20.06.19/09:35

Alevilere Yönelik ''Mum Söndü'' Karalaması

Başlatan SivanA_SimyacI, 25.02.08/19:12

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

SivanA_SimyacI

25.02.08/19:12 Son düzenlenme: 13.04.08/22:33 asya
Yaklaşık 450 yıldır Yavuz Sultan Selim sapığı ile başlayan baskı ve tehdit altında yaşama zorunluluğunun yaratmış olduğu bir dağınıklık karşısında kendisini güçlü hiseden Hizbullah, Diyanet, Hacı Hoca takımı yeni saldırılarına devam etmektedirler.

Onlar, Alevilerin kazanabilecekleri olası mevzileri karşısında ataklarına devam etmektedirler...

Almanya'da İslam-i din derslerini almak için yapmadıkları kalmadı, bu defada Alevilerin böylesine bir eğitim hakkı almalarına engel için yeni tuzaklar kurmaya giriştiler. İşte bir Alman profesörüne hazırlattıkları kitap bunun bir eseridir. Hainler, maskelerini bırakmadan bu Alman cahilinin arkasına sığınmaktalar; Yavuz Selim ve diğer kardeş katili sapık Osmanlın padişahları Alevileri ezmek için ortaya attıkları o bilinen sapıkça yalanlarını (Mum söndü iftirasını) alıp sözümona resmi bir Alman sözlüğüne koydurmakla, Alevilerin Alman okullarında alabilecekleri resmi eğitim hakkını engelemmek istiyorlar.!
Neden bir Alman yazarına? Aleviler hakkında zır cahil bu kişinin Suudi kökenli Rabıta örgütü beslemesi olduğu meydanda iken, buna hangi tarafsız bilim araştırması denilebilir!
Bilindiği gibi her sene milyarlarca petrol doları Avrupa ve Amerikaya, İslamı yaymak için, insanları satın almakta kullanılmaktadır. Hizbullahın kullandığı bir araçtan öteye gitmeyen Diyanet Işleri Türk Ýslam Birligi (DİTİB) tarafından etkinliğe alınan faaliyetler arasında Aleviler'e karşı işte bu tipten alçakça tuzaklar da yatmaktadır. Onlar, "çamur at, izi kalır" tabirinden, sapık önderleri Yavuz Sultan Selim'in uydurmasından başka bir şey olmayan o adi iftiralarını; "Kızılbaş' ve kızılbaş'ların tanımı" diye, adı geçen Alman'ın hazırladığı resmi bir kitaba da almakla bayram yapıyorlar!
Aleviler merkezi olarak örgütlenemedikleri için, İnançlarını ve kendilerini savunamadıkları için işte bu türden haksızlıklar, böylesine basit bir şekilde gerçekleşmektedir.
Aleviliğin yasak olduğu Türkiye’de Aleviler inanç faaliyetlerini gizli yapmak zorunda kalmışlardır. Kendi ana dillerinde yazılı belgeleri olmadığından yılar boyunca cem ve diğer ibadetlerinin çoğunu gizli yapmak zorunda kalmışlardır. Gizli kapalı yapılan ibadet, buna dışardan bakan tarafında her şekilde yorumlanabilir. Bu, diğer gizli inançlarda da böyle olmuştur. Aleviler, cem ayinlerinde, cem meydaninini aydinlatmak için mum yakar ve cemin bitiminde söndürürler. Ancak onlar kadin erkek eşitligi meselesini yıllar önce çözdükleri ve ibadeti de kadin erkek birlikte yaptiklari için, bunu anlama düzeyinde olmayan irtica tarafından haklarinda böyle yalanlar çıkarılmıştır.
Artniyetli imam ve hoca- müftülerin uyduruk sapıkça yalanlarına kananlar bu anlamda her zaman olmuştur ve hala da olmaktadır. İslami cehalet, 400-500 sene önce Alevileri kökten ortadan kaldırmak için, onların İslam'a ters bir inanç olduklarını (Hitler, Yahudiler'in kırımını hızlandırmak için onların insest yaptıkları yalanına sarılmadı mı!), arkasındaki kara cahil irticaya kabul ettirmek ve böylelikle kasap bıçağının kolaylıkla harekete geçmesini sağlamak isteyen ünlü sapıkların başı Yavuz Sultan Selim'in basit bir uydurmasıdır "mum söndü"... kızılbaşlar'ın kafalarına sardıkları peştemal kırmızı idi, başka bir şey değil...ve İşte bundan dolayıdır ki bizlere Kızılbaş'ta denilmektedir.
Şimdi bu sapıklara sormak gerekir; Sizin inandığınız o padişahlar kardeş katilleri değilmidir!!! Kendi kardeşini, taht ve zevk sefa için öldürenlerden hangi iyilik kardeşlik, doğru inanç ve gerçekler beklenebilir?
Peki nedir Kızılbaş felsefesi: İinsani, bütün şeylerin hem merkezine hem de en üstüne koyan Kizilbas felsefesi, kendisine atfettigi kutsallik derecesine bağli olarak bütün şeyleri de kutsamistir.

Kizilbaş Aleviligin bu kutsallik hiyerarşisi hiç kuşkusuz kutsal olmayan, bir günahlilik hiyerarşisi ile karşılanır. Kızılbaşlık'ta fuhuş derecesinde görülen bir alan vardir ki Kizilbas Alevi felsefesi işte bu alanı lanetlik bir alan olarak görür. Kızılbaşlar ahlaki anlamda bütün coğrafyada en ahlaklı toplum olarak tanınır.
İnsan eğer kendisini, hayvani istek ve arzularina gore yönlendiriyorsa, iste orada müthiş düşkünlük vardır. Işte o zaman akıl, nefsin yasasına tabi oluyor demektir ve akıl tümüyle lanetin emrine girmistir.
İşte bu felsefeye göre Mum söndü yalanlarını uyduran kardeş katili Osmanlı padişahları dünyanın en ahlaksız yarattıklarıdır. Bunlar, kardeş, anne ve baba tanımayan insanlıktan nasibini almamış katil ruhlu yarattıklardır.
Aynı şekilde bu iftiralara devam eden irtica da, amaca ulaşmak için ne kadar alçak ve ahlaksız sapık olduğunu bir kez daha, burada, Almanların kaleminden çıkmış gibi gösterilse de kendisini böylelikle ispatlamaktadır. Bu iftiralardan meddet ummak bile başlı başına bir alçaklıktır.

NOHUT

Alıntı yapılan: SivanA_SimyacI - 25.02.08/19:12


Yavuz Selim ve diğer kardeş katili sapık Osmanlın padişahları
.



geçmişine bu kadar küfreden bir millet daha yok yeryüzünde.

SivanA_SimyacI

Geçmişinle yüzleşmekten korkma,kardeş katili değilse değildir de yalan konuşan yoktur burada konuyu da başka yerlere çevirme insanların inanç ve değerlerine hakaretler savuran bir kişi olarak da bu topiği on defa oku!

NOHUT

ağzınla kuş tutsan geçmişine küfreden biri için kendimi yoracak değilim

SivanA_SimyacI

Öyle geçmiş senin olsun kardeş katilleriyle övünenlerin insanlığından da şüphe duyarım!

çark_che_kiç

bir gün bir  cafede arkadaşlarımla oturmuş muhabbet ediyorduk yan masada bir kaç  densiz alevi bir arkadaşlarının arkasından ailesindekiler hakında böyle ileri geri karalamallarda bulunuyorlardı  yok çocuk ablasıyla mum söndü yapıyor yok annesiylede yapıyor falan dedi kendimi tutamamdım  aldım sandalyeyi çocukların masasına fırlattım ortalık epey bir karıştı sandalye ve çatal kaşıklar havalarda uçuşuuyordu  onlar 5 kişi biz 3  ve iki arkadaşımda sünni mesebinden  ama onlarda benden yana oldular  tabi olayın sonucu ben nezarete onlarda  elini kolunu sallaya sallaya dışarı çıktılar ......

çark_che_kiç

bikeresinde de çalıştığım bir muhasebe şirketinde alevilerin yaptığı yemeği yemek günahmış dedi patronum sonra adama bir dünya küfür ederek çıktım işten tabi adama ben komünistim diyince rengi öyle bir attıki onu  anlatmaya dilim varmaz .....

deliçocuk

Aleviliğin yasak olduğu Türkiye’de Aleviler inanç faaliyetlerini gizli yapmak zorunda kalmışlardır.Kendi ana dillerinde yazılı belgeleri olmadığından yılar boyunca cem ve diğer ibadetlerinin çoğunu gizli yapmak zorunda kalmışlardır. (siwana simyacı)
bu başlığa yazmam heralde en kral arkadasıma ihanet olur ki bu tarihin  lanetli kişileri tarafından ortaya atılan bir iftira olduğunu düşünmemdendir... sanırım makalede gectiyi için konu ilede bağlantılı olacaktır...bi soru soracam...
alewilerin anadili mi war... hangi dil bu?

göçmen kýzý

ya nasıl insanlar bunlar,insanları karalamaktan ne zevk alıyorlar...böyle insanımsı yaratıklar olduğunu düşündükçe midem bulanıyor nasılda kirli bir dünya burası...öyle aleviler tanıyorumki sünni olup yüzüne tükürmediklerimden bile kat kat daha insan...yazık ya...nasıl insanlar olduk böyle....

Sapiens

 Bu iddia* ne kadar saçma sapansa türkiyede sadece aleviliğin yasak olduğunu iddia etmek te o kadar saçma sapan

 Böyle bir hadiseyle alakalı hiç bir müslüman iddiada bulunamaz ve böyle iftirayı yayamaz yayan müslüman değildir  bu gayet açıktır  


Alevilerin ana dili  diye bir şeyden bahsedilemez  
türk alevilerin türkçe
kürt alevilerin kürtçe
arap alevielrin arapça
zaza alevilerin zazacadır



*Mum söndü iddiası

Uyarı: Siz mesajınızı yazarken yeni bir mesaj daha gönderildi. İsterseniz gönderilen mesajı okuyun.