17.07.19/06:35

tarihsel yenilgiler

Başlatan ekip6, 05.02.08/15:49

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ekip6

05.02.08/15:49 Son düzenlenme: 09.04.08/18:47 asya
Alıntı yapılan: shitty - 10.12.07/23:28

“Tarihsel Yenilgileri, ideolojik kafa karisikligi izler. Kazananlar yanlizca politik iktidar pozisyonlarini isgal etmekle kalmazlar, yani sira iktidarlarini kalici kilmak icin yenilenlerin bilinclerinede sizma yaparlar” *

Tarihte hic bir toplumsal altüst olus yoktur ki, karsi mücadele yürüttügü sinifin ölesiye direnci ile karsilanmasin. Ve gene hic bir toplumsal alt üst olus yoktur ki, dikey bir cizgi gibi yola cikisindan zafere dogru yenilgiler ve dibe vuruslar yasamadan ilerlesin. Insanlik tarihinin siniflarin ortaya cikisi ile siniflar mücadelesi ile yazilmasindan beridir, her toplumsal sistemde egemenlik erkini elinde bulunduran ve ezilen sinif ve katmanlarin var olani degistirme dinamigini elinde bulunduran iki ana sinif varolagelmsitir.

Günümüzün toplumsal sistemi olan Kapitalizm burjuvazi ve isci sinifi olarak iki ana kutuba ayrilmistir. Isci sinifi, burjuva diktatörlügüne karsi ilk ciddi sinavini Paris Komünü ile birlikte verdi. Isci sinifi acisindan bir olmasi ile birlikte en büyük deneyim Rus Ekim Devrimi olmustur. Ekim devrimi ile dünyanin ilk isci devleti kurulmus, dünyanin hemen her yerinde isci sinifinin ve ezilen halklarinin Sosyalizme olan sempatisi artmis. Devrim ve Sosyalizm ezilen kesimler acisindan umut olarak büyüdükce, egemen siniflar acisindanda korku olarak büyüdü.

Gelinen asamada Dünyanin ilk ve en büyük isci devleti Sovyetler Birligi ve beraberinde dogu bloku ülkeleri dagildi. 1960′larin basindan itibaren basta Sovyetler Birliginde uc veren ve ilk cikisini Stalin elestirisine dayandiran Revizyonizm kisa süre icersidinde bahsi gecen Sosyalist ve halk demokrasili ülkelerde Kapitalizmi restore etmeye baslamistir. Büyük Kapitalist ülkelerin 2. Emperyalist paylasim savasindan sonra büyük bir güc olarak cikan Sosyalist ve Komünist Partiler Sovyet Revizyonizmi ile paralel bir sekilde Revizyonistlestiler. Ve 1990′larda Kapitalizmin restorasyonuna baslayan bu ülkeler sivil darbelerle dagildilar.

Yazinin baslangicindaki alinti gencligini 2. Emperyalist paylasim savasinda geciren Alman bir Komünsite aittir. Sosyalizmin / Komünizmin yikildigi, insanliga, dogaya, topluma uymadigi, tek secenegin Yeni Dünya Düzeni ( Burjuvazinin günümüzde kendi jargonu ile Kapitalizmin tabiri ) oldugu, savaslarin, acligin, nükleer silahlanmanin, ucuz isgücü ve pazar alani olan sömürge ülkelerinin talaninin sona erdigi yaygaralari arasinda, burjuvazi yeni planlarini yapiyor. Sosyalizmin ve nezdinde isci sinifi ve ezilen halklarin tarihsel yenilgilerinin ardindan, burjuvazi sadece iktidar erkini saglamlastirmakla yetinmiyor. Bizlerin, ezilen kitlelerin örgütlülüklerine, ideolojilerine yani Marksizme karsida amansiz bir mücadele yürütülüyor. Bu mücadele bazen direk burjuva kalemsörlerinin, sermaye basini araciligi ile ulastigi genis kesimlere propagandasi ile ama kimi zamanda kendini sol diye tanimlayan, isci ve emekcileri temsil ettigini, onlarin kurtulusu icin mücadele ettigini iddia eden ama gerek siyasi gerekse örgütsel gidasini burjuva kültür ve siyaset deposununda alan burjuva sol kesimleri tarafindan yürütülüyor.

Tarihsel yenilgiler, ezilenleri tarihsel bir dibe vurusa mahkum eder. Ideolojik, siyasi, kültürel vb… anlamdaki bu dibe vurus bahsedildigi gibi tarihseldir yani gecicidir. Belli bir tarihsel süreci isgal eder. Fakat Yeni Dünya Düzeni sürümü ile egemenligi elinde bulundan emeperyalist kapitalizm, dünyada sirf yeralti veya yerüstü kaynaklarina sahip oldugu icin, sirf jeostratejik bir cografyada yasadiklari icin, sirf emperyalistler arasindaki celiskide önemli mevziler sayildigi icin, savas, etnik catisma, emperyalist isgalden kendilerini kurtaramamaktadirlar. Iste böylesi bir zamanda yasanan tarihsel yenilginin gecici olma zorunlulugu acikca karsimiza cikiyor. Sosyalizmin bittigini propaganda edenlere karsi asil Kapitalizmin, gerek kendi ülkesindeki isci ve emekcileri gerekse ezilen halklari karsisina direk alarak mezarini kazdigini bilmeliyiz.

Hans Heinz Holz