17.08.19/17:04

Kağıt mendil misali ilişkiler

Başlatan asya, 14.03.08/05:09

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

asya

Klasik söylemdir "insan sosyal yaratıktır" cümlesi. Evet yaşayabilmemiz için maddi ve manevi ihtiyaçlarımızın karşılanmasında öteki insanlardan yararlanır ve çeşitli ilişkiler geliştiririz onlarla. Ta ki işimiz bitene, ihtiyacımız karşılanana kadar...

Ya sonra? Sıradaki ihtiyaç ve sıradaki kişiler gelsin, eskinin hükmü bitmiştir artık... Adı bile anılmaz olur zamanla, önce yaşamımızdan, sonra belleğimizden silinip giderler.

Bazı ilişkilerde bu sona eriş olağan tabii; örneğin iş ilişkisi vardır, bitecektir haliyle.

Ama ya seçimle yaşamımıza kattığımız arkadaşlar, dostlar, sevgililer...
Bir hiç uğruna yıktığımız ya da yaşamımızdan kayıp gitmesine izin verdiğimiz nice dostluklar, arkadaşlıklar var.
Kağıt mendil değil ki, kullanıp atalım onları... "İnsan"dan ve bize verdiklerinden söz ediyoruz...

Bu kadar kısa mı olmalı onlarla ilişkilerimizin süresi?

O yoğun paylaşımların tükenişini ellerimizle mi hazırlamalıyız? Ya da seyirci mi kalmalıyız bu yok oluşa?

İlişkiye emek vermek gerekmez mi ve buna değmez mi çoğu arkadaşlıklarımız?

fikir

20.03.08/23:41 #1 Son düzenlenme: 20.03.08/23:48 fikir
Eskiden kağıt mendil yoktu; kağıt mendilin kullanılmaya başlaması ve sonrası süreç insan ilişkilerinin de çabuk bozulmasına sebep oldu. Aslında bu maddi örnekte, sorun sadece kağıt mendil değil, teknolojinin gelişmesi yanında tüketim budalalağını da getirdi. Her eşyanın kolayı bulundu. Bu kolaylıklar insanları yapay bir rehavete soktu ve tembelleştirmeye başladı.

Günlük hayatımızdaki bu kolaycılık etkisini zamanla insan ilişkilerine de bulaştırdı. Kolay ilişkiler, tembel ilişkiler, emeksiz ilişkiler sonuç olarak insanlararası güvensizliği de beraberinde getirdi. Bu güvensizlik üzerine kurulmuş ilişkilerin bozulması ve bitimi de doğal olarak kolaylaştı.

Bunların arasına girmeye çalışan emek verilmiş insan ilişkileri de hiç haketmediği derecede, bu genel kanının etkisinde kalarak, ciddi sıkıntılar yaşamak zorunda kalıyorlar. Çünkü zihinlerde kolaycılık, ceplerde, çantalarda kağıt mendil var. Onun etkisi altındayız.

Atın bütün kağıt mendillerinizi, koyun cebinize mis gibi kokan ütülenmiş bez mendillerinizi, emin olun bunun yaşama bakışınıza, ruhunuza katkısı olacaktır. İsterse buruş buruş olsun, ama bez mendil olsun...

Bez mendiller kolay yırtılmaz, hele yar'da geldiyse...

fikir

Kağıt mendildi, bez mendildi derken şöyle bir dışarı çıkıp, çevreyi arz-ı endam edeyim dedim.

Gezeriken bir anarşist mahallesinde bir de ne göreyim, asya'nın konu başlığı için yazdığı yazı aynen bir köşeye kurulmuş, çalım ata ata oturmaz mı? Hem de yazıyı ilgili forumun yöneticisi "yazmış" altında da methiyeler.

Ateşi çaldıklarını söylerlerdi de, emek verilerek yazılmış bir yazıyı kaynak göstermeden çalıp kendi yazısı gibi koymalarını da öğrenmiş olduk.

Şimdi gelinde "anlı şanlı" sembollerin arkasına sığınanlara güvenin...
Alın size kağıt mendil misalı, sanal dünya ilişkileri...

Bu arada, asya'yı da kıskandığımı belirtmek isterim...

http://www.ateshirsizi.org/showthread.php?p=7167#post7167

fikir

Bu arada, linkteki ilgili "yazı"nın yayımlanış tarihi, 21 Mart'dır. Yani asya'nın yazısının yayımlanışından tam bir hafta sonra...

güneþinkýzý

Umarım bu çalıntı vesile olur da iyice sindirirler ne denilmek istendiğini,,,

asya

Sevgili Fikir, her zamanki duyarlılığınla yazıma güzel anlatımınla sahip çıkman beni sevindirdi.

Böylece "çalıntı" olaylarının sanal ortamda yaygınlığını bir kez daha göstermiş oldun.

Gönül isterdi ki, çalıntı yapan onlar, yapılan biz olalım; ama ne yazık ki bizim de elimiz temiz değil.

Teşekkürler sevgili arkadaşım.

Ruler of the Ruins

Öte yandan, yabancılaşınca uzaklaşmak gerekir,
Ki yabancılaşan insan ister istemez uzaklaşacaktır, cesaretten bir nebze nasibini aldıysa..

Güzel şeylere yakışan o coşkulu sonlar değil de belki, ağırbaşlı gidişler, gitmemiş gibi dönüşler - insanların bize verebilecekleri değil de kendimize iyi baktığımız halde bu süreçte, onlara hesapsız verebileceklerimiz değer kazanır yıllanmış ilişkilerde.

Hem yoğun paylaşımlar öyle çabuk unutulmaz, bir vefa gösterisine mi ihtiyacımız var? Paylaşımların ve sevginin anlamı tüketilmemeli zoraki davranışlarla, ağırbaşlı gidişler ve gitmemiş gibi dönüşler gereginde bu yüzdendir zaten, bazen de langır lungur yürüyebilmeliyiz "kırılgan olmayan şeyler kırılmaz" diyerekten, adımlarımızdan korkmadan..

İçimizdekilerin değeri varsa hakkını bulacaktır yani bence, bişeyler verebilme telaşemizde
Ve bence içimizden gelmeyenler konusunda hatayı kabul etmemeliyiz :)

samanyolu

Alıntı yapılan: asya - 14.03.08/05:09
...



İlişkiye emek vermek gerekmez mi ve buna değmez mi çoğu arkadaşlıklarımız?


Alıntı yapılan: Ruler of the Ruins - 22.03.08/02:11
İçimizdekilerin değeri varsa hakkını bulacaktır yani bence, bişeyler verebilme telaşemizde



bencede içinde bir değer varsa o değeri arayıp bulmak istersin.Ama tabiki bu değeri bulana kadar da kimseyi mendil gibi kullanmadan ve kullandırmadan.Emek herşeyde...Emeksiz karnın bile doymaz.
fikir o yazının alıntısı nasıl denk gelmiş .isabet olmuş.

Hades

zaman insanlarla, kağıt mendilden beter bir ilişki kurarken, insanların birbirleriyle kağıt mendil misali ilişki kurması çok mu?

saçma bir önerme evet, ben söylemedim zaten.. :P

eczacý

Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri.

Boynu bükük duruyorsam eğer 
İçimden öyle geldiği için değil 
Ama hiç değil 

ne alaka diyebilirsiniz ama içimden öyle geldi..


samanyolu

mendil neden kanar
gönül kanar dindirmek ister kanı
dindirmek istediği, mendil daha çok kanatır
Tekrar dener bir dindiren mendil olurmu diye
Bu böyle kısır döngü devam eder
Ne hale gelinir!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!
Sende, kanayanları dindirmeyen bir mendile mi?!
Ne kadar hazin bir son
Dinsin artık bu kanlar
Bu yeryüzü hep aynı
Değiştiren insanlar
Nerde peki bu insanlar
Duygular hep okşanmaktan,sevilmekten yana
Kan nerde yer alıyor peki yüreklerde?
Değişsin artık ne değişecekse bu devranda

güneþinkýzý

Alıntı yapılan: Ruler of the Ruins - 22.03.08/02:11
Öte yandan, yabancılaşınca uzaklaşmak gerekir,
Ki yabancılaşan insan ister istemez uzaklaşacaktır, cesaretten bir nebze nasibini aldıysa..

Güzel şeylere yakışan o coşkulu sonlar değil de belki, ağırbaşlı gidişler, gitmemiş gibi dönüşler - insanların bize verebilecekleri değil de kendimize iyi baktığımız halde bu süreçte, onlara hesapsız verebileceklerimiz değer kazanır yıllanmış ilişkilerde.

Hem yoğun paylaşımlar öyle çabuk unutulmaz, bir vefa gösterisine mi ihtiyacımız var? Paylaşımların ve sevginin anlamı tüketilmemeli zoraki davranışlarla, ağırbaşlı gidişler ve gitmemiş gibi dönüşler gereginde bu yüzdendir zaten, bazen de langır lungur yürüyebilmeliyiz "kırılgan olmayan şeyler kırılmaz" diyerekten, adımlarımızdan korkmadan..

İçimizdekilerin değeri varsa hakkını bulacaktır yani bence, bişeyler verebilme telaşemizde
Ve bence içimizden gelmeyenler konusunda hatayı kabul etmemeliyiz :)


Çok güzel dile getirmişsin "sevgili ruler" teşekkürler,,, :)

*****
dünya tatsızlığı kristalleşirken kimyasal bir çözeltide,
hiç bir şeyi çözemezsin...
bileklerini de kesemezsin
anti-maddeye kaçmak istersin sadece
bazen ama bir insanla bir şey olur
kısa süren bir şey
iki geyiğin sıçrayıp havada öpüşmesi gibi
bazı insanlarla yıllarca görüşsen de bir şey olmaz.
Lale Müldür

Bir ilişkiyi sadece zamanla ve verilen emekle de sınırlandıramayız,,,kesif; bir bardak şekerli su misali olabilir bu,,,tadı asla unutulmaz,,,

samanyolu

arılarda mutlaka tatlı çiçeklere konarlar.Bir çiçekten diğerine, rengarenk ve birbirinden güzel kokular saçan çiçeklere.Ama çiçeğin o hale gelebilmesi için emek gerekir yine ekilmesinden, canlı kalabilmesine kadar.Bakıldığında renk renk açar, bakılmadığında kurur bir köşede.Tat vermesi için tat katmak gerek, katabildiğin tat kadar, kağıt mendil bir bez mendil haline gelir.

gobilibozo

Ah  materyalizm bitirdin duygularımızı,
çaldın büyük sevdalarımızı
pıt pıt yürek atışlarımızı
merhem istemediğimiz derin yaralarımızı
bir ömre sığan tek sevdamızı...



Hades

ilişkilerin iletişmle doğru orantıda olduğu inancındayımdır vesselam; hızlanan iletişimle birlikte ilişkiler de daha hızlı yaşanmaya başladı.

fikir

Alıntı yapılan: Hades - 25.03.08/23:55
ilişkilerin iletişmle doğru orantıda olduğu inancındayımdır vesselam; hızlanan iletişimle birlikte ilişkiler de daha hızlı yaşanmaya başladı.


Sıralama yapacak olursak, hangi iletişim yöntemleri ilişkiye ne oranda katkı sağlar...

Yüzyüze, telefon, msn, mektup, duman vs...

güneþinkýzý

İlişkiye katkı sağlayan, insanların iletişim yöntemlerini kullanabilme yetenekleridir,,,

fikir

... ve kağıt mendiller, her geçen gün daha değer kazanıyor... dün, bugün nerede olacağımızı bilemediğimiz gibi, akşam nerede olacağımız da belli değil... veya dün dost görünen bugün bambaşka bir yerde olabiliyor...

kağıt mendiller...

güneþinkýzý

Kendimizin nasıl bir mendil olduğuyla, daha çok ilgilenmeliyiz,,diye düşünüyorum.

zeynep_r

herşey özünden hissedilirse yaşanmalı ..bunu günübirlik ilişki haline getiren insanlar görünürde kısa mutluluklar yaşasada karmaşalarının ergeç onlarını bulacağını düşünüyorum ..hissedersen gelirsin..hissedersen çekeR gidersin..ve zaman  samimi yaşanan her duygunun ,anın altını çizip bizi gülümsetir ( yaşananlar acıda olsa ) hakkını vererek yaşamadır bu çünkü..ve bunu herkes başaramaz ..

davar çobaný

valla benim bi tane yağlığım var. yıkayıp yıkayıp kullanıyorum. kar gibin mubarek hiç eskimedi.

terimide silerim, burnumuda. hatta kanımı bile. kağıtlara muğutlara aldanman.

kiya

menim ipek yağlığım var, görmeye gelin, gözel, görmeye gelin
gözellere men satıram, almağa gelin, gözel, almağa gelin

asya

Alıntı yapılan: davar çobanı - 15.08.08/20:56
valla benim bi tane yağlığım var. yıkayıp yıkayıp kullanıyorum. kar gibin mubarek hiç eskimedi.

terimide silerim, burnumuda. hatta kanımı bile. kağıtlara muğutlara aldanman.


bu demek oluyor ki, ilişkilerinde de insanları tepe tepe kullanıyor musun çoban? :P

tabii buradaki "kullanma" mecazi anlamda. ilişkilerinin uzun soluklu olduğu sonucuna mı varmalıyız?

davar çobaný

asyanın kızı çok yaşayasın emi. işte bu dağlı çobanın dili bu kadar dönüyü.
valla eyle demek istemedim, senin dediğin gibi demek istedim.

aha bak bizim oralarda neyi nasıl anlarlar...

yağlık çaputtandır, dayanaklıdır yani
yıkamak, kalbin temizliğidir
kullanmak, yaşamaktır
kar gibin olması, hepsinin birlikte gözelliğidir.

her işe kullanılmasıysa, her derde deva olmasıdır.

yaa işte beyle asyanın kızı. şeherliler kağıt muğutlarla uğraşmasınlar.