16.07.19/10:10

Marko Paşa

Başlatan eksi273, 05.09.07/23:43

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

eksi273

Aşağıdaki yazı alttaki adreslerden alıntılarla keyf içinde hazırlanmıştır.
1950 lerdeki tek parti döneminden, çok partili döneme geçtiğimiz o sıkıntılı süreçte "Marko paşa" gazetesini anlatmaktadır.
daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler linkleri takip edebilir.

http://www.markopasa.org/index.php?option=com_content&task=view&id=7&Itemid=1
http://www.markopasa.org/index.php?option=com_content&task=view&id=9&Itemid=1
http://www.nesinvakfi.org/aziz%20nesin%20-%20marko_pasa_meselesi.html
http://markopasa.org/
http://cinaryayincilik.com.tr/cinar/index.php?option=com_hotproperty&task=view&id=81&Itemid=29

---------------------------------------
"Ne gün fırsat bulursa o gün çıkar, çıktığı gün saat 8 ile 9 arası satılır, 9'da toplamaya başlarlar.
Türkiye'deki demokrasinin ve basın hürriyetinin miyarı olan böyle bir acayip mizah gazetesidir." 


Markopaşa gazetesinin tek amacı vardır. Çok partili sisteme geçmek, geçildiği gün amacını yerine getirmiştir, gazete kapatılır.

Aziz Nesin, istanbul emniyet müdürü Demir Ahmetle karşılaşmasını  kendi ağzından şöyle anlatır:
  Ahmet Demir, odasına girer girmez,
            – Sen misin Aziz Nesin? diye sordu.
            Genellikle, tanımayanlar beni iri yarı sanarlar da, sonra ufak tefek olduğumu görünce şaşırırlar... Ahmet Demir de onun için böyle soruyor sandım! Açık bulunan ceketimin önünü ilikleyerek, Ahmet Demir’e yaklaştım ve,
            – Evet, benim! dedim.
            Söz ağzımdan çıkar çıkmaz yüzümde müthiş bir şamar şakladı. Ne olduğumu, neye uğradığımı şaşırdım. Bu tokadın arkasından, Ahmet Demir,
            – Ulan it, sen misin o, vatanı satacak olan! diye bağırdı.
            Ne oluyorduk, ne satıyorduk, kime satıyorduk? Senin “memleket” dediğin pırasa değil ki ona buna satasın! Ben bu şaşkınlıkla kimbilir suratlarına nasıl bakmışım bilmiyorum. Yine bağırdı:
            – Ulan, ne bakıyorsun muavin beyin suratına!
            Ondan sonra sille, tokat, tekme girişti. Demek ki ben, Emniyet Müdürlüğüne gelmiştim ve bu zat da Emniyet Müdürü (!) idi...
            Kolu mu yoruldu, sakinleşti mi, bilmiyorum, yaşamımda duymadığım küfürleri de savurduktan sonra,
            – Götürün! diye bağırdı.


Birkaç sayı sonra "Marko Paşa"da bir ilan çıkar:
"İdaremiz için 1947 - 48 yılı ihtiyacı için 1800 kızılcık sopası cinsinden odun alınacaktır.
Taliplerin, muhtelif boy ve numarada kızılcık sopalarıyla hususi ve gizli talimatı görmek üzere başvurmaları...
Emniyet Müdürü
Ahmet Demir"

--------------------------------------------
"MARKO Paşa" geleneğinin son gazetesi "Medet"tir.
Manşeti çok önemli bir konudur:
"Niçin soğan yetişmiyor?"

“...Bu dahi efendileri tatmin etmezse, büsbütün havadan sudan mevzular yazılacak, mesela hıyar sayısı, şalgam sayısı gibi sayılar çıkarılarak, bu gazetelerde yalnız hıyarlara ve şalgamlara methiyeler tanzim edilecek, bamyanın fazileti, kendini nimetten sayan kuru fasulyenin şerefi, milli nohudun asaleti gibi çok değerli mevzular üzerinde ileri geri fikirler yürütülecektir...”

Daha sonra "Fevkalade hıyar sayısı" basılmış. İsminin gerekçesi de gazetede şöyle açıklanmıştır:

“Ne yazsak Markopaşa’yı toplatıyorlar. Onbeş sayı çıkabilen gazetemizin yedi sayısını toplattılar. Biz de zülfiyâre dokunmasın, güneşe  karşı desturun su döküp te çarpılmıyalım, evliyayı umuru incitip fincancı katırlarını ürkütmiyelim diye, suya sabuna dokunmadan, havadan sudan yazılar yazmıya karar verdik. Bundan sonra gazetemizin her sayısını, meyva ve sebzelerin methine tahsis edeceğiz. Şimdiye kadar gazetemizi İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı toplattırdı. Bakalım bu sefer de Tarım Bakanlığı toplatacak mı? Gazetemizin bu sayısı Hıyar sayısıdır. Baştan aşağıya kadar hıyarın ve hıyarların methiyesini bulacaksınız.

Hatta memleketimizin hıyarlarını rencide etmemek için, onların aleyhinde bile bulunmıyacağız. Gelecek sayımız da muşmula sayısı olacaktır.”

(Bu hıyar sayısındaki hıyarlar milletvekilleridir. En ağır eleştrileri olan markopaşalardan biri olur, bu sayısı da toplatılır tabi ki..)
* * *
60 bin tiraj yapar. (O dönemde en fazla satan cumhuriyet gazetesi o da 20 bin satıyor, bugün aynı rakam 2.1 milyona karşılık gelir)
Marko Paşa dizisi toplam 7 ad,  77 sayı, 8 sahip (çeşitli tarihlerde 15 kez değişerek),  10 yazıişleri müdürü (13 kez değişerek), 1’i teksir makinesi olmak üzere (tüm matbalar markopaşayı basmamaları tehdit edildiği için teksir makinesinde basılmış, bir matba yıkılmış) toplam 9 matbaa (15 kez değişerek), 1’i posta kutusu olmak üzere 10 adres değiştirerek çıkmıştır.

3 yıl, 4 ay, 28 günlük süre içinde 176 sayı çıkması gerekirken ancak 77 sayı çıkabilmiş; yasaklamalar, yazı yazacak herkesin hapiste olması gibi sebeplerden tam 99 hafta çıkamamıştır.
Bu gazeteler aleyhine 16 dava açılmış; yazarları toplam olarak 8 yıl 2,5 ay mahkûmiyet cezası almışlardır. Bu bir sayı gazete çıkarmak için 40 gün kadar hapis yatmaları gerektiği anlamına gelir.

S. Ali’nin “Sırça Köşk”, R.Ilgaz’ın “Yaşadıkça” kitapları; A.Nesin’in “Nereye Gidiyoruz?” adlı broşürü; M.Uykusuz’un “Karikatür Albümü” ile Marko Paşa’nın 7 değişik sayısı Bakanlar Kurulu kararlarıyla toplatılır. Emniyet ve savcılık kararlarıyla toplatılanlar da cabası...

Lütfen hatırlayalım, unutmayalım, unutturmayalım.

çark_che_kiç

hocam paylaşımın için çok teşekür ederim

eksi273

markopaşam benim...
eskiden bi sürü yazı çıkardı..
hiçbiryerde tek satır bilgi kalmamış markopaşa ile ilgili üzüldüm :'(

akrepv

Niçin soğan yetişmiyor?"

“...Bu dahi efendileri tatmin etmezse, büsbütün havadan sudan mevzular yazılacak, mesela hıyar sayısı, şalgam sayısı gibi sayılar çıkarılarak, bu gazetelerde yalnız hıyarlara ve şalgamlara methiyeler tanzim edilecek, bamyanın fazileti, kendini nimetten sayan kuru fasulyenin şerefi, milli nohudun asaleti gibi çok değerli mevzular üzerinde ileri geri fikirler yürütülecektir...”

Daha sonra "Fevkalade hıyar sayısı" basılmış. İsminin gerekçesi de gazetede şöyle açıklanmıştır:

“Ne yazsak Markopaşa’yı toplatıyorlar. Onbeş sayı çıkabilen gazetemizin yedi sayısını toplattılar. Biz de zülfiyâre dokunmasın, güneşe  karşı desturun su döküp te çarpılmıyalım, evliyayı umuru incitip fincancı katırlarını ürkütmiyelim diye, suya sabuna dokunmadan, havadan sudan yazılar yazmıya karar verdik. Bundan sonra gazetemizin her sayısını, meyva ve sebzelerin methine tahsis edeceğiz. Şimdiye kadar gazetemizi İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı toplattırdı. Bakalım bu sefer de Tarım Bakanlığı toplatacak mı? Gazetemizin bu sayısı Hıyar sayısıdır. Baştan aşağıya kadar hıyarın ve hıyarların methiyesini bulacaksınız.

Hatta memleketimizin hıyarlarını rencide etmemek için, onların aleyhinde bile bulunmıyacağız. Gelecek sayımız da muşmula sayısı olacaktır.”

(Bu hıyar sayısındaki hıyarlar milletvekilleridir. En ağır eleştrileri olan markopaşalardan biri olur, bu sayısı da toplatılır tabi ki..)
* * *
_________________________________________________________________________________________
tek kelime ile ''mükemmel'' bi gazete imiş     :2funny: