17.07.19/06:37

Savaşın Gerekliliği

Başlatan Umay Kaðan, 22.10.04/22:29

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

deniz

savaş araç mıdır sonuç mudur ?

yani bir şeyleri çözmek için mi savaş yapılır yoksa süreç insanları savaşa zorlar mı ?

...

felsefi planda düşünürsek; savaşlar oluyorsa gerektiği için yapılıyordur. lüzumsuz hiç bir şeyin sürekliliği olmaz. savaşlar da insanlık tarihi boyunca varolduğuna göre savaş gereklidir diyebiliriz.

ama diğer taraftan barış içinde yaşamak da insanlığın bir geleneğidir ve savaşlardan daha çok işgal eder hayatımızı. yoksa insanlık tarihi olmazdı.
...
savaşın gerekli olduğu fikrini ortaya atmamız onu savunduğumuz anlamına gelmemeli. elbette istenilen barış içnde yaşamaktır.

o halde savaş gerçeğini gözardı etmeden savaşın şekli konusunda konuşmamız gerekiyor.

savaşın en az yoğunluklu türevi fikirsel şiddet uygulamasıdır. en azından şiddet dürtüsünün yönünü bu formta yönlendirmeliyiz.



Dilhan

Sayin Umay Kağan arkadasimizin baslattigi bu konuya uzun uzadiya yazmak isterdim,
ancak konu acilirken getirdigi agressiv argümentler yüzünden bilimsel bir yorum yapmaya gerek duymuyorum..

Bir kere baris icin savas olmaz, ate$ düstügü yeri yakar. O bir "Zor" dur.

Zorun rolü de kabadir, imhacidir, üzücüdür...

Ötesi fasa fisodur yoktur, denilmez, diyemeyiz, ötesi yoktur!

Bunu anlamak icin ölmek gerekmez.



Ruler of the Ruins

İnsanın kendini koruması gayet doğaldır dolayısıyla bu devletler için de geçerli,
ama savunmanın ve saldırının açık ve net olması gerekir bu durumda ve savunmanın haddini aşmaması lazım gelir.

Bakın, yamyamlar doğal kaynaklar, daha çok toprak ve yemek için savaşmazlar, itibar için savaşırlarmış, dolayısıyla savaşları iki taraf için de kabul edilebilirdir ama onlar birbirlerini düşman görmezler, aynılıklarını bilirler, rakiptirler.
Yenenler yenilenleri doymak için değil onun gücünü de elde edeceğine inandığı için yermiş.

Savaşın tarihsel gelişimine bakarsanız, homeros a göre o zamanlar toplu olarak ama teketek savaşılırmış, onur,güç,kişisel tatmin savaşan ve kazananların olurmuş
Sonra napolyan zamanına bakarsanız o zamanlar kırmızı ve mavi pantolonlular savaşı varmış, üzerinde üniforman varken yere eğilmek, geri çekilmek, saklanmak savaş suçu sayılırmış, ordular karşılıklı dizilip birbirine ateş edermiş. Onur, güç ve tatmin savaşanların değil ulusun olurmuş.
Şimdiye bakarsak gözalıcı üniformalar yerine kamufle olabileceğiniz giysiler ve sinsi silahlar var, bu korkaklık şimdinin savaşı. Onur veya güç şimdilerde ki savaşlar için birşey ifade etmiyor, ölmek yada hayatta kalmaksa savaşanlar için bir ödül sayılmaz. Savaşlar yoketmek için var.

Oysa eski savaşların insani tabirlere göre insani bir yönü varmış, kaybeden generaller yada askerler bile cesaretleriyle o ülkenin kültürüne göre mükafatlandırılırlarmış şimdilerdeyse bazı ülkeler asker adında kiralık katiller tutuyor.
Savaş hangi yönüyle savaşan kişinin yararına oluyor, kazanılan toprak askeri zenginleştiriyor mu, adını unutulmaz kılıyor mu? (istisnalar dışında)

Bu devirde savaşlar, insanlara yüklenen hamasi duygularla maniplasyonlarla yapılıyor, kazananlar savaşmayanlar oluyor..

güneþinkýzý

SAVAŞ NEDİR?

Savaş, Yunan atasözüne göre, "Yok ettiğinden daha fazla kötü insan ortaya çıkardığı için berbattır", Sokrates'e göre, "Kötüyü iyiye yeğlemek insan doğasında yoktur ve bir insan iki kötüden birini seçmeye zorlandığında, kimse azını seçmek varken çoğunu seçmeyecektir." Büyük Larousse savaşı, "Uluslar veya aynı ülkelerdeki iki teşkilatın (iç savaş) arasında, başka bir yolla elde edemediği şeyi kuvvet zoruyla almak, istediklerini kabul ettirmek ve başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla girişilen kuvvet denemesi" olarak tanımlar.

Günümüz akademisyenleri de savaşın, politik ilişkilerin başka araçların desteği ile sürdürülmesinden başka bir şey olmadığına işaret eder. Akademisyenler, "Savaşlar insan öldürmek için değil, kaynakları, hammaddeleri ve pazarları ele geçirmek için, başka bir deyişle kar için yapılır. Kar eksenli bir iç politikanın dışa yansıması da kar amaçlı olacaktır. Savaş, politikanın bir parçası olmaktan kurtulamaz. Politika beyindir, savaş sadece bir alettir, yoksa tersi değil. Bu durum itibariyle savaşın hiçbir zaman öz yasaları olamaz, dilbilgisi, mantığı olamaz. Politika bugün de eline kalem yerine, ikna yerine silahları almıştır. Suçlanması gereken savaşın etkileri değil, politikacılardır" der.

- Dünyada 5 bin 600 yılda toplam 15 bin 500'ün üzerinde bölgesel ya da ulusal savaş yaşandı, 3.7 milyar insan öldü.

- 1. Dünya Savaşı'nda ölen her 100 kişiden 14'ü, 2. Dünya Savaşı'nda ölen her 100 kişiden 70'i, 1990'lardaki savaşlarda ölen 100 kişiden 90'ı sivildi.

- 1945-1992 yılları arasında gerçekleşen 149 savaşta 23 milyondan fazla insan öldü. Bunun yalnızca 3 milyonunu askerler oluşturdu. Bilinen o ki, savaşlarda genellikle 1 askerin ölümüne karşılık 1 sivil doğrudan, 14-15 sivilse açlık, susuzluk, bulaşıcı hastalıklar gibi nedenlerden ölmektedir.

- Birinci Dünya Savaşı 50 milyon kişinin ölmesine, 90 milyon kişinin de sakat kalmasına yol açtı.

- Son 10 yıldaki savaşlarda 2 milyon çocuk öldü. 6 milyon çocuk sakat kaldı. 12 milyon çocuk evsiz, 1 milyondan fazla çocuk anasız-babasız kaldı. 10 milyon çocuk psikolojik sarsıntı geçirdi ve on binlerce çocuk tecavüz ve işkenceye uğradı.

- Balkan savaşında Bosna'da 20 bin kadına tecavüz edildi.

- Körfez Savaşı'nda ABD müttefiki devletler, Irak-Kuveyt sınırına ve Basra kenti etrafına 1 milyon, Balkan Savaşları'nda da 64 ülkede 110 milyon patlamamış kara mayınının üzerine basacak insanları beklediği biliniyor.

- Dünyada bugün 500 bini bilim adamı olmak üzere 15 milyon kişi silah ve silah geliştirme endüstrisinde çalışıyor.

- ABD'de silahlanma ve savaş çılgınlığı artarak sürüyor. Bush, 2003 bütçesinde silahlanmaya 396.1 milyar dolar ayırmaya çalışıyor. Bu rakam ABD'nin potansiyel düşman gördüğü 7 ülkenin silahlanma harcamaları toplamına Rusya ve Çin'in harcamaları da eklendiğinde, toplam 117 milyar dolarla ABD'nin silahlanma harcamalarının ancak 3'te biri büyüklüğüne ulaşıyor.


SAVAŞTA KAZANAN YA DA KAYBEDEN TARAF YOKTUR...iki tarafta ağır yaralar alır...