21.07.19/17:22

Ne yapmalı, nasıl yapmalı?

Başlatan ateþ hýrsýzý, 20.08.04/18:46

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gobilibozo

25.04.08/22:15 #10 Son düzenlenme: 25.04.08/22:19 gobilibozo
''Şunu'mu yapayım bunu'mu yapayım deyişin var ya işte bu ihtiyarın(seçme özelliğinin)delilidir güzelim''demiş mevlana..

Bir ihtiyar'a sahibiz bizi kuşatan zindanlardan kurtuluş yolu bulacak kadar.Ali şeriati ye göre insanı kuşatan dört zindan var,tarih,doğa,toplumsal kurallara egemen düzen ve bilim,o tutsak olunan konuları bu şekilde açıklamış,sonuç olarak insan bir çok şeyin tutsağı,bir nevi zindan hayatı yeşıyor,bu zindanlardan kurtuluş yolunu yine tutsak olan bizler bulmak zorundayız..

fikir yazının içeriği benim açımdan tartışmaya açık fakat ana tema dosdoğru,aynı düşüncedeyim.Toplumlar hakedildiği şekilde yönetilirler,devlet toplumun aynasıdır ondan farklı değildir,yani şu yönetim şayet başımızda ise biz hakettiğimiz içindir,vasıfsız bir toplum kaliteli yönetilemez,aynı şekilde vasıflı  bir toplum liyakatsiz insanlarrın elinde olamaz,yani düzelme fertlerde başlar,devlete sirayet eder..Yani düzelme önce benden başlayacak,başkasını düzeltmeye çalışmaktan değil önce ben!!

Peki bu nasıl olmalı nasıl farketmeden bizi kuşatan zindanlarımızdan kurtulabiliriz?bu iş doğal yasalarla olacak gibi değil en azından benim ümidim yok,muktedir bir güç,hesapçı oportünist akıldan yüce bir güç gerekirki öz benliğimizde yani ben de güçlü bir iç patlama koparsın,kendi kendimize devrim kopsun hani devrimi hep bir şeyleri devirmek ve yerine başka bir şey getirmek için arzuluyoruz ya bu defa kendi kendimize bir devrim diyorum,içten bana bir baş kaldırı..Ancak baş kaldırdığımızda varolduğumuzu hapsolmadığımızı anlıyabileceğiz..

Bu baş kaldırı ne olacak?Aşk ile ama bu köhnemiş,sadece zannettiğimiz aşkcıklarla değil..

Mantıkla neden olmaz peki?Çünkü bizi hapseden bazı meseleler mantıkidir,yaşayışımız,işimiz,giysimiz,düşünmemiz,okumamız,incelememiz vs ama aşk bizi bütün yaşamımızın üxerine kurulan çıkarları,yararları,bütün çıkarlarımızı feda etmeye yönelten bir ülkü uğruna ve olumlu cevaplandırdığımız duygudur..

Bu aşk dediğim gibi yaşadıklarımız alış veriş usulü aşklardan değil ihtilalci bir aşk,ben onun adına ... derim siz ...dersiniz.Bilmem biraz anlatabildimmi? :)

gobilibozo

''Umarsız olabilmek için yasalarla savaşmamak gerekiyor'' demişsin


Kuzeys sence bu çözümmü?Yasalar savaşmamız gereken yasalar ise?İnsanı hapseden insanlıktan çıkaran yasalar ise?Sence yine umarsız olmakmı gerekiyor? :)

''tanımlamak sınırlamaktır''kesinlikle,ve yasalarda bu şekildedir,fakat insana dayatılan yasalar(tüm dünya için geçerli)bundan daha da öte değilmidir,sınırlamanın ötesinde zulüm gibi!!

fikir

Alıntı yapılan: gobilibozo - 25.04.08/22:15

fikir yazının içeriği benim açımdan tartışmaya açık fakat ana tema dosdoğru,aynı düşüncedeyim.Toplumlar hakedildiği şekilde yönetilirler,devlet toplumun aynasıdır ondan farklı değildir,yani şu yönetim şayet başımızda ise biz hakettiğimiz içindir,vasıfsız bir toplum kaliteli yönetilemez,aynı şekilde vasıflı  bir toplum liyakatsiz insanlarrın elinde olamaz,yani düzelme fertlerde başlar,devlete sirayet eder..Yani düzelme önce benden başlayacak,başkasını düzeltmeye çalışmaktan değil önce ben!!



gobili, benim zaten hiç kimseyi düzetmek gibi bir önerim yok. Tam tersine daha beter olsunlar diyorum. Kendimizi düzeltmek veya ne yaptığımızı/ne yapacağımızı bilmemiz hiç bir işe yaramıyor. çünkü kuzeys'inde vurgı yaptıpı gibi çemberin içinde olduğumuz sürece, bir şey yapmak mümkün değil. yapılabilecek tek şey;

Farkında olmak, çemberin dışına çıkmak, çemberin içindekilerin dibe vurmasını beklemek, hatta iyice dibe vurmalarına katkıda bulunmak. Kimin için? Kendisi ve kendisi gibi olacakların kurtuluşu için. İnsanlığın gelmiş olduğu bu nokta by-pas'larla bu işin artık olmayacağını işaret ediyor. Yani ya kesin ölümü düşünerek, "cennete gitmeyi" düşünen bir fani gibi yaşam sürmelerini düşündürtmek en doğrusu... :)

güneþinkýzý

aksırmak ya da hapşırmak,!,

nasıl ve neden kalmıyor, bunu yaparken,,,


samanyolu

önce benlikten,
sonra sen'likten
bizlik'ten
onlar' lıktan kurtulmalı.

Neyi nasıl çözmek istiyorsak, onun üzerine yoğunlaşıp o konunun getirilerini, götürülerini, engellerini, durağanlıklarını,aşamalarını ve nereye götürmek istediğimizin bir planını yapmalıyız. ben,sen,o,onlar oldukça birbirimiz etrafında dönüp dururuz.insanız etkiliyoruz birbirimizi.yerine göre sırt sıvazlıyoruz (hangi anlamda kişi kendi bilir), yeri geliyor çelme takıyoruz.

gobilibozo

Değilmi ya :)

ben olmadan sen olmadan o olmadan
biz olmadan çare neye kime?

samanyolu

Alıntı yapılan: kuzeys - 26.04.08/02:16
sen senlikten kurtulabilirsen
sanıyormusunki bir ben olabilir
ve bir ben yokken, sen yokken
sanıyormusun ki
biz olabilir
biz yoksa karşıtı zaten yoktur...

olmayanı tartışacağımıza olanı konuşalım derim ben ! Lafı değil !

sen yoketmişsin. Ben çözüme ulaşmadaki yoğunlaşmayı ve dikkati dağıtan şeyleri söyledim.Dikkat dağıtan unsunlar olmadan çözümü bulup bunu yine bana,sana,bize,size ve onlara sunabilmeyi. Bir kısırdöngü gibi dönüp durmamayı,aşmayı,ilerlemeyi.yoksam neyi varedeceğim.koyalım noktayı gitsin o zaman.Bakış açısı.
Alıntı yapılan: kuzeys - 24.04.08/23:53
...kendi ağırlıklarını başkalarının sırtına yükledikleri için harket mekanizmalarını hafifletip hızlandırdıkları için etrafımızı başka şeylerle örüyorlar. Ve tüm bunlar bizi gözlerimizin önünde oluyor bu haksızlık kanımıza dokunsada üzerimizdeki ağırlıklardan dolayı hiç bir şey yapamıyoruz.
Gerçekten bir şeyler yapıp bu saltanada son vermek istiyorsak sevdiklerimiz dahil sahip olduğumuz her şeyden vaz geçmeliyiz sırtımızdaki tüm yükleri bir atın semerini atması gibi yere yıkmalı ve koşar adımlarla bildiğimiz her şeyden uzaklaşıp bir boz kırda güneşin doğuşunu izlemeliyiz.. yüzümü sırtımızdaki terle bıçak gibi kesen rüzgar jiletlemeyip okşuyorsa axe tadında bir koku bırakıyorsa tenimizde işte tam o noktada uzun uzun düşünüp iki yol var demeliyiz..


  Burda belirtmişsiniz nasıl olacağını,fakat bir o kadarda esirim bana,ona,bize bizlere diyorsun..Dönüyoruz, benler,senler,onlar içinde durmadan,dünya döndüğü gibi.
    Bende diyorumki tatmalı beni,seni,bizleri ve onları. Ama hazırla temiz bir dalaşmasız bir refah ortamı. sırtandaki sana ağır geliyorsa dayamışsa sana kendini bu gidiş gidiş değil ise sorunu çözmek istiyorsan yüküne mola ver. Sorunu çözebiliyormusun bir bak bakabil, düşün sonra o sırtındaki kendi yükünü omuzlamış olabilsin senin çözümünle. Bu ne demektir konu dağılmasın esde geçebilirim. Birine hergün bir ekmek vereceğine ona bir iş bul. Evet tadalım kendimizi kendimizle barışık sonra seni katalım bana, ve özleşinle sen ve ben, onu katalım ve biz olalım ama HIRLAŞMADAN.kurmuş olduğumuz düzende mutlu...

fikir

Hayat içindeki olaylara, tamamen olumlu ve iyimser tarafından bakmama rağmen, insanlığın ve dünyanın bekaasıyla ilgili konuları düşündüğüm zaman olumsuz veya birşeyler yapmak gerektiğine dair bakış açılarını yanlış buluyorum. Bu ilk bakışta işin kolayına kaçmak gibi geliyor fakat öyle değil. Aslında daha zor olanı. Var olanı yarım yamalak götürmek veya günü kurtarmaya çalışmak için bir şeyler yapmaya çalışmak bence işin daha kolay tarafı. Kendin dahil her şeyden vazgeçebilme, eğer bir iyileştirme olacaksa, kökten bozup yenden yapma veya yenisinin doğabilmesi için mevcudu imha etme bence işin daha zor bir tarafı.

Peki bunun için ne yapmak lazım; En basitinden, sunulanın veya gösterilmek istenenin tam tersini yapabilmek. İstasnasız, sürekli rüzgara karşı kürek çekmek.

Burada önemli bir hataya düşülme payı vardır. Bunları yaparken, sistemin bu şekilde yürümesini isteyen güçlerin dolaylı olarak yedeğine düşmemek. Buna çok dikkat etmek ve sürekli sorgulamak... Perdenin arkasındakileri görmeye çalışmak, satır aralarındaki mesajları doğru kavrayabilmek...

LegendofAnatolia

herkes birşeyler yapabilir bence

gobilibozo

Ama ne legendof?birde ne yapılması gerektiğini söylesen berhudar olacağız :)