16.07.19/10:14

Düzgün İnsan

Başlatan laneh-tin, 30.04.07/23:49

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

laneh-tin

Hümanizm ruhu ne zaman hortlayacak. Bunu çok fazla düşünüyorum galiba..

Zihnimizde genel bir temizlik ypalım. Herşeyi odadan dışarı çıkaralım ve orayı baştan aşağı temizleyelim. Eğer gerekirse herşeyi yeniden içeri taşıyabiliriz. pek çok şey istiyor olabiliriz., bu nedenle onları tek tek geriye taşıyabiliriz. Fakat eğer gerekli değillerse onları orada tutmanın bir anlamı yok.

"Yürekten inanıyorum ki geleceğin dini katıksız bir hümanizm olacaktır, yani insanın bütününe saygı; hayat ahlaki bir  değer taşıyacak, kutsileştirilecek yüceltilecek. Yarının başlıca kanunu güzelim insanlığa özen göstermek. Belli bir şekle bürünmeyecek bu inanç, hizipler ve tarikatlar gibi kimseye kapalı olmayacak. Akıldan başka kılavuz tanımayan, gizli remizleri, tapınakları, rahipleri bulunmayan, kiliseler dışı dünyada gönlünce yaşayan geniş ve hür ilim.. işte insanlığı kanatlandıracak biricik inanç"  (Renan,  İlmin Geleceği)"

blok

Alıntı yapılan: asaf - 06.05.07/22:10
bire bir aynısı var orda blok. ona kaynak demeyelim de neye diyelim?


Asaf,  nasıl Hegel'in diyalektiği üzerine yazışma yaparken o konunun "olmazsa olmaz" hususlarını benimsemiş olarak ortaya koymak durumundaysan ve o aşamada da Hegel'den alıntı olduğunu vurgulama gereksinimi duymuyorsan, burada "düzgün insan" a yaraşır olduğunda esinlenilmiş(üstelik tam birebir olmayan)  bir açıklamanın ortaya konulmasında kaynak ihtiyacı duyulmasının amacını anlayamadım... 

asaf

Alıntı yapılan: blok - 06.05.07/21:48
İnsan olmak, çıkarı yok saymak anlamına mı gelir yoksa çıkar ilişkilerinde başkalarının önüne geçmeden eşitlikle ve kardeşçe olanakları paylaşmak mı? Bunun için kendisini, diğer insanları ve evreni akılla kavrayıp bilimle değerlendirmek gerekmez mi? Akıl ve bilim, özgürlüğün olmadığı yerde gerçeklere ulaşabilir mi?


çok özür dilerim blok, gerçekten de bire bir değilmiş: yukardaki paragrafın başında gelen; aslı "bilge olmak" olan lafı, "insan olmak" diye değiştirmişsin!

neyse blok, biz bu alıntı konusunda sanırım hiç anlaşamaycağız. :)


kiya

Alıntı yapılan: son tango - 04.05.07/15:36
livaneli nin yazdıklarında,verdiği öğütlerinde yanlış olan ne var?
-yalan söylemeyin,yoksull ailelerin kızlarını ahlaksızlığı sürüklemeyin,ter kokmayın,kadınları,çocukları dövemeyin demiş..buna mı itiraz ediyorsunuz?


evet, tam da buna itiraz ediyoruz!

niye livaneli'nin kişiliğiyle bir derdimiz olsun ki? laneh-tin, bizi hırslarına mahkum olmuş zavallı bireyler olarak görebilir, görsün. ama livaneli ile kişisel hırsımızı karşılıklı kefeye koyduğumuzda, hırsımızı harekete geçirecek olan nedir?

kıskançlık mı? köşe yazarı olamamak mı? şu mu, bu mu?

hayır, en başından beri yazının içeriğine itiraz ediyoruz. elbette, net ortamında gözden kaçırdığımız bir şey var:

örneğin ben bir arkadaşımla konuşurken "livaneli'nin yazısını okudun mu? düzgün insan olun demiş" desem, arkadaşım; "hahaha, livaneli mi demiş, hele bir düzgün olsun kendisi de, sıra bize de gelir elbet" diye yanıtlasa, ikimizin de neyi kastettiğini anlarız, güler geçeriz. ne hırsımız, ne insanlığımız mevzu bahis olur orda.

ama evet, yazının içeriğine derin bir itirazımız var. livaneli'nin "düzgün insan olma" tanımına derin bir itirazımız var. bak hele, düzgün insan osurmayacakmış! yelele de gülüm yelele...

peki sayın livaneli, yoksul insanların kızlarını becermeyelim, madem düzgün insan olmanın kıstası burada. tamam ama kimi becerelim? bu yoksul insanlar neden yoksul, bu kızlar neden kandırılabiliyor?

lafa bak ya, dalga geçer gibi, "yoksul insanların kızlarını kandırmak!"

peki, senin kızı kim kandırdı, "senden iyi şarkıcı olur" diye, babasından bile olamazken...

yahu düzgün insansanız, düzgün konuşun, beni de dellendirmeyin, alla alla...

laneh-tin

Bir şeyler söyleyeceğim diye burada olmanız gereksiz, o bir şeyleri yarım düşüncelerden nasıl kurtarıp ne türlü bir biçimde söyleyeceğim diye burada olunmalı... Üslup elbette yazının değerini taşıyan şeydir...

Bütün yazıyı ayırıp onu bütünün söylemlerinden koparırısanız, herkes kendi biçimini bulur ve sonunda yazı yargılanabilir. Ki üstte bunu çok Cizvitce ve  amatörce yapagelmişsiniz...

Bütün sorun insanın neyi yazacağını bilmesinde... Bir niyet çoktan belirlliyse tüm iş nasıl yazacağına kalır...

Düzgün insan tanımına karşı olabilirsin, kelimeleri kabaca kullanmak baskınlık sevdanı da arttırabilir. Lakin tek başına Sait-Just kadar olabiliyorsun... Lirizm Artıyor..

Neden kişisel bir nemegerekçilik ile karakter sorunu yaratıyorsun? (-uz gereksiz)

İnsancıl olmaktır senin hakkın. Hak istemi budur.

torq

Alıntı yapılan: laneh-tin - 30.04.07/23:49
İki tip insan yaşıyor bu ülkede: Düzenden yararlanarak köşeyi dönmek isteyenler ve gidişattan acı duyarak,  toplumu değiştirmeye çalışanlar.
............
Bir de köşelerine çekilmiş insanlar var.
Acı duyuyorlar.
Her haber seyredişte, her gazete okuyuşta 'Bu ülkeye ne oldu böyle?' diye düşünüyor, yarınlardan kaygılanıyorlar ve içinde büyüdükleri Türkiye'yi tanımakta güçlük çekiyorlar.
Aslında azımsanmayacak sayıdalar ama sesleri çıkmıyor.

Bu çevrenin, Türkiye'deki insanlardan bir tek talebi var:
Herkesin düzgün insan olmasını istiyorlar.
Şöyle der gibiler;
Kardeşler, ne olursanız olun, yeter ki düzgün insan olma vasfını yitirmeyin!
Sağcı, solcu, milliyetçi, enternasyonalist, tarikatçı, Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı; genç, yaşlı, kadın, erkek, köylü, şehirli, Doğulu, Batılı, zengin, yoksul olmamız farketmez.
Yeter ki düzgün insan olun!
Maçlarda birbirinizi döner bıçaklarıyla doğramayın!
Kadınları, çocukları dövmeyin!
Bakan sıfatı taşırken; kesilmiş sığır kellesini, kanlı burun deliklerine iki parmağınızı sokarak uzağa fırlatma yarışı yapmayın.
Belinize taktığınız silahla, birer barbarlık örneği gibi dolaşmayın.
Teke gibi kokmayın!
Konsere gittiğinizde kendinizi paramparça etmeyin!
Televizyon ekranlarını beşinci sınıf varyeteyle doldurup, insanı çileden çıkarmayın.
Yoksul ailelerin kızlarını ahlâksızlığa özendirmeyin.
Oturduğunuz yeri kokutmayın!
Altınızdaki otomobili, öldürücü bir silah gibi kullanmaktan vazgeçin!
Bir takım haykırışlar, nidalar ve hırıltılar çıkarmak yerine, ana dilinizi temiz konuşmaya gayret edin!
Küfür etmeyi bir alışkanlık haline getirmeyin. Küfür ettiğiniz için övünmeyin.
Yalan söylemeyin!
Rüşvet vermeyin!
Kısacası: Düzgün insan olun!

Sevgili laneh, önceki yazımda Sayın Livaneli'nin yazısının içeriğine girmeden, kendi duruşuyla yazısı arasındaki çelişkileri ortaya koymak istemiştim, ancak senin yazından sonra bazı analizleri yapmak zorunlu oldu.

1) İnsanları iyi/kötü, aptal/akıllı, güzel/çirkin vb. ölçütlerle ikiye ayırıp bunlar üzerinden ahlak mesajları vermek, insanları aptal yerine koymanın bir yöntemidir. Bunlar masallarda anlatılan kahramanlardan başlayarak çizgi roman ve daha sonra çizgi filmlerdeki kişiliklerin betimlemesi olabilir ancak.

2) Köşelerine çekilmiş insanlar; hiç bir şeye itiraz etmeyen, kendilerine verileni doğru kabul edip gerçekleri araştırmayan, sahte reçeteleri mutlu olmak için kullanan büyük bir kitleyi oluşturuyor. Gazeteyi okuyup " bu ülkeye ne oldu böyle" diye soranlar da aynı durumdaki bireysel bilinçten yoksun, kime oy vereceğini yanındakine sorup öyle karar veren, ülkeye ne olduğunu anlamak için hiç bir çaba göstermeyen sıradan insanlar.

3) Bu insanların talepleri de Sayın Livaneli'nin yazdığı gibi ulvi ve medeni değerlere yönelme değil kanımca. Nasıl köşeyi döneriz, başkalarını nasıl kazıklayıp kendimize bir çıkar sağlarız? tarzındaki soruları sorarak sınıf atlamaya çalışan içimizden birileri. Bu insanların tek talebinin "herkesin düzgün insanlar olmasını istediği" fantazisini de, sanırım büyük plazalardaki odasından aşağıdaki insanlara bakarak Sayın Livaneli hayalinde geliştirmiş. Biraz o insanların arasına inseydi, kimsenin böyle bir ahlak endişesi olmadığını, herkesin kesesini nasıl dolduracağını düşünmekten başka bir işi olmadığını görürdü.

4) Sayın Livaneli; sağcı, solcu, futbol fanatiği, döner bıçağıyla en yakın arkadaşını doğrayan, kadınlarını ve çocuklarını döven, magandalık yapıp insanları öldüren, jiletle kendisini doğrayan, her yeri kokutan, küfür etmeyi alışkanlık haline getiren, yalan söyleyen ve rüşvet verenleri uzaydan gelmiş gibi anlatıyor . Kimse bu toplumun bir parçası olmadığını söyleyip kendisini temize çıkarmaya çalışmasın, içimizdekilerin büyük kısmı da bunları yapıyor ama bazılarımız biliyor bazılarımız bilmezden geliyor. Bir siyasetçinin hırsızlığından söz ettiğinizde bu insanların tepkisi şöyle olur genelde " abi adam çalıyor çırpıyor ama hizmet de yapıyor, seçimlerde ona oy vereceğim!" Aynı kişiler, seçim zamanında kendisine bir torba kömür ya da pirinç yardımı yapan partiye oy vermiyor mu? Bu gerçeğin bilinmesi o kişileri de suçlu yapmıyor bu arada, o konuyu ayrıca irdelemek gerekiyor.

5)  Televizyon ekranlarını beşinci sınıf varyeteyle dolduranları da, medyanın göbeğindeki Sayın Livaneli'ye sormanın uygun olacağını düşünüyorum. Acaba reyting kaygısıyla bu düzeysizliği ekranlara taşıyan, seyircileri de otobüsler tutup mahallerden toplayarak stüdyolara getirenler kimler acaba ? Reytingler düştüğü için haberleri magazin programına çevirenler, kendisinin de içinde bulunduğu medya grubu değil mi ?

İsterseniz analizi biraz daha derinleştirebiliz.

kiya

sayın torq, gerçek bir hayranınızım, bilesiniz, insan azıcık üşenmez mi be :)

Suntafa

Bir kaç sorum olacak naçizane...
Alıntı yapılan: laneh-tin - 06.05.07/21:26
Düzgün İnsan rutubetli lafların ve  sivrilmiş birtakım acıların hortlamasının arkasında iken red haddini de aşmaz..

Ben bu sözden hiçbir şey anlamadım, sözün kendisinde de sorun olabilir benim kıt anlayışımdan da.
Bir zahmet açıklasanız...

Alıntı yapılan: laneh-tin - 06.05.07/22:15
"Yürekten inanıyorum ki geleceğin dini katıksız bir hümanizm olacaktır, yani insanın bütününe saygı; hayat ahlaki bir  değer taşıyacak, kutsileştirilecek yüceltilecek. Yarının başlıca kanunu güzelim insanlığa özen göstermek. Belli bir şekle bürünmeyecek bu inanç, hizipler ve tarikatlar gibi kimseye kapalı olmayacak. Akıldan başka kılavuz tanımayan, gizli remizleri, tapınakları, rahipleri bulunmayan, kiliseler dışı dünyada gönlünce yaşayan geniş ve hür ilim.. işte insanlığı kanatlandıracak biricik inanç"  (Renan,  İlmin Geleceği)"
Bu RENAN acaba pozitivist midir?
Yaptığı bu akıl yürütmeler sonucunda Mantıkçı Pozitivist oabilmiş midir?

Alıntı yapılan: laneh-tin - 07.05.07/00:11
Ki üstte bunu çok Cizvitce ve  amatörce yapagelmişsiniz...
Son sorum acaba bu ne demek?
Hiçbir art niyetim yoktur bunları sorarken sadece anlamadım ve yardım istedim...

laneh-tin

1-İnsanları iyi/kötü, aptal/akıllı, güzel/çirkin vb. ölçütlerle ikiye ayırmıyor yazı... Buradaki tamamen insancıl bir yazı...

İlk cümle şu: Düzenden yararlanarak köşeyi dönmek isteyenler ve gidişattan acı duyarak,  toplumu değiştirmeye çalışanlar.

2-Bir de köşelerine çekilmiş insanlar var. Aslında azımsanmayacak sayıdalar ama sesleri çıkmıyor.

Seslerinin çıkmaması çaba göstermediklerini anlatmıyor burada...

Özellikle sizin  abartıp yeterince hümanist bir YAZIYI bu bilinçten yoksun cümlelerle itham etmeniz gereksiz.

"aynı durumdaki bireysel bilinçten yoksun, kime oy vereceğini yanındakine sorup öyle karar veren, ülkeye ne olduğunu anlamak için hiç bir çaba göstermeyen sıradan insanlar... "

Bu üst cümleler düşünmek istediğinizin yazıya dökülmüş halidir.

3- İnsanların şu düzen itibarı ile bulundukları mevkiler onların karakter sorununu belirlemekte önemli bir husus belirtmiyor. Söylemlerinin  tamamen bilindik şu "söyleyeyim de nasıl olursa olsun" itidalına yöneliktir.  İnsanların arasına inme endişesinden ziyade buradaki yazı, hümaniter, kendini çevreleyici halkın içinden çıkaran bir yazıdır...

Sizin düşüncenizdir bu: "Biraz o insanların arasına inseydi, kimsenin böyle bir ahlak endişesi olmadığını, herkesin kesesini nasıl dolduracağını düşünmekten başka bir işi olmadığını görürdü."

Makale ile bir alakası yoktur. Söz söylemek için buradasınız, muhalif olmak için... Bu tabi hakkınız, lakin sırf karşı çıkmak için buradasınız...

Sizin hakkınız insancıl olmaktır... Nutuklar ve aklın yönergesine dayanmayan bu ihtisadınız insanı karşısına alıyor.

4-Livaneli bu insani olumsuz davranışlardan bahsetmişse kendi payına düşen şekilde bahsetmiştir. Ve bu söylediklerinin bir biçimde karşısındasınız. Makalede tüm insanlardan bir talep var, bu talep sizin yorumuuz açısından sakıncalı ise sorun yok. Bunlar sizin için ahlaklı, erdemli, insancıl şeyler değilse bu sizin kendi sinai görüşünüzü bağlar... Özgür ifade mevcuttur, dolayısıyla vardır. Buradaki Düzgün insan tanımına karşı olabilirsiniz.

5-Medya ile ilgili söyleyecekleriniz size bilgi sahibi olunmadan fikre nasıl pay verdiğinizle ancak örtüşüyor. Bu tür propaganda her zaman aynı şekilde işler... Kimdir, nedir?

"Orda bulunmak" ile, "oralı olmak" farkını anlaktan bilahare geçirin.


"Ama onlar rejim tarafından pek iyi gözle bakılmayan ve vatana sadakat duygularının zayıflığından kuşku duyulan yurttaşlardır. Sürüden ayrılan insanı hiçbir rejim sevmez. Sürüden ayrılmanın, birey olmanın ve kendi kafasıyla düşünmenin en önemli göstergesi ise okumaktır. Göbels bu yüzden "Kültür sözünü duyduğumda elim tabancama gidiyor!" demiştir. Siz bu yazıyı okuduğunuza göre, her devrin Göbels'lerinin hışmına uğramaya aday, kendi kafasıyla düşünen insanlardansınız demektir.
Aman kendinize mukayyet olun!"

Cizvitce demek yaylımcı, misyoner ve düz ihva havasını içerir. Bu salt benim yorumumdur...

"Düzgün İnsan rutubetli lafların ve  sivrilmiş birtakım acıların hortlamasının arkasında iken red haddini de aşmaz.."

Düzgün insan tanımı yaparken, bu tanımı eyleyen kişi, eyleminde tanıma dolanmış ilk görüsünde olur...  Eğer ilk görüsü varsa...

İlk görü daha önce kişisel imalar içeriyorsa başlıbaşına tanımın içine sığar. Bu yüzden düzgüninsan tanımınız burdaki genel red havasının örtüsünü kaldıramaz... demek istemiştim...

Cümlemde anlam sorunu bulunabilir, lakin ben bulamadım... Ama bulunabilir..

Renan, Nietszche'nin Hristiyan erdemli tip dediği zat... Kim olduğu burda pek kayda değer değil!