Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Forum Kurallarını mutlaka okuyunuz. Hakaret, tehdit, kişileri hedef alan mesajlar kesinlikle yasaktır. [Burada bir link var. Görebilmek için üye olmalisiniz!]
Üye ol yada Üye Girisi Yap
Ayrıntılari için tıkla
   Ana Sayfa   Son Konular Kim Nerede? Ara Seslenme T.Bugun Yönetim Takvim Güncel Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2  Hepsi   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Paradokslar  (Okunma Sayısı 2079 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
marcos
Ziyaretçi
« : 11.10.04/13:40 »

PARADOKS NEDİR?

Paradokslar, bilinen Batı felsefesinin başlangıcına dayanır. Batı felsefesi, yani Eski Yunan felsefesinin ilk düşünürleri paradokslarla ilgilenmişlerdir. Birçok paradoks, bu düşünürlerin isimleriyle anılır.

Paradoks sözcüğü Yunanca
'' Para : İleri '' ve ''Doxa : düşünce,inanış ''
sözcüklerinin birleşmesi sonucu oluşmuştur.

Bununla birlikte paradoks sözcüğünün sözlük anlamı ise şöyledir:

''Görünüşte yanıltıcı olan insan, şey ya da durumdur''


SOCRATES PARADOKSU

"Bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir."



THOMPSON'UN LAMBA PARADOKSU



Bir lamba 1/2 dakika yanık, 1/4 dk sönük, 1/8 dk yanık ... olacak şekilde lambanın düğmesi açılıp kapatılıyor. 1 dakikanın sonunda düğmeye kaç kez basılmış olur? Bu sırada lamba yanık mı olur sönük mü?



ARİSTOTALES'İN TEKERLEK PARADOKSU

Yunanca Mechanica adlı, Aristo'ya ait olduğu şüpheli bir kitapta şu paradokstan söz edilir:

Farklı yarıçaplı eşmerkezli daireleri göz önüne alın (tekerlek ve jant gibi). Büyük dairenin üzerindeki her nokta ile küçük dairenin üzerindeki her nokta arasında bire bir tekabül bulunur. O halde büyük daire ne kadar yol aldıysa küçük daire de aynı miktarda yol almalıdır. Şekildeki yatay iki çizgi bir tam tur sonra alınan yolu göstermektedir. Büyük dairenin yarıçapı r1, küçük dairenin yarıçapı r2 ise büyük dairenin çevresi 2.p.r1, küçük dairenin çevresi 2.p.r2 olur. Çizgilerin boyları eşit olduğuna göre dairelerin çevreleri eşit ve dolayısıyla r1 = r2 olmalıdır.

Matematiksel olarak buradaki hata, iki çizgi üzerindeki noktaların bire bir tekabülünün iki eğrinin de eşit uzunlukta olmasını gerektirdiğini kabul etmekte yatıyor. Aslında herhangi bir uzunluktaki bir doğru parçasındaki noktaların hepsinin kardinaliteleri aynıdır . İster sonsuz uzunlukta bir doğru, ister bir düzlem, ister 3 boyutlu bir uzay, isterse sonsuz boyutlu bir Öklid uzayı olsun yine fark etmez. Bunlardan herhangi birindeki noktalar diğerindeki noktalara bire bir tekabül eder; ancak bu, iki çizginin boylarının eşit olması demek değildir.

Fiziksel olarak, tren tekerleklerine benzeyen ve her iki dairesi de rayın üzerinde dönebilecek biçimde düzenlenen bir tekerlek iki sonuçtan birini verir:

a. tekerlek kesinlikle döndürülemez, veya

b. dairelerden biri aynı yolun bir kısmında kayar.

Fiziksel dünyada paradoks yoktur.


BÜTÜN KÜMELERİN KÜMESİ PARADOKSU

Profesör, "bir kelime anlamıyla uyumlu ise ona otolojik, değilse hetereolojik denir," dedi ve şu örneği verdi: "Dört harfli kelimeleri kısa kabul edersek, kısa kelimesinin kendisi de kısa olduğundan bu kelime otolojiktir, uzun kelimesinin kendisi uzun olmadığından bu kelime heterolojiktir. Aynı şekilde üç üç harfli olmadığından heterolojiktir, dört dört harfli olduğundan otolojiktir."

Bir öğrenci söz istedi: "Hocam, heterolojik kelimesinin kendisi heterolojik midir, yoksa otolojik mi?"

Bu, tabii ki, bir paradoks; heterolojik kelimesi otolojikse heterolojik, heterolojikse otolojiktir.


TİMSAH PARADOKSU

Bir annenin elinden çocuğunu kapan timsah, çocuğa ne yapacağını annenin bilmesi durumunda çocuğu vereceğini söyler. Anne, timsaha çocuğunu yiyeceğini söyler, böylelikle meydana gelen paradoksal durum sonucunda çocuğunu kurtarır.

Şöyle ki, timsah çocuğu yiyecekse anne timsahın ne yapacağını bilmiş olacak ve timsah çocuğu teslim edecek ancak çocuk teslim edilince anne timsahın ne yapacağını bilememiş olacak; timsah çocuğu yemeyecekse anne bilemediğinden çocuğu yiyecek ama o zaman anne timsahın yapacağının bilmiş olacak ve bu yüzden yememesi gerekecek.

Kısaca, bu iki durumda da timsah çocuğu ne yiyebilir ne de yiyemez.


SÜRPRİZ SINAV PARADOKSU


Öğretmen Cuma günü şöyle diyor: "Gelecek hafta hiç ummadığınız bir gün sizi yazılı yapacağım."

Sınavın haftaya Cuma günü yapılamayacağı açık, çünkü Cumaya kadar sınav yapılmamışsa o gün herkes okula sınav olacağını bilerek gelecektir. Aynı nedenle Perşembe de yapılamaz, çünkü Cuma günü yapılacak sınav sürpriz olmayacağından Perşembe'ye kadar sınav olmamışsa öğrenciler sınavın o gün yapılacağına kesin gözüyle bakacaklardır. Bu da Perşembe günü yapılacak sınavın sürpriz olmaması demektir.

O halde sınav Perşembe'den önce yapılmalıdır. Ancak sınav Salı günü de yapılmamışsa Perşembe günü de yapılamayacağından Çarşamba günü yapılmalıdır. Bu da Çarşamba günü yapılacak sınavı sürpriz olmaktan çıkarır.

Aynı şekilde mantık yürütürsek, Salı ve dolayısıyla Pazartesi günü yapılacak sınavın da sürpriz olamayacağı sonucuna varırız. Öyleyse öğretmen gelecek hafta sınav yapmayacaktır.

Fakat biraz düşünürsek, öğretmenin gelecek hafta yerine gelecek yıl demiş olması durumunda da aynı akıl yürütmeyle sürpriz bir sınavın yapılamayacağı sonucuna varırdık. Ama bu saçmalık; çünkü hepimizin bildiği gibi, her dönem 3 sınav olacağını bildiğimiz halde öğretmenin "çıkarın kağıtları, yazılısınız," demesi her zaman sürprizdir.

Bu paradoks 50 yılı aşkın bir zamandan beri felsefecileri, matematikçileri ve mantıkçıları uğraştırmaktadır. Halen tatminkar bir çözüm bulunamamıştır.

YOL PARADOKSU



Bir nesnenin d yolunu alabilmesi için önce o yolun d/2'sini gitmesi gerekir. Ancak d/2'sini gitmeden önce d/4'ünü gitmesi gerekir. d/4'ünü gitmeden önce d/8'ini gitmesi gerekir vs. Bu dizi sonsuza kadar uzatılabilir. Öyleyse bir yolun tamamını gitmek sonsuz sayıda hamle ile mümkündür. O halde d uzunluğunda bir yol gidilemez.

Bu paradoksun fiziksel çözümü quantum fiziğinin belirsizlik ilkesini beklemek zorunda kalmıştır. Bir uzunluktan sonra, yarı yollardaki belirsizlik ihmal edilemeyecek kadar büyük olacaktır. Yarı yolun fiziksel bir anlamı olmayacaktır.

Matematiksel çözümü cebiri ve gibi sonsuz geometrik serilerin yakınsadığının kanıtlanmasını beklemiştir. Gittikçe kısalan yarı yolları almak için geçen zaman da git gide kısalmaktadır ve bunlar birbirini telafi eder.



EPİMENİDES PARADOKSU



MÖ 6 yüzyılda Epimenides şöyle dedi: "Bütün Giritliler yalancıdır, bunu bana Giritli bir şair söyledi."

Şairin doğru söylediğini kabul edelim. Bu cümle kendisi dahil bütün Giritlilerin yalancı olduğunu ifade ediyor. Öyleyse şair yalancıdır. Çelişki.

Şairin yalancı olduğunu kabul edelim. Bu durumda şunu demiş olur: "Bazı Giritliler (en az bir Giritli) yalancı değildir. Yalancı olmayan en az bir Giritli varsa paradoks yok: Şair yalancıdır.
 
Logged
buz
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 11.10.04/19:16 »

Paradoksları sıfırlayarak konuşmaya çalışan insan o kadar çok kelimeyle konuşmak zorunda kalır ki,anlattığından kendi dahil kimse bir şey anlamaz.
Paradokslar insan aklının gözbebeğidir.Bazı yollar ancak tersine yürünürse aşılır.İnsan çelişkilerinden tamlığına ulaşır çünkü çoğun.Çoklu uçlar arasında insan en derin bilgisini daha sarsıcı ve çoğalmış bir anlam yüküyle kavrar.
Şuurluluğun iyi,sıkı düzeninde yeni sözlere ve anlamalara daraltılmış kapı önceki sağlam sözleri ve bilgileri dahi köreltmeye başlar.
Kısaca , paradokslar çelişkileriyle bileği bükülmeyen akıllardır.
Logged
deniz
"deep faith"
Vip Üye
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8 498



WWW
« Yanıtla #2 : 12.10.04/09:13 »

günlük hayatta çözmeye çalıştığımız halde çözemediğimiz sorunların paradoks olması ihtimali olabilir mi?
bu şekilde paradoxal sorunlarımız neler olabilir ?
Logged

insan bir hayal kırıklığıdır.
[Burada bir link var. Görebilmek için üye olmalisiniz!]
Üye ol yada Üye Girisi Yap
buyrun burdan yakın
buz
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 12.10.04/16:16 »

İnsan sadece düşüncelerini içerik olarak ve ya sayısal-konu-olarak geliştirmiyor,düşünebilme kapasitesini de arttırıyor.Aynı içeriğe daha yoğun hakim olabilmek gibi.Düşünceyi biz sadece zaman olarak sonradan geldiğimiz ve eski insanların emeği üstüne emeğimizi eklediğimiz ve bütün emekler sonucu daha fazla bilgimiz olduğu için geliştirmiyoruz,düşünme yapımızda faaliyetlerimizden etkilenip kendini aşıyor,böylece önceki bir zihin için paradoks olan bir meseleyi farkedebiliyoruz ki bu farketme bile çok önemli.Ve düşünce kabiliyetimiz geliştikçe de paradoksları çözüp yerine geçecek karmaşık tam hedefi tutmayan söz dizilerine  sonra da doğal sözlere ve ya düşüncelere ulaşabiliyoruz.
Günlük hayatta insanların bir çoğu 100 yıl öncesinin paradoksunu dahi taşıyabilir çünkü insaların geldiği son nokta her bir insanın geldiği son nokta değildir.Ve sanırım bize çok açık gelen bir şeyi bir türlü ifade edemediğimiz anlar bu tarz sorunlardan da kaynaklanıyor..Ama sadece bundan olamaz,çünkü hayat mantık hataları ötesinde de sorunlar taşıyor.Hatta mantık doğru ve iyi kuruluyor ama gene de yanlış oluyor.
Logged
marcos
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 18.10.04/13:45 »

Siirlerde Paradokslar cokmu isleniyor?...Paradoks olmadan Siir olabilir mi?
Logged
Anarres
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 18.10.04/16:28 »

Paradoks olmadan şiir olurda, beğeni alır mı bilmiyorum... Smiley  
Logged
kuzeys
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 20.10.04/01:09 »

Doğru birdir.. ama 100,000 lerce anlamı vardır...

Bi pardokta bende büyük filizof C. Kobian dediği gibi... Paranoyak Olman Takip edilmedğin anlamına gelmez..
Logged
marcos
Ziyaretçi
« Yanıtla #7 : 20.10.04/01:27 »

Sevgili Blöf size paradoks diye masal okutmuslar  Wink  
Logged
fatih
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : 20.10.04/01:29 »

asktan nefret ediyorum,bu aksam yemek yiyelim
Logged
Thinker
Ziyaretçi
« Yanıtla #9 : 20.10.04/18:39 »

Hepimiz bir paradoksuz
Logged
Sayfa: [1] 2  Hepsi   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Seyir Defteri | cocukforum.com | SIFIR Mail Grubu | Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC