20.07.19/11:24

dar kapılar

Başlatan istanblue, 23.08.07/19:14

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

istanblue

ey sewgili!
susturdun susmayan yüreğimi..
bir zamanlar haykırırdı..
..perwasızca yaşardı aşkını...
yoksun şimdi
we ben hangi tarihten bozma bir yalnızlık yaşayacağımı bilmiyorum...
iyi uyu sewgili...
iyi uyu...

reis34

bir sigara yaktım dağlara, kuşlara, aydınlığa, karanlığa.
karanlık!
aklımdaki tilkileri saldım bir kalemin ucuna...

karanlık-tilkiler-kalem...

neresi olduğunu bilmediğim şehirleri özledim.
anlamsız şiirler yazdım çoğu zaman.
durdum düşündüm,
düşümden sen çıktın!

aydınlıktan karanlığa açtım gözlerimi,
bir kitabın buğusuna koydum gözlerimi.
sonra bir yağmurdur indi..
önce saçlarıma,
saçlarıma kokun sindi!

Soğuk bir yel esti dağlardan.
dağlara çıkardım kendimi,
kendimi çıkardım kendimden,
sevdan kaldı geriye ellerimde!

bir kan pıhtısı düştü omuzlarımdan.
belimde bir silah,
bir çocuk ağladı kimsesizliğiyle, kimsesizliğimde.
ben de ağladım sessizliğimize...

bir sigara yaktım geceye, mumun aydınlığına, tilkilerime.
tilkiler-karanlık-kalem...
gene yerleşti herşey yerli yerine,
yerleştin sen de gözlerime!

karanlık-kalem-tilkiler...

istanblue

soğuk bir yaz gecesinde benden gittin...
bende seni içimden intihar ettim...
şimdi katil benim....




reis ellerine sağlık..yüreğine...
yarın dewam ederiz umarım :)

reis34

kırık bir kalemle donduruyorum kelimeleri
gün ışığına gömüyorum bu kez öfkeleri
öfkeler..kelimeler bir bütün sanki
ve ben kaybouyorum...

geceyi özlüyorum her günün doğumunda
güneşin batması bir umut oluyor benim için
geceler..
sığınağım..

ay'a sordum: "Neden?" diye,
yıldızlar haykırdı:
"Artık bizi rahat bırak!" diye!
senınde yuregıne sglık buda son olsun benden hedıye

istanblue

duwarlarım kan öksürüyor şimdilerimde...
göğsümden trenler geçiyordu öncelerimde...
sade  bir yalnızlık mewsimiyim şimdi...

duwarlarım kan öksürüyor...
hadi bana en militan kelimelerinle saldır
batır içime cümlelerini...
beyhude bir dehşet bırak!..
hak ediyorum!!!!!!!!!!!!

reis34

Sesler..bilindik (¿) sesler..
Neredeler, kiminler..

Sesler..
susun artık gecenin iltihaplanmış yaralarında!

Bir böcek kıvranır, kitap sayfalarının sararmışlıklarında...

Sesler..
susun artık!

Ünlemsiz ünlemler
yamulmuş (yontulmaya çalışılırken)
kalemler!
"GENE SADECE KARALIYORUM,
GENE YİTİK,
GENE YENİK..
KELİMELER, KELİMELERİN
UCUNDAKİ ASILSIZ
HÜZÜNLER..!"
23:05/11.08.04/Çarşamba

Kaybolmuşluklar var gözlerimin önünde
Yitmiş hayatlar, sağır-dilsiz insanlar...

Acılar neden sever ki geceleri?
Geceler, neden karadır peki?

Yazmak..anlatamamak
asıl yoruyor beni..

Sürekli "re-play" yapıyorum filmleri-müzikleri
En acısı da gecelerdeki kelimelerimi!
Peki, aynaları kırsam yalnızlıklara inat
Bileklerimi keserken kalemim
Sussam bu gece de
Gömsem öfke zehirlerini..¿

Sürekli "re-play"...
insanların acılarını neden ben de yaşıyorum ki?
Hayır, bir isyan değil benimki
veya bir başkaldırı...
Sadece "çaresizlik" birşeyleri bilmek-hissetmek-yaşamak..
Senin olmayanları, sana ait omayanları
ve bu halde ellerini uzatıp, taşları yerleştirememek!
Kısaca "çaresizlik" işte..!
23:11/11.08.04/Çarşamba

sonsuzluklara fırlattım boş paketlerimi
-ki fırlatmak isterdim asıl içimdeki tüm boş fikirleri..!
23:12/11.08.04/Çarşamba

Not: Neden yazamıyorum? Neden yardım edemiyorum ki?!

güneþinkýzý

dar kapıdan geçmeye çalışan kelimeler
sanıyormusun ki orada sıkışıp kalacaklar
dil kolay dönüyor fakat
anlatılamıyor yide de
hep birşeyler
ya da çok mağrur, çok içli
belki de küstahça rest çekiyorlar!...

kremtluin

Kafalar kafalara verip,
Birlesik kapilara gelirdik ya.
Kulplari zorlardik. açilmazdi kapilar.
Biz gene magrur geri dönerdik.
Biz hep biz biz hep biz ah biz.
Kapilar zor kapilar kütük.
Yarin baska bir sefer.
Biz aska gelir sartsa dönerdik.

istanblue

siz yok musunuz siz...
ne de yalancıydınız kendinize..
onarma oyunları oynayıp durdunuz...
kedi köpek ikilemlerinde kaldınız...
kendinizi kandırdınız..
işte bu yüzden yarınsızsınız...

eylul_zamani

Birbirinde arınan iki nehir gibi
Birbirimizden geçerek
Çıktığımız açıklık
Ruhlarımızı yeniden bölüştürüyordu bedenlerimize
Uçurum içini çekiyordu
Orman fısıldıyordu
Kumlarını silkeleyen göçebe bedenin
Yeniden düşüyordu yola
Görünmezin atlarıyla uzaklaşıyordun
Erkekliğin sütunu bıraktığın
Tuzlu dudaklarım
Ardından bi şiiri mırıldanıyordu sana

Uçurum, orman, ay ve bedenindeki birkaç işaretle
Zamana geçirilen dayanıklı söz, o gece
Ardından mırıldandığım şiir
Şimdi başkalarının dudaklarında göçebe