20.06.19/09:40

çizgisel ilerleme, gelişme düşüncesi

Başlatan racing kerem pasa, 03.09.07/16:49

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

racing kerem pasa

avrupa coğrafyası konusunda yanlışsın, bunlar; "anadoluya gelen turistler bizim doğaya hayranlar" uydurmasının türevleri. onlar oteller oradakinden daha ucuz olduğu, uçak parası dahil tatili yarı fiyatına getirdikleri için geliyorlar. avrupa en kuzeyinden en güneyine yerleşime, tarıma hayvancılığa son derece uygun bir coğrafyadır. coğrafi keşiflere çıktığında; ortaçağın sonlarına doğruydu. kiliseler, feodal lordlar ve onların başında krallar halkın anasını belliyordu. şehirlerde zenginleşmeye çalışan burjuvazi bunlardan arta kalanlarla yetiniyorlardı. o yüzden coğrafi keşifleri desteklediler. bunların yanında, diğerlerinden arta kalanla yetinmeyen lordlar da vardı keşifleri destekleyen. yani coğrafi keşiflerin temelinde açlık değil kesinlikle AÇGÖZLÜLÜK vardır. o yola çıkan, o yolculuğu finanse eden adamlar tarım arazisi değil servet peşindedir.

ipek ve baharat yollarından da, adı üstünde, "ipek" ve "baharat" gelir; et, süt, yumurta, sebze, meyve yani TARIM ve HAYVANCILIK ürünleri gelmez. bu yollardan birşey geldiği gibi birşeyler de geri gider. bir ticaret yolunun bir tarafı diğer tarafına muhtaç değildir. adı ALIŞ-VERİş olduğuna göre, o yolun iki ucunun da bir kazancı vardır. yani ipek yolu avrupanın tarım-hayvancılık eksikliğini kanıtlamaz.

hayvanlar aleminde güçlü güçsüzü ne yaparsa yapsın; insan doğasında işler bu kadar basit yürümüyor. köle ticareti yaparken, zencilerin neden köle olması gerektiğine dair; köleliği meşrulaştıran kuramlar vardı. ancak insanların eşitliği yolunda kuramlar ortaya atıldı ki, ondan sonra köleler bu kuramlarla elele başkaldırarak özgürlüklerini kazandılar. yani "kuram"ı hafife almamak lazım. insanlar birbirini ezerken bunu meşrulaştırırlar; antik yunandan beri bu böyledir. "güçlü olanın güçsüzü ezmeye hakkı vardır" derken bile ortaya bir kuram koyuyorsundur. ki şu anda da devletler "insan haklarını ihlal etmek" gerekçesiyle birbirinin işlerine karışmaktadır. hatta amerika demokrasi ve özgürlük sloganlarıyla ırak'ı işgal etmiştir. eee amerikanın gücü ırak'a zaten yeter. neden "ben bunun petrollerini alacam, kendi vatandaşıma verecem" demiyor? ne yapıyor şu an en geçerli kuramları kullanıyor "demokrasi" ve "insan hakları"

amerikan işgali bunun en somutlaşmış hali. insan hakları kavramı; insanın insan olarak doğuştan hakları olduğunu iddia etmesinde; felsefi bir kavram gibi ortaya konmasında zaten uyduruk birşey. evrensel bildirgeye baktığında hiçbir açık bulamazsın tabii ki. fakat bunun açılımları vardır, bir de temelleri vardır. bunlar "mutlak gerçeklerdir" diye ortaya atlarsan eninde sonunda birtakım zulümler olur.

konular iyice karıştı. bu insan hakları aştığım başka bir başlığa aitti aslında. ben düşünmeye sabah devam edeceğim.

Ruler of the Ruins

avrupa günlerimde yediğim hiç bir meyve/sebzeden tat almamıştım :)
neyse bunu geçelim - ortada bir durum var enazından o belli - avrupa da gelişimin top yekün olması..

anlatmak istediğini biraz aldım aslında, kuramlar demişsin - örneklediğin gibi kuramlar da isteklerin/eksikliklerin önayaklığıyla kuruluyor. yani bilincimizin ortaya çıkışı dahi ihtiyaçlarımızla dolayısıyla doğamızla alakalı,doğaya zıt bir karakter taşısa bile.
gelişimimizin kaos temeli biraz da bu aslında, insan zihni kendini keşfetmeye başlasa bile (ki pozitif ilimlerle olsun bu daha çok) "kumda kayada suda aynı batıyor".
gelişimin nedensel olmaması lazımdı belki de..

biraz daha mı karıştı konu bilmiyorum ama anlatabilseydim eğer iyi bir nokta yakalamıştım :(