20.07.19/00:49

Sevgi Emektir

Başlatan ANKA21, 17.09.07/20:36

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ANKA21

...
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
kendi yolumu çizdiğimde anladım..
bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
neden hiç ağlamadığını anladım..
ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş,
çok acıttığında anladım..
fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
yüreğini elime koyduğunda anladım..
''sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
sana ''git'' dediğimde anladım..
biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
git dediklerinde gittiğimde anladım..
sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak,
gerçekten pişman olduğumda anladım..
ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
sevgi emekmiş,
emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş..."

reis34

Sevgilerinin üstünden baharlar ve kışlar geçenlere!

Hatırlayanımız var mı, sevgi neydi?
İlk sevgi sözcüğünü, ilk kıpırdanışını yüreğinin hatırlayanımız var mı? İlk hüznümüzün adını sevgi koyabiliyor muyuz şimdi geriye dönüp baktığımızda? Derûnî coğrafyamızı kaplayan zifiri bulutların ve üzerimize örtülen maddeci felsefenin ağırlığına ne zaman başkaldırmıştı sevgilerimiz, hatırlayanınız var mı? Ne zaman sevgilerimiz paralarımızdan önce tartılırdı; ya ne zaman pazar eyledik sevgilerimizi, biliyor musunuz? En son ne zaman bir sevgiyi söyleşmiştik bir sevgiliyle? Her gün bir parçamızı daha tüketen teknoloji çağında sevgiye en son ne zaman yürekten bir merhaba demiştik, hatırlayanı¬nız var mı? Hatırlıyor musunuz, sevgi neydi?

Üzüm henüz yaratılmamışken insanları sarhoş eden o muydu acep?!.. O muydu canından ve cihandan geçiren sahip-kıranları?. Bin yıllar ve binlerce yıllar boyunca pervaneyi ateşe düşüren, bülbülü sevdalandıran o muydu? Neydi sevgi?!..
Sevgi bir bakış, bir gülüş müydü bazan; bir akış bir koşuş muydu?. Sevgi gönül kumaşında bir nakış mıydı?!..

Hatırlayan var mı sevgi neydi? Leylaların, Şirinlerin, Aslıların nâzı mıydı o; yoksa Mecnunların, Ferhatların, Keremlerin niyazı mı? Hangisinde belirmişti ilk kıvılcımı sevginin? Neydi sevgi?!..

Açıkken gözbebeğimize yerleşen de, göz yumduğumuzda gönlümüze sızan da sevgi değil miydi bir vakitler? Bir dudağın kıpırdanışından yanağımıza akseden pembelikler, utanmalar sevgi değil miydi yoksa? En son ne zaman kızarmıştı yanağımız, hatırlayanınız var mı? Uykumuzu en son ne zaman terketmiştik sevgiyi düşünmek adına? En son sevgi şiirini hangi gecede okumuştuk?

Sahi, neydi sevgi? Bir çuhayı ipek görebilmek miydi; toprağı amber niyetine koklamak mı? Sureti sîrete, arazı cevhere, bedeni ruha köle eylemek miydi sevgi? Sevgi bir iyilik miydi, şefkatli bir cümlecik mi? Neydi sevgi, dış mıydı, yoksa iç mi; zahir miydi, yahut bâtın mı; kalıp mıydı, ya ki can mı? Var olmak mı, varlıktan geçmek mi? Dünyaya gülmeye mi gelmiştik; ağlamaya mı; ölüyor muyuz, yoksa doğuyor mu? Sevgi neydi?!..

Unuttuk, aceb neydi sevgi? Bir yetimin başını okşarken di¬mağımıza yerleşen tad mıydı o? Bir bebeğin süt kokulu tenindeki su çiçeği miydi? Sabah evden çıkarken özlemeye başladığımız bir ses miydi? Hatırlayanınız var mı, sevgi neydi?
Sevgi bir sigara dumanında, bir tren düdüğünde, bir dalganın en son hışırtısında ve bir turnanın kanadında mı kalmıştı? Sevgi Medine'de, Semerkand'da, sevgi Bağdat'ta, Endülüs'te, ta caddelerde, sokaklarda, evlerde, kapıların tokmaklarında çın¬lar durur muydu eskiden? Ya neden şimdi Ayasofya'da pito-resk, Divanyolu'nda kaldırım taşı, Ankara'da ittifak, Yeşil Kubbe'de Mevlanâ, Erciyes'te kar, Fırat'ta bir içim su olup girmiyor dünyamıza?! Neden nefesimiz daralıyor hummalı inatlarımız, kallavi benliklerimiz yüzünden? Neden gönül yuvalarımıza kuzgunlar pikeleniyor da nesillerimiz sersefil ve derbeder? Sevginin koynunda büyüttüğümüz nazeninlere nazı enîn ile mi unutturdular, semenderlerimiz ateşte niçin yanmaktalar? Soralım ta içimize; neydi sevgi?

Sevgi neydi sahi? Bir mektubun ilk satırı mıydı; bir telefon¬daki ilk ses mi? İnsanı mutlu eden o ilk satır mıydı defalarca okunan; yoksa ilk satır arayışları mı tekrar be tekrarlanan? Telefondaki bir ses insanın bir ömrünü doldursa mı sevgiydi gerçekten; yoksa yeni sesler duymaya hiç yetmeyecek ömürlerin arayışları mı?

Sevgi bir acıydı herhalde, bir kederdi; kâh hüzünle, kâh mutlulukla hatırlanan. Belki de sabırdı sevgi, affetmekti, gelecek günler adına. Sevgi sınanmaktı adl-i İlahîde ve sınavı geçmekti ercesine. Sevgi bir teybeydi, nasûh kisvesinde; bir dirilişti nefsi öldürerek. Sevgi bir iyi ad bırakmaktı fena yurdunda.

Ömür geçer de ad kalır...

* * *

Sevgi: İki hece.
Sevgi, sevmek kelimesinden türetilen bütün öteki kelimelerin en güzeli.
Derin uykulara dalmadan önce ilk soru:
Sevgilerinizi en son ne zaman hatırlamıştınız ve sevgiyi hak edenleri en son ne zaman?
Bir soru daha:
Sevgileriniz yalan mıydı yoksa?!. .
Ve son soru:
Çorak vadilere yönelmişse sevgilerimiz, çevremizi kandırmıyorsa sulara, içimizden akan Nil olsa ne?!..
İkinin ikincisi Sıddîk aşkına...

göçmen kýzý

böyle yüreğe böyle sevmeye can kurban....

berry

sevgi eylem gerektirir  :buck2:

ANKA21

eylem yürek gerektirir....

karaprens

yüregin gerekliliği nedir

reis34

onu eyleme ıtecek kadar buyuk bır ask

ANKA21

...
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,kendimi bulduğumda anladım.
herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
kendi yolumu çizdiğimde anladım..
bir tek yaşanarak öğrenilirmiş hayat, okuyarak,dinleyerek değil..
bildiklerini bana neden anlatmadığını, anladım..
yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım..
acı doruğa ulaştığında gözyaşı gelmezmiş gözlerden,
neden hiç ağlamadığını anladım..
ağlayanı güldürebilmek,ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
gözyaşımı kahkaya çevirdiğinde anladım..
bir insanı herhangi biri kırabilir, ama bir tek en çok sevdiği
acıtabilirmiş,
çok acıttığında anladım..
fakat,hakedermiş sevilen onun için dökülen her damla gözyaşını,
gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım..
yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet,
yüreğini elime koyduğunda anladım..
''sana ihtiyacım var, gel ! '' diyebilmekmiş güçlü olmak,
sana ''git'' dediğimde anladım..
biri sana ''git'' dediğinde, ''kalmak istiyorum'' diyebilmekmiş sevmek,
git dediklerinde gittiğimde anladım..
sana sevgim şımarık bir çocukmuş,her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım..
özür dilemek değil, ''affet beni'' diye haykırmak istemekmiş pişman
olmak,
gerçekten pişman olduğumda anladım..
ve gurur, kaybedenlerin,acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
yüreğimde sevgi bulduğumda anladım..
ölürcesine isteyen,beklemez,sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi,
beni afetmeni ölürcesine istediğimde anladım..
sevgi emekmiş,
emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş..."

göçmen kýzý

"seni bir başkasına teslim edecek kadar çok sewdim....."

bunu yazmak geldi içimden okuyunca...

güneþinkýzý

sanırım bu şiir Can YÜCEL'e ait..

yanılıyormuyum yoksa ANKA21?

ANKA21

sanırım..bir arkadaş yolladı paylaşmak istedim :)
Alıntı yapılan: cicibela - 19.09.07/23:19
"seni bir başkasına teslim edecek kadar çok sewdim....."

bunu yazmak geldi içimden okuyunca...


bazen aşk,sevdiğinden kaçmaktır...çünkü sensizlikte mutluluk bekler onu...

asya

sevgi emektir
emeğe saygı gerek
saygısız sevgi olmaz...
******************
bu arada,
atıf yılmaz'ın selvi boylum al yazmalım filmini çağrıştırdı "sevgi emektir" sözü bana...

mandi

bence en önemlisi sevgi fedakarlık ister benken biz olmaktır.sevgi o kadr büyük bişidir ki ancak yüreği büyük olan birisi görebilir bunu.sevgi her şeydir ve çokkk ama çok emek ister

keje

"...
sevgi emekmiş,
emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş..."
imza Can Yücel

Çok severim bu şiiri..Bu kadar güzel anlatılabilir bir sevgi...

Ruler of the Ruins

Evet, Can Yücel'in şiiri..


ANKA21

Alıntı yapılan: güneşinkızı - 19.09.07/23:23
sanırım bu şiir Can YÜCEL'e ait..

yanılıyormuyum yoksa ANKA21?


haklısın güneşin kızı :)

Ruler of the Ruins

YÜREK YORULUNCA

Tüm patavatsızlıklar yerin dibine girsin…

Hiçbir şey gönlümde büyüttüğüm kadar saf değil.
Hiçbir şey senin kadar masum değil içimde ki çocuk.
Kim demiş sadece dumanlı dağlara kar yağar diye.
Tüm karlar gönlüme yağar asıl.
Ardından buzullar oluşur eteklerimde.
İlmek ilmek dokunur damarlarıma simsiyah sözcükler.
Her kelime dağ olur gönlümde.
Her kar tanesi bir aşk türküsü…
Notaları yoktur bu türkünün.
Bu türkünün notaları ikinci cemre düşende gönle,
yeniden bestelenir.

‘’Aşk ebruli bir tebessümdür kalbime.’’

Sonrası mı ?

Koyu bir sessizlik.

Ardı sıra bir yıldız kayması…

Yürek patlaması.

Suskunluğumun kıyametidir bu an.
Tüm mahşerler gözlerimde…
Asi iç çekişler kapıları çarpan ellerimde…
Ve ah’lar yumruğumu vurduğum masalarda,
cam kırıklarında…

Sen asi gecelerin berfin’i!
Aşkı ne sandın kırmızı bir gül mü?
Bilemedin.

Aşk kurumuş bir güldür,
gitmekle kalmak arasında ki şeydir.
Dur....
Hemen korkma.
Unutma ki gökyüzünün en parlak yıldızı hala orada.
Ve aşk gönlünde hala dipdiri…

Tüm sırlı yıldızların adları bende saklı.
Yeryüzünün tüm denizlerine düşen yakamozlar benim gözlerimde ışıldar.
Bir ben bilirim suskunluğumun tarihini.
Her gece bir ben dokunurum gökyüzünün en parlak yıldızına.
Ve her sabah güneşin kaskatı kaldırımlara cansız düştüğünü bir ben görürüm.

Şimdi aşk kimsesiz bir çocuğun gözleri kadar yalnız yüreğimde…
Sen olmasan ne anlamı kalır göğün?
Tüm aşk eşkıyalarının yüreklerini
sonsuza dek kelepçelesek aşk terörden kurtulur mu?
Kurtarmaya yeter mi bu aşkı?

Kelebekler kanatsız kalınca
ve sevda yorulunca yüreğimi ellerimin arasına alıp gidiyorum işte.

Bu şehir gelince aklıma hatırladığım hiç bir şey olmamalı.

Güneşe yürümek gibi bir şey bu şehri terk etmek fikri…
Şimdi konuşurken,
aşk karanlığın ortasında intiharı bekliyor.

Ve kar yağıyor…

Artık her kar tanesi borandır,
fırtınadır.
Çığ düşünce beklentilerime aşkımın kıvrımları kana bulandı.
Aşkımın böğrüne kara bir hançer saplandı.
Adamakıllı sendeledi aşk.
Adamakıllı afalladı.

Sen sadece göktaşlarını düşürmeye
ve aşkı ağlatmaya mı yararsın?
Gözlerimde ateşten zehir taşıyorum.
Aşkı öldürenleri de öldüreyim diye…
Lakin acının hilali düşer gönlüme, acırım…

Bu aşk neden hep böyle haleli…

Bazen hasretler olabildiğince zirveye çıkar.
Gözyaşlarıysa kuytularda gizlenir.
O vakit dünya kadar yıldız düşse önüme
ben yine kendi yıldızımı isterim.
Bunu adına ne denir,
bilmem.
Ama aşk ağrır ellerimde.



Bu gece kar yağıyor,
alarm veriyor şehrin karanlıkları.

Ölümse olanca esmerliğiyle duruyor kalbimde.

Ellerim, ellerim ve gözlerim yanıyor.
Yüz binlerce melek saçlarıma tane tane düşüyor.
Şehir serseri edasıyla sabahı bekliyor.
Bense kar tanelerinin aşka kaval çalışını.



Gece biter.

Yıldızlar söner.

Türküler, tanığı sevdamın…



. şubat

. akşam

. soğuk

Ayşe EYYÜPKOCA