur.

Terör olgusu yıldırma, baskı, sindirme, korkunun her şeklini içerebilir. Terör su tabancalarıyla yapılmıyor, daha ciddiye alınıp iyi düşünülmesini tavsiye ediyorum.

Kaldı ki gerçekten terör iktidar kaynaklı bir olgudur. İktidarın bulunmadığı yerde terörün ne şekilde olabileceğine dair bir fikri olan varsa merak ederim...

Sevgili black noir,

eğer bu söylediklerin bana ise dediklerimi anlamamışsın. Tabiiki terörü şiddetten bağımsız düşünmüyorum ama onu ele alırken salt şiddet yönüyle ele almak en azından hafiflik (yada senin tabirinle ciddiyetsizlik) olur. Terörün ardında şu yada bu ölçüde bir toplumsal-ideolojik destek vardır. Bu forumda bile son çeçen beslan okul  baskını eylemini destekleyenler çıkmadı mı? Terörü ciddiye almadığını söyleyenler devlet adamlarıdır. Ama terörün gerçekte ne olduğuna kafa yormak durumunda olanların felsefi bir perspektife ille de ihtiyaçları vardır.

Ve terörü bir yöntem olarak reddetmek gerektiğine inanıyor ve herkesin kendi terörüne hayır demesi hususunda buz'a aynen katılıyorum.

sağlıcakla,

deniz

ben terörün şiddet kullanımı yoluyla korku yaratma tanımına karşı olduğumu bir kere daha ifade etmek istiyorum.

ateş hırsızının da dediği gibi o şekilde tanımlamış bile olsak bu şiddeti yaratan bir alt yapı var. bu alt yapı masum ve bazen savunmacı fikirlerle başlatılıyor. yani -sizin tabirinizle- teröristler çoğunlukla kendilerini haklı çıkaracak bu fikirlere sarılıyorlar.

ama ben terörü şiddet ve korku yaratmak ile sınırlandırmıyorum. çünkü muhalif her düşünceyi terörist aktivite için zemin gören/gördürmeye çalışan iktidarların ekmeğine yağ sürmek olur bu.

terör sistemin işleyişini sekteye uğratmak, yıkmak, yerine yenisini getirmek eylemlerinin tümüdür.
ama bu eylemler için de şiddet kullanıp kullanmamak ayrıca tartışılabilir.

deniz

terör için iktidarın olması yeter ve gerek şart değildir.
amerika, ikinci dünya almanyası, israil terör örgüt/devletlerine birer örnektir.
bunlar üstelikte neredeyse dünya genelinde iktidarlara ulaşmış güçler.

peki bunların teröristliğine ne neden oluyor?
savunma gereksinimleri mi?
insanlığa katmak istediklerimi?

hayır kişisel/toplumsal egolarını (faşizm) i tatmin için.

bunun için kültürleri, insanları, tabiatı, değerleri, etiği,... her şeyi yok etmeye hazırlar.

Anarres

Söylediklerimden kendine anlam çıkarmasını ummadığım tek kişi ateş hırsızıydı aslında :)

Amadeus; terör için bunu gerekli kılacak bir amaç gözterilmesi gerekir ve iktidar bunun için yeter olmasa bile gerek bir şarttır.
Ego tatmini için bu tür eylemler yapabilecek insanların kesinlikle psikopatolojik kişilikte olması gerekir. Burada tabiki söylemek istediğim teröristlerin aklıselim insanlar olduğu değil; kastım bu insanların belirli ideolojiler etrafında toplanıp işlendikleridir.

Nedenlerinin daha ayrıntılı olduğunu düşünsemde herşeyi yoketmeye programlanabilecekleri konusuna hak veriyorum...

ateþ hýrsýzý

ben de tam emin olamamıştım zaten...ama terörün şiddet yönünü ayrıca tartışmak gerektiğine dair bir şey söylemiştim ve ona dair bir cevap olabileceğini düşündüm. İşte böyle bazen söyledikleriniz başka türlü de anlaşılabiliniyor.

   ^_^  

istanbul

bir öğretmenimiz anlatmıştı..

''hindistan dı sanırım..bir zamanlar ingilterenin elindeymiş,ve terör olayları o kadar çokmuş ki..ingilizler bunu okullarda matematiğe ağırlık vererek yani insanların beyinlerini başka şeylerle meşgul ederek çözmeye çalışmışlar...sonuç..başarılı olmuşlar ve dünyada ki en iyi matematikçiler ordan çıkmış...''

bu anlattıklarımda emin olmadığım noktalar vardı..netten bulamadım..bu konuda daha kesin cevaplar bilen varsa paylaşabilir mi?

teşekkür ederim

Carbon

Terör, kavram olarak, Türkçe'deki karşılığı ile "korkutma, yıldırma" ve tedhiş anlamına gelmektedir. Ancak bu korkutma, yıldırma ve tedhiş, yoğunluk olarak oldukça büyük çaplı ve birey ya da bireylerin ruhsal yapılarını birden bire kaplayan korku durumunu ve şiddet halini ifade etmektedir.

          terörü yaratan olgular,sistemler,tanımdanda anlaşılacağı gibi,bir korkuyla etrafa korku salmak isterler.panik durmudur aslında.ayrıca terör kapitalizmin devamı için bir araçtır.çünkü kapitalizm varlığını ancak kriz,panik ortamlarında sürdürebilir.

         çözüm ise bence ; terörün çözümlenmesi olarak değil kapitalizmin yok edilmesi  olarak değerlendirilmelidir.kapitalizm yoksa terörde yok olmaya yüz tutacaktır....


gerilla

Teröristler nefislerinin sesini dinleyip, her türlü kötülüğü rahatlıkla işleyen, vicdanlarının sesini dinlemeyen insanlardır. Bu nedenle de sevgisiz, saldırgan, her türlü ahlaksızlığı kolaylıkla yapan, insanlara hiç vicdani sıkıntı duymadan eziyet edebilen kimselerdir. Bunun nedeni ise bu kişilerin Allah korkusuna sahip olmamaları ve din ahlakını bilip uygulamamalarıdır. Çünkü Allah'tan korkmayan bir insanı suç işlemekten engelleyebilecek hiçbir güç yoktur.

Toplumun mevcut kuralları insanları suçtan ve kötü ahlaktan ancak bir noktaya kadar alıkoyabilir. Devlet kamuya açık yerleri, sokakları ve merkezi bölgeleri güvenlik birimleri sayesinde kısmen koruyabilir, toplumun düzenini sağlayabilir, güçlü bir adalet sistemi sayesinde suç oranını düşürme konusunda gereken önlemleri alabilir. Ancak her insanın yirmi dört saat kontrol edilmesi mümkün olmadığına göre, belli bir yerden sonra insanın vicdanı devreye girmelidir. Vicdanını dinlemeyen insan, yalnızken ya da kendisi gibi düşünen kimselerle birlikteyken kolaylıkla suç işleyebilir. Bu durumda gerektiğinde yalana başvuran, haksız kazanç sağlamaktan çekinmeyen, mazlumu ezmekten hiçbir rahatsızlık duymayan bireylerden oluşan bir toplum modeli ortaya çıkar. Allah korkusunun olmadığı, manevi değerlerin yitirildiği bir toplumda fiziksel tedbirlerin ve uygulamaların netice vermeyeceği açıktır. Oysa din ahlakı, insana, yalnız başına da olsa, yaptığı kötülük nedeniyle çevresindeki hiç kimse onu cezalandırmayacak olsa da, kötülükten sakınmasını emreder. Yaptığı her hareketten, aldığı her karardan, söylediği her sözden dolayı Allah katında hesaba çekileceğini ve sonsuz ahiret hayatında bu yaptıklarına göre karşılık bulacağını bilen bir insanın kötülükten şiddetle sakınacağı açıktır.

İnsanların kendi rızalarıyla kötülükten sakınmayı öğrendikleri bir toplumda, terör örgütlerinin yaşam sahası bulmaları mümkün değildir. Çünkü din ahlakının hakim olduğu bir toplumda, şiddet yanlısı pek çok örgütün ortaya çıkmasına neden olan sorunlar da doğal olarak ortadan kalkmış olur. Toplumun geneli dürüstlük, fedakarlık, sevgi, şefkat, adalet gibi yüksek erdemlere sahipse bu toplumda fakirlik, gelir eşitsizliği, adaletsizlik, haksızlık, mazlumun ezilmesi, özgürlüklerin kısıtlanması gibi olumsuzluklarla karşılaşılmaz. Tam tersine ihtiyaç içinde olanların ihtiyaçlarının giderildiği, zengin olanın fakir olanı kolladığı, güçlü olanın zayıf olanı koruduğu, sağlık, eğitim, ulaşım gibi sosyal imkanlarda herkesin en iyisini kullanabildiği, farklı etnik kökenler, dinler ve kültürler arasında hoşgörü ve anlayışın hakim olduğu bir toplum düzeni olur. İşte bu nedenledir ki, güzel ahlak, pek çok toplumsal sorunun çözümünün anahtarıdır. Bu ahlakın kaynağı da, Allah'ın insanlara bir rehber olarak gönderdiği Kuran'dır.




HARUN YAHYA