17.08.19/17:04

Dinler Hakkında

Başlatan Khaos, 24.06.07/18:56

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Khaos

Sevap kazanmak için ruhların ticaretini yapanlar!
Tanrının sevgili kulları olup iyiliğe davet edenler!

Bizden uzak durun,
Çünkü iyi değilsiniz siz,
Sadece kendi iyiliğiniz için,
Sözde Tanrılara yakarıp,
Bizleri de alet ederek,
Bizi kurtardığınızı sanmayın!

Hiç sordunuz mu,
Hak yolu diyip dururken,
Gerçekten istiyor muyuz,
Zorba tanrılarınıza boyun eğmek?

Bize ne uyduruk tanrılarınızdan,
Ve cennet düşlerinizden,
Cennetimiz burası bizim!
Rahat bırakın ruhlarımızı!
İstemiyoruz boyunduruğunuzu!

Ve Yardım etmeyeceğiz,
Ruhunuzdaki boşluğu,
Bizim ile doldurmanıza,
'Tanrımıza faydalı olduk,
Ödüllendirecektir bizi'
diyerek,
Aldatmayın bizi de,
Kendi korkakça çıkarınız için!

Arzu etmiyoruz hiç bir biçimde,
Ne yapacağınız iyiliği,
Ne de sahte bir huzuru!
Sizden veya Tanrınızdan gelecek!

Çünkü aldatıyorsunuz,
Kendinizle birlikte,
Masum arzularımızı,
Sinsiliğinizi,
Şeytan kılığına sokup,
Kenara çekilerek,

Bıkmadınız binlerce yıldır,
Tapınaklarınız için,
Kızlarımızın ırzına geçmeye,
Ve ruhlarımızı
Kurban etmeye,

İnanmayacağız yine de,
Ölsek bile,
Bize çizdiğiniz kadere!

Ve inanmayız sözlerine,
Peygamberine işkence etmiş,
Ve çarmıhlarda yakmışların.
Sevgi için söylediğine
Böylesi hikayeleri.

Khaos
En iyi inanca siz sahipsiniz. En iyi dindar sizsiniz. Tek din sizinki. Tek ciddiye alınacak tanrı sizinki. Tek otorite sizsiniz. Tek ahlaklı sizsiniz. Tek bilen sizsiniz. Tanrının tek sevgili varlığı sizsiniz. Sizden başka bilen yok. Bilim de bir şey bilmez. Felsefe de bir bok değil. Sizden başka insan yok. Sizden daha iyisi yok. Size inanan binn yaşasın. Sizi eleştiren cehennemlik. Sadece siz bilirsiniz sevgiyi. Sadece siz bilirsiniz doğayı. Her şey sizin kitabınızda yazar. Sizden başka doğruyu bilen yoktur. Siz doğru yolu tek bulanlarsınız. Size inanmayan kafirdir cehennemliktir. Tabiata inanan aptaldır size göre. Doğaya inanmak ve onu sevmek de ptallıktır size göre. Tek akıl göstergesi Allah inancıdır. Tek bilgi kuran da vardır. anrı sizin dışınızdaki herkezi sizin inancınızı sınamak için yaratmıştır. Tanrı bütün dünyayı siz yiyip bitirin sömürün diye yaratmıştır. Tanrı bütün evreni de siz bakın diye etrafınıza dekor olsun diye yaratmıştır. Bu evrende sizden başka önemli varlık yoktur. Bütün hayvanlar sizin ne kadar üstün olduğunuzu görmenize yarayan süs varlıklarıdır. Bütün bitkiler doğa size güzel görünsün diye dikilmiştir. Bütümn varoluş sizimn çevrenizde döner. Hiç ölmez de ruhunuz. Sonsuzlık da sizindir. Evrende sizden başka görülüp merak edilecek önemli bir şey yoktur. Bilim, felsefe sanat hepsi inançsızların sığındığı zavallıca uğraşlardır. Siz tek ve geçerli gerçeği bulanlarsınız. Sizin kalbiniz en iyi kalp dir. Sizin gözünüz en iyi gören gözdür. Siz doğuştan en lerle kuşatıldınız. Siz tanrının inanç şerbetini içerek doğdunuz. Babanızdan size inanç miras kaldı huzur içinde yan gelip yatabilirsiniz en şanslısınız doğuştan. Diğer şanssızlar acımanıza muhtaçtır sizin. ÇÇünkü siz bir tanesiniz. Size saygı gösterilmeli. Önünüzde eğilinmeli. Kutsallık asası elinize verilmeli. Dünyayı cehenneme de çevirmek hakkınız. Cennetle ödüllendirilmek de hakkınız. Sizin gibi düşünmeyeni kafir diyerek dize getirmek de hakkınız. Her şey sizin için. Her şey sizimn hakkınız. Keyfini çıkarın. Yakın,yıkın,tutun,parçalayın,sömürün,bağırın,daha fazlasını isteyin,gökyüzünden daha çok şey isteyin. Tüm dünyayı isteyin. Tüm evreni isteyin. Her şey sizin için. Sadece siz varsınız. Bildiğiniz bu. Bileceğiniz de bu. Gerisi boşluk.
Bu mudur arzunuz ne söyleniyorsunuz karşımda bağıra çağıra?
Buyrun meydan sizin istediğinizi yapın.
Ben bunun parçası olmamaya karar verdinm yıllar önce
Siz ne derseniz diyebilirsiniz buna.
Ben hayatı ve doğayı seviyorum.
Ve evren canlı benim gözümde.
İstediğiniz kadar alay edin.
İstediğiniz kadar da böbürlenin kendinizle,
Ya da tanrılarınızla,
Bu değişmeyecek.
Meydanlarda diri diri yaksanız da,
Hep birlikte aşağılasanız da,
Peygamberlerinize yaptığınız gibi
Direklerde sallandırıp,
'Hani nerede tabiatın gelse kurtarsa ya seni' deseniz de,
Sizin yolunuzdan yürümeyeceğim.
Adını anmayacağım,
İspatını aramayacağım,
Ve onu sınırıma sokmayacağım,
Kendiliğinden kaos u seveceğim,
İnanmayacağım seveceğim,
İnanç aklın ölümüdür,
Siz inandığınızı söyleyeceksiniz,
Ben inanmayarak azad edeceğim,
Sakın bir şeye benzetmeyin,
Benim nihilizmim benzemez sizin inançlarınıza,
Çünkü bilinemeyeceği gerçeğiyle sarsar beni,
Ve sonsuza dek süreceğini söyleyerek,
Öldürür egomu kendi beynimin,
Ve varlığımın varoluş sınırında.
Siz yaratıcı ararsınız,
Ben ise yaratılamayacak genişliği sezerim,
Daha ötesini hayal ederek,
Siz düşüncenizden eminsinizdir,
Ben ise hiç bir şeye inanmam,
İnanırsam bir put yaratacağımı bilerek.
Siz kitaplara bağlanıp tamamdır kafi diyebilirsiniz,
Ama bana hiç bir şey söylenmemiştir.
Git kendi gözlerinle gör,,
Kendi kalbinle hisset demekten başka,
Doğanın sonsuz kaosundan gelen titeşimle.
Siz bugünkü bilinen gerçeğe bağlısınız,
Ben ise sürekli değişecek olduğundan,
Gerçeğin göreceli olduğunu bilirim.
Siz her şeyin bir başlangıcı ve sonu olmalı dersiniz,
Ben ise her sonun bir başlangıç her başlangıcın bir son olduğunu görür,
Başlangıç ve son un sadece benim ömrüm olduğunu bilirim.
Siz inanmak ister huzuru ararsınız,
Ben keşfetmek ister sonsuzlukta yol almayı severim.

Şimdi kızıl bir göğün altından izliyorum,
Uygarlığınızın fildişi kutsal kulelerini,
Gerçeğin etrafına örmüş olduğunuz duvarlardan,
Yarattığınız tapınakları,
Kanınız donuyor,
Ölümden korkuyorsunuz,
Ölümsüzlüğü arzuluyor özlüyorsunuz,
Ama görüyorum aldanışınızı,
Çünkü çoktan yakmışsınız cennetinizi,
Tanrı tapınaklarının çan sesleriyle,
Yola çıkmış Tanrı savaşçılarıyla,
Binlerce yıldır kan ile besliyorsunuz tanrılarınızı,
Bitip tükenmeyen kurban törenleriyle.
Çocuklar korkuyla titriyor,
Kıyamet toplarının altında,
Anneleri dua ederken umutsuzluğa.
Gri çağ tekrar kararıyor,
Yeni cepheler beliriyor,
Son savaş yaklaşıyor,
Kızıl çağ başlamadan önce,
Bana bildirilmedi,
Ama gördüm,
Gökyüzündeki çatlağı,
Bir şimşek gibi yayılacak olan.
Sınır aşıldı,
Dengeyi bozanlarca,
Sessizliğe gömülecek,
Biçim veren eller.
Eğer devam ederlerse,
Doğdukları Dünyayı küçümsemeye,
Yattıkları yatağı,
Boş bir beşik gibi,
İçine yerleştirildikleri,Bir küre zannederek,
Dünya yaşıyor kırlarda,
Bakın duvarların dışına,
Peki ya siz?
Peki ya ben?
Haydi çekin silahlarınızı
Ve gelin üzerime küfürleriniz ile,
Siz sadece,
Düşman aramayı bilirsiniz belkide.

Khaos

Khaos

Bir zamanlar uyumlu insanlar varmış,
Uyumlu olduklarından güdülmezlermiş,
Güdülmediklerinden özgürmüşler,
Özgür olduklarından mutlu,
Mutlu olduklarından huzurluymuşlar.
Ceza yokmuş çünkü,
Suç da yokmuş.
Ölüm yokmuş çünkü,
Hep farkındaymış yaşayanlar,
Parçası olduklarının yaşamın.
Tek bir hata olmuş,
Ama bu affedilmezmiş,
Çünkü suya set çekmekmiş,
Karşı konulamayan bir korkunun neden olduğu,
Aşılmaz bir kural.
Böyle sona ermiş rüya,
Bir kabusa uyanmış insanoğulları.
Tanrıların savaş arenasında,
Nice canlar yitip gitmiş.
Tek cennet kaybedilip,
Cehennem yakılmış,
Nefret alevinin oklarıyla,
Umut umudu kovalamış,
Kurtuluş hep beklenmiş.
Gerçek yitirilmiş,
Yerine konan kutsal isimlerle.
Binlerce yıl sürmüş,
Aklın yanılgıyla savaşımı.
Yanılgıyı küçümsemeyin,
Yalanın kutsanmışlığı,
Doğrunun tarafsızlığını yutuverir.
Şiddetle.
Böyle yenildi akıl,
Bilmediğinden yıkımı.
Anlaması uzun yıllar aldı,
Nefretin ne olduğunu.
Tanrı denmişti adı çünkü,
Ve kimse şüphelenmedi bu yüzden ondan.
Çünkü manası doğru ve iyi konmuştu,
Salt bir kendini yitirişle.


Khaos

Büyük rahipler sınır duvarlarını yükselttiğinde,
Yüksek kulelerden haykıran önderler doğdu.

Halklar yeni tapınaklarının etrafında diş gıcırdatarak dönerken
Ölümün ötesine erteledi tüm arzularını

Seçilmiş kişilerdi krallar ve onların yanındaydı Tanrılar.
Bin bir hedef göstererek yükseldiler halk’ların elleri üstünde,

Zamanla yıkılsa da bir bir tapınaklar ve putlar,
Soluk tenlerin zorbalığından korkarak krallara teslim etti kaderini halk’lar.
İşte böyle başladı cenneti cehenneme dönüştüren yıkım

Nefretle yoğrulmuş kalabalıkların eziyet sever zayıf ruhlara dönüştüğü eski günlerde,
Kan ve acının şehvetinde sürünürken doğmuştu soluk tenler kurban törenleriyle.

Kralların hâkimiyeti için Tanrılara sunulacak kurbanlar bulunduğunda,
Zevkle tecavüz ettiler diğer halklara, günahkârlıkla suçlayarak.

Yanlarında ganimet olarak getirdikleri esaret zincirleri sayesinde,
Kahraman ilan edildi asker olmuş soluk tenler, Krallara tapınan Halk’lar tarafından.

Böyle başladı,
Bin yıllar sürecek savaş.

Susmadı acı haykırışlardan yükselen tapınakların çan sesleri
Ve bitmedi hiç Halk’ların cehennem kâbusları.
Bin bir yalanın peşinde sürüklendiklerinden yedi bin yıl.

Yinelenen yol hiç değişmedi gökyüzünden kurtarıcı bekleyenler için
Ve ateş uygarlıkları her kızıl çağ da kendi kıyametini yarattı.
Halk’lar kendini unutup rahiplere ve kölelere dönüştüğü gün,
Var olan tek cennetleri cehenneme dönüştü.

Yaşama arzuları geri dönünceye dek,
Ölümle ödüllendirildi binlerce yıl,
Krallara fikir soluk tenlere kılıç olan Halk’lar.
Sevgi ile yeni canlar yaratmak yerine;
Sevenleri yok edip, nefret kusan Tanrılar yarattınız.
Yaşamdan zevk almak yerine,
Ölümün kutsallığına inandınız.
Kan ve gözyaşı ile kurduğunuz Tapınaklarda,
Kendi sapkınlıklarınıza ağıtlar yaktınız,
Sizi en çok sevenleri,
En büyük işkencelerle ödüllendirdiniz.
Kısacık ömrünüzü,
Bir kişinin arzuları için tükettiniz.
Hiç hissetmediğinizden güzellikleri,
Yakıp yıktınız Tanrılara sığınıp, geri kalan her şeyi.
Gözyaşlarıyla büyüttüğünüz çocuklarınıza,
Ağlamamayı öğrettiniz.
Sevgisiz kalan yürekleriniz,
Kin ve nefretle katılaştı.
Korku ve ihtişam!
İşte sizin asıl Tanrınız.
Cennete sadece Tanrıların alındığı yerde,
Cehennemi yaşar geri kalanlar.
Ne diye sızlanıp ağlarsınız şimdi!
Tüm kapıları bilerek kapattınız gerçeklere.
Yeter ki korkuyla size inananlar olsun!
Ve siz, hepiniz tek bir şeye inanırsınız!
Yaşadığınız yer size göre değildir,
Yeryüzü acı çekmek içindir.
Siz direndikçe yaşamın karşısında,
Ölüm kemirecek çürüyen bedenlerinizi.
Gördüm bütün çıplaklığı ile ruhlarınızı,
Çoktan terk edilmişsiniz,
Hayat tarafından,
Ve Kâbusa dönüşmüş tüm hisleriniz.
Yitik ve yıkıcı oldunuz,
Kendi varlığınızın nefretle kurtulma çabasından,
Zayıf düşmüş şehvet düşkünü bedenlerinizden.
Sona erdi bugün tüm düşledikleriniz.

Soluk tenler, başkaları için kazdıkları mezarlarda can verecek.
Halklar için yeni Tanrılar gerek öyleyse,
Zayıf düşmüş yapışkan ruhlarıyla,
Yaşayan her şeyin tamamen bozulmaması için.

Yüz yıl sonra hatırda kalanlardan,
Yine Yeni bir din doğacak.
Siz hayattan çekildikçe,
Tanrılar durmadan isim değiştirecek.
Darplar ve İdeler hüküm sürdükçe,
Halklar birbirini kıracak.


İlla kitlemem mi gerekiyor? Kimseye fikir sorup onay istemedik. Burası da benim tapınağım kime ne. Düzgün şeyler yazın Boş lakırdı yapmayın silinecektir. Sapiens berbattı sildim o yüzden.