18.07.19/06:52

İstanblue

Başlatan istanblue, 20.08.07/00:07

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

istanblue

ömer hayyam'la sana cewap werecem...
"benim kötülüklerimi kötülükle ödetirsen..
senin benden ne farkın kalır tanrım!!"

istanblue

aşk herkesi kırar biraz
eksilmesin acısı şükret...
warsın ağlasın dalda kiraz
herkes kendine sürgün biraz...

çocuk gülüşün dünden bir yara
aşk bize sırdaş...
günler gelir de büyürüz elbet
aşk bize gurbet...

kapansın yarası şu gecenin
ayrılıklar örtsün üstünü...
kimim kimsemdi ah gözlerin
gidecek yeri yok hiç kimsenin...

ay ışığı dalga kıran
yarada tuz aşktan kalan..
ay ışığı tende bıcak
giden sürgün kalan kaçak...
..aşk bize sırdaş..
..aşk bize gurbet...


istanblue

bu yolun sonu sana warmalıydı...
..öyle demişti kahin...
üç wakte kadar mıydı, neydi..
üçüncüsündeyim şimdi waktin...
yapacak bir şey yok...
..basamakları çıkıyorum..
basamakları çıkarken, sonuncusunda..
..düşüyorum...
...üşüyorum..
...şüyorum...
...yorum..suz....
şiiri kapatamıyorum ben nedense...
hep orda bi yerlerde....

istanblue

haydi sewgili...
bakma öyle,
kaldır üstümden ölüm bulaşmış gazeteleri...
sana bir mezar sessizliği ile haykırıyorum...
hadi sewgili..
..tutma ellerimi...

istanblue

bir gel-git gibi şimdi kentim...
yaşanacaklara yaşanmamışlık katar her seferinde...
we yaşadıklarını bırakırsın kendin giderek...
bende gidiyorum öyleyse..
..kendimden we kentimden...


istanblue

Ne kadar anlatabildiysem o kadar gavurdum
Bırakın artık bir araya gelmeyen iki yakamı
Pişman olduğum her mısraı
Unutun…

Nerde kaldı Hızır
Bu yamru yumru alemde derman bile hınzır
Son sözümü söylüyorum
Etsem de nihai kelamımı
Neden elde değildir gitmek bu alemden?

Kaç kere battıysam da tere
Ayıp şeylerden şiir yazdım, yazabildim ancak
Yorgunu yokuşa sürmeyelerdi
Sebep kalır mıydı varlıklarına bekçilerin

Kaç kere battıysam da kana
Çeperimde kan lekeleri kaldı
Budalaydı ne varsa lekesiz
Pekiştirme sıfatlarıyla geçti ilkokul
Tertemiz

Kan ter içinde doğrulduysam da maşuka
Görmedi tırnaklarımın toprağı kavrayan keskinliğini
Gel gelelim kaça mal oldu çöpe atılmak?

Bir silah gibi tutmak nedir
Tutulan her şeyi?
Tutmak bir fiildir
Sonuna aldığı mastardan belli
Mak yada Mek işte
Tut beni

Baharı bekleyene eşek diyen bu pörsümüş alemin
Her tarafında cismi ismine redd haller
İçim hiç rahat olmadı seni öptüğümde rahatladığı kadar
Silahlarla vurulmuş bir vaşağın yarasında büyüyor aşk
Onun yüzü suyu hürmetine ben “İntikaaam!” diye bağırıyorum

Denizler terbiyesizdir
Çünkü henüz okyanus değildirler…
Bu yüzden ben nereye varsam soğuktur
Yanarım, ağlarım, üşürüm, hastalanırım
Ve bir gün ölürüm

Gömleğimin iliği yerini yadırgar
Yanlış düğmeyi taktım diye ona
Ne yerlerdir bizim buluştuğumuz yerler
Gel sevişelim tek pencereli bir odada
İçimize biz dökülsün başımızı alıp gittiğimiz yerden…

kır kalemi..
as hakimi...
diwana kaldırsalar da...
ulucanlarda assalar da...
başın dik seyirlere dalsın...

delikýz

Birinci gün

İyi ki diyorum çok zaman ve çok yol var aramızda. Hadi başka bir ülkenin yasına benzet beni, benim gibi, çifte yaşat sessizliği… Simdi lütfen " Sessizlik "

:aglayan: :aglayan: :aglayan: :'( :'( :'( :'( :'( :'( :'(

deliçocuk

en fazla akşamdan sabaha sürer ....çok bile sürdü...

delikýz

 :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten:
:smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten:
:smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: :smitten: