16.07.19/10:09

Düzgün İnsan

Başlatan laneh-tin, 30.04.07/23:49

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

son tango


asya

tango bundan sonra adın nasrettin hoca olacak, bu kadar hak verme herkese bence... ;)

son tango

zaten,bu mesajı  ona gönderme amacıyla yazmıştım ;)

laneh-tin

Düzgün İnsan rutubetli lafların ve  sivrilmiş birtakım acıların hortlamasının arkasında iken red haddini de aşmaz..

Unun ne olduğuyla, hamurun veya bilgenin ne olduğu ile bu konu altında fazla ilgilenmeyin. Un, undur, bilge bilgedir, Yorumlarınız sizde kalsın. Asıl konu, insan karakterinin metafizik tanımlaması değildir burda.

Gerçi tüm ilgili nokta yok oldu da kişisel hırslar gerçek yeteneklerini gösterdiler....

blok

Aile bireylerini ve kendimize yakın hissettiğimiz insanları karşılıksız severiz ... Peki onları böylesine severiz de, bir çıkar ilişkisi içinde olmadığımız insanlara, tüm insanlığa neden sevgi duymayız? Hiç tanımadığımız hatta hiç tanıyamayacağımız insanları neden sevmeyelim? Onların da bizim gibi duygu ve düşünceleri olduğunu, sevmeye sevilmeye muhtaç olduklarını hatta belki de bize çok benzediklerini neden göz ardı edelim? Tanımadığımız insanları neden ezmeye, incitmeye, onların önüne geçmeye, kendi doğru bildiklerimizi kabul ettirmeye ya da hor görmeye kalkışalım?

Galiba insanın diğer insanlarla ilişkilerinde en önemli çatlak, salt kendi çıkarını gözetme isteğinden kaynak buluyor. Çıkara dayalı ilişkiler bizi acımasız, kıyıcı ve bağnaz yapıyor. Dar açılı, edilgen , yüreksiz, körü körüne her şeye inanan, algılayamayan, sorgulayamayan, yargılayamayan, sadece kısa vadeli çıkarları doğrultusunda boyun eğen insanlar ne kadar çok çevremizde. Çıkarımız için yok ediyoruz. Çıkarımız için kandırıyoruz. Çıkarımız için kanmaya hazırız. Çıkarımız için savunuyoruz. Çıkarımız için haklı görünmeye çalışıyor, kendimizi kandırıyor, “herkes böyle” diyerek avunuyoruz! Çıkar kavgası birey, kurum ve ulus boyutlarından taşıyor küresel boyutlara ulaşıyor!

Çıkar ilişkilerinde kim acımasız?... Başkasına kendisine verdiği değeri vermeyen! Onu ezmek, sindirmek, elinden lokmasını almak, onu yok ederek üstün olmak isteyen! Uzlaşılara kapalı olan! Ben bilirim diyen! Dediğim dedik diyen! Paylaşmam diyen! Sömürmek isteyen!
Bunun için ne yapılıyor?... İnsanlar zayıf, bilgisiz ve dirençsiz bırakılıyor; eziliyor!
İnsanlara kıyıcı, hoyrat ve sevgiden uzak davranılıyor. Düşünceleri bastırılıyor. Özgürlükler yok ediliyor, bağnazlıklar egemen kılınıyor. Beden yaşasa da, akıl öldürülüyor!
Çıkar ilişkilerinde kaybedenler sayısal olarak çoğunlukta. Ama düşünmeyen, sorgulamayan, kolay kandırılan ve hep yitirip neden yitirdiğini algılayamayan çoğunluklar!...

Peki doğadaki temel yasa, kuvvetlinin zayıfı ezmesi mi? Öyle olsaydı kimileri zayıf, kimileri güçlü milyonlarca canlı birlikte ve doğa yasalarıyla uyumlu, yaşama becerisi gösterebilir miydi? Varlığın sürmesi doğal gerçeklere uyumun bir sonucu değil midir? Doğal gerçek nedir? Doğa yasalarını nasıl kavrarız? Bilim nedir? Bilimsel bilgi hangi yöntemle elde edilir? Bilimsel bilgi nasıl gelişir? Buradan aldığımız dersleri aklımızla nasıl değerlendirebiliriz? Aklımızı kullanmamız neden çok önemli? Aklın ve duygunun bileşkesinde nasıl bilgeliğe ulaşabiliriz?

İnsan olmak, çıkarı yok saymak anlamına mı gelir yoksa çıkar ilişkilerinde başkalarının önüne geçmeden eşitlikle ve kardeşçe olanakları paylaşmak mı? Bunun için kendisini, diğer insanları ve evreni akılla kavrayıp bilimle değerlendirmek gerekmez mi? Akıl ve bilim, özgürlüğün olmadığı yerde gerçeklere ulaşabilir mi?

Özgürlük, özgürce düşünme anlamına geliyorsa, bunun en büyük engeli de dogmalar, bağnazlıklar ve önyargılar! Bir başkasının bizim için düşünmesine gereksinme duymamalı, kendi adımıza düşünmeliyiz! Ama bunun için yetkinleşmek gerekir!
Yetkinleşmek nedir? Aydınlanmak, çağın önünde olmak, tüm insanlar için barış ve mutluluk istemek ve bunun için çalışmak! Çalışmak düşününün eylemdeki özgürlüğü değil mi? Tüm bu soruların cevabını olumlu yönde cevaplamış ve cevaplamakla kalmayıp, benimsemiş, özümsemiz insan "düzgün insan" olmaz mı?




asaf


blok

bu yazıda düzgün insan olmayı engelleyen bir husus mu gördün sevgili asaf?
veya aksini ortaya koymayı düşündüğün bir fikrin mi var?

asaf

hayır blok, ben sadece kaynak belirttim. içerikle ilgili bir derdim yok :)

blok

Ona kaynak değil, esinlenme desek daha doğru olur diye düşünüyorum.

asaf

bire bir aynısı var orda blok. ona kaynak demeyelim de neye diyelim?