18.07.19/06:49

DELİ SEWDA HİKAYELERİ

Başlatan deliçocuk, 23.08.07/22:44

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kremtluin

teşekür ederim @baroka

"Bir kadını elinde tutmak istiyorsan
ne zaman gitmesine izin vereceğini bilmen gerekiyor"
                                                          buk.

deliçocuk

24.08.07/22:27 #11 Son düzenlenme: 24.08.07/23:02 deliçocuk
...karşıdan geldiğini görünce hemen dikkatini çekmişti...yeşil gözlü uzun saçlı kız...heyecanlandırmıştı onu...hiç tahmin etmemişti gelip onların masasına oturacağını...nerden çıkmıştı...yüzü gözü kızardı..heyecandan dizleri titredi...ne yapacağını bilmiyordu..kimse farketmesin diye ellerini dizlerinin üzerine dayadı ve sertçe sıkmaya başladı..ama nafile dizlerinin kontrol edemiyordu...yüzünü kızı göremeyeceği şekilde hep yana çewiriyor yada başımn önüne eğiyordu.yarım saat kadar oturdular...ayrıldıklarında tüm arkadaşlar birbirlerinin ellerini  dostça yürekten gelen bir paylaşım ve sewgi ile sıktı...bir tek o kızın elini sıkmadı...herkes farkına varmıştı fakat kimse bunu bilerek yaptığını tahmin etmemişti...ewe gittiğinde direk odasına geçti...sabaha kadar yeşil gözlü kızı düşündü...bazen içten gelen deli gülmeleri yaşadı...bazen kendinden ve kızdan sanki onu görüyormuş gibi utandı...kaç geceyi böyle sabah etti...mutluydu...herkesin arayıpta onun hiç bir zaman yaşamadığı duygu bu muydu...aşk...gerçekten aşıkmı olmuştu..içinde çocukça duygular depresmişti..hayata yeşil gözlerle bakıordu...oyunlar oynamak istiyordu..çocukken oynadığı tüm oyunları bayram sabahlarındaki sewinçlerini hesapsız dünyasındaki tüm güzellikleri yeniden yine yaşamak istiyordu....bağıra çağıra...
ama bu güzel duygular az bir zaman sonra onu yiyip bitiren bir derde dönüştü...kızla konuşmak istiyordu...bir kaç kez gece odasında elindeki sigaraya saldırırken yeter derdi kendine konuşmalıyım artık...her sabah bugün konuşacam derdimi anlatacam diye çıkardı evden..ama tek bir gün bile başaramadı...yeşil gözlü zelali her gördüğünde bütün cesareti kırılıyordu...bir kaç kez hiç ağzına sürmediği alkole bile bulaştı...sırf  cesaret bulup kızla konuşa biilmek için...ama nafile alkol bile ona gereken cesareti verememişti..zelal tüm güçlerin kırıldığı noktaydı onun için...kendini kaderine teslim etti bir zman sonra...zelali tanıdığı günden beri sadece arkadaşlarla bir araya geliğinde sadece merhaba demişti bir kaç kez...onun için ölümlere eş değerdi her an kalbi durabılırdı zelalin yanında...hiç bir zaman tutmadı zelalin elini...tutsa kıyamet kopardı içinde...
   arkadaşları zamanla onun sessizleşmesinin içine gömülmesinin sebebinin zelal olduğunu anladı...defalarca gidip duygularını ona anlatmasını önerdiler...hatta o yapmazsa onun adına birilerinin yapacağı tehditindede bulundular..ama yok..ne kendisi zelale duygularını anlattı nede birinin onun adına anlatmasını istedi...
o her geçen gün zelalin gözlerine kaçamak bakışlar atarak ölüyordu..bitiriyordu kendini...her denemesi zelalin yanına gitme isteyi basarısız bir eylemdi...bir türlü zelale onu ne kadar sewdiğini anlatamadı...hem ne diyecektiki..kızın karsısına geçip seni sewiyorummu diyecekti...belki ilk günler bunu soyleyebilseydi hiç bir şey olmazdı...ama bugün artık hiç bir şeyin zelale olan duygularını anlatmada yeterli olmayacağına inanıyordu...

bir gün birlikte kaldığı çocuklar  arkladaşlarını ve zelali ewlerine yemeğe dawet ettiler.akşam üstü oluncaa o hariç tüm ew arkadaşları yiyecek içecek bişeyler almaya çıktılar...daha kimse gelmemişti...oda ortalığı toplayacaktı...birden kapı çaldı...arkadaşlarından biri geldi sandı..kapıyı açında allahım karşısında zelal.titremeye başladı..dondu olduğu yerde kalakaldı..onun bu tedirgin ve heyecanlı hali zelalede yansıyordu...ne diyeceğini bilmedi..zelal ilk konuştu...istersen dedi beni içeri dawet et...konuşmadı..konuşursa kekeleyeceğini soyledi...zelale kekeme bir sewdası vardı zaten..kenara çekildi..eliyle buyur yaptı..zelal içeri girdi..oda hemen adğınık bir iki eşyayı topladı..zelal oturdu o yakta kaldı..oturmasını istedi zelal.ewde derin bir sessizlik...başını önüne eğmeişti...zelal anlamıştı daha önceden onun kendisine bir şeyler hissettiğini..ama bu kadar onu çekimser yapabileceğini tahmin etmemişti...zelal oturduğu yerden kalktı...

kahve marmı dedi...
-var
-ben kahve yapacam
-ben yapayım
-yok sen otur ben hallederim
-sana da yapacam içersin değilmi?
-i ç e r i m
-nasıl olsun kahven
-t..u..z..l..u
-tuzlumu
-ewet
-emin misin
-e..w..e...t
-peki senbilirsin ama ben ilk defa gördüm tuzlu kahve içeni...nasıl içiyorsun
-sey ben küçük bir kıyıkasabasında  doğdum...akşamları bir tepeya çıkar annemle babamın gelmesini beklerdik...deniz çocuğuyum yani...ben oradaki sıcaklığı anneme olan sewgimi ve denize olan hasretimi hatırlarım tuzlu kahve içtiğimde...dedi

zelal gözlerinin içine baktı onun...ve mutfağa gitti..tuzlu kahve hazırladı..ogünden sonra sıksık hep bir araya geldiler...bazen yalnız bazen arkadaşlarıyla ve her seferinde zelal ona tuzlu kahvesini yapıp getiriyordu...bir gün zelal ona açılacaktıki ellerini zelalin ağzına götürerek bu benim hakkım dedi...zelal ellerini ağzına götürerek bu ikimizi hakkı dedi...birbirlerine saatlerce hissettikleri duygularını anlattılar...tek insansın dedi...zelal..cewapladı aynı sekilde oda..
           kısa bir zaman sonra ewlenidler...tam dört tane çocukalrı oldu...çok mutlu bir aile ve birbirlerini incitmeyen sewgileri vardı her akşam zelal tuzlu kahvesini önüne getirirdi...oda her akşam tuzlu kahvesini içerdi...aradan yıllar geçmişti..yaşlanmıştılar ve çok kötü hastalanmıştı..doktorlar bir ay bile yaşamaaz demiştiler onun için...
ölümünü hissettiği gün zelali yanınaçağırdı...ve

-seninle bu dünyayı yaşamak okadar mutlu ve güzeldi ki
-seninlede
-ama bu güzelliğimiz   bir ömür boyuu süren mutluluğumuz bir yalanın üzerinde sekillendi...ömrüm boyunca sana birtek yalan söyledim..
seni okadar sewiyordum ki...heyecendan elim ayağım titriyordu...o gün bize geldiğin gün yani bana kahveni nasıl içersin diye sormuştun ya...ben aslında ömrümde o güne değin hiç tuzlu kahve içmedim...heyecandan ağzımdan oyle çıktı...daha fazla konussam....konuşamazdım zaten...ama sen bana tüm ömrüm boyunca hergün tuzlu kahveyi oyle bir sewgiyle yaptın ki bunu sana itiraf edemedim...
zelalin gözleri doldu....
o seni çok sewiyorum deyip gözlerini kapadı...zelalin bende seni sewiyorum değişini bile duymadı...
ölümünden bu güne tam 5 yıl geçti...zelal tam beşyıldır hergün ona kahve yaptığı saatte kendine bir tuzlu kahve yapıyor...ve yanına gideceği günü bekliyor..

red

kısa ve oz bana mail at  :smitten: :ph34r:

deliçocuk


red


prensesistar

24.08.07/22:32 #15 Son düzenlenme: 20.04.08/21:39 mylia
delı ask bacayı sarmıstı eve tasmıs sondurmek lazım gayriii

deliçocuk

aşk yürekte prenses...walla taşmıssada ben o tasıranın yüreğinden opeyim...o olmasa taşarmı ki boyle....

akrepv

delimen;her sevda bir deli olma durumudur değilmi,

yani insan sevdalandımı yapamayacağı şey yoktur....delininde öyle....:)

deliçocuk

walla öyledir baba..sen bu işi biliyorsun...hormonları çözümlemek bilim adamlarına kalsın..neyi insan neiçin yapar...yada ucz fikirler oylesine insanlara kalısn...

bir deliyede delilik kalsın ömrünü sewda yapsın...
baba güzel şeyler oluyor hayatta...birileri  çok özlediğimiz güzellikleri yaşşıyor...bir delide bizden çıkabilse ne mutlu bize....umutluyum dünya cennet olacak...çünkü hala bebekler dünyaya geliyor...her gün..ve ........

Amed

Dostum Şu yalnızlık sendromunu atlatayım yetişecem sana,Ama şimdi cümlelerim yorgun..
emeklerin ve kalemine sağlık...