19.08.19/18:41

Düşlerin Yorumu I'den bir paragraf

Başlatan Çeben, 09.02.05/09:13

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

buz

Uyanıkken yeternice uyanık olamayan zihin rüya aracılığıyla kendini açığa çıkarıyorsa neden uyanıyor ki... :unsure:  

buz

Şunu düşünüyorum bazen,belki de kurduğumuz hayat bize çok yalan söyletiyor kendimize karşı.Bu yüzden hep rüyaların kapalı dili aracılığıyla kendimizi ifade edebiliyoruz sadece.

Dilimiz düğüm olmuş.

mens cogitans

Aslında dolaştığın hapishanede günlük yaşantın - giydiklerin , sürdürdüklerin , inanışların alanında - ve sadece çırılçıplak avluda bi tur atmak olabilir düş ; kendini kopuk bir biçimde belli eder  , Marcel Proust dan bi paragraf gibi nezleli bi ses sana tüm geçmişinle hesabın yolunu açar ..
Rüya erdemlidir ve özgürdür . :islik:  :w00t:  

buz

:specool:

Rüya insanın tutucu benliğini delen çılgınca bir isyandır.  

mens cogitans

ilk insanlar bu erdemi tatmış olmalılar  ;)  

buz

Mesela birine seni seviyorum demekten daha akıllıcası ona onla ilgili rüyanı anlatmaktır.Çünkü rüyalarında bir tek kravat takamadığın için ne varsa itiraf ediyorsun zaten. :)

Çeben

Bir saniye bırakmaya gelmiyor anında edebiyata başlamışsınız he :)... Bilimsel bakalım hadiseye arkadaşlar edebiyatın yararı yok :P

" Ortaokulda tüm öğrenimimiz boyunca aynı sınıfta olduğum bir arkadaşımın gördüğü küçük bir sahneyi yorumlamaya - herhangi bi çözümleme olmaksızın sadece tahminle - cesaret etmiştim birgün küçük bir dinleyici grubu önünde düşlerin istek doyurmalar olduğu düşüncesi hakkında verdiğim bir konferansı dinledi. eve gitti ve tüm davalarını yitirdiğini düşünde gördü ( avukattı ) ve sonra beni bu konuyla ilgili sorguya çekti. Ona herşey bir yana insanın tüm davalarını kazanamayacağını söyleyerek konuyu geçiştirdim. Ama kendi kendime şöyle düşündüm : " Tam sekiz yıl boyunca sen sınıf birincisi olarak ön sırada oturur , o da ortalarda bir yerlerde sürünürken senin günün birinde tümden sınıfta kalman yolunda okul günlerinden kalma bir arzuyu beslememesi çok zor olurdu."  

cananca

üniversitedeydim...
yurtta sekiz kişilik odada kalıyorum...rüyamda karşı kolidordaki bir odanın kapısı önündeyim...kızın biri yarı uyanık bana bakıyor..ben elimde yarım ekmek..kıza aldım diyorum.kız bir anda ayaklanıp...-hırsız bu..ekmeği çaldı diye bağırmaya başlıyor...bağırarak uyanmışım...
kızlara anlattım...gülüştük  sonra...
ertesi gün (bu gerçek olandır yani rüya değil...)telefonlarımızı ya aşagıdaki şarja takardık kilitli dolaplara yada kolidora takıp başlarında beklerdk...
ama kolidorda 3 kız vardı zaten..bende taktım..teli bıraktım dışarı fırladım..nasıl olsa burda olmadığımı  farketmezler diye..
2 saat sonra geldiğimde tel. yoktu..evet..çalınmıştı..yurdu birbirine kattım...başında bekleyen kızların odası tek tek arandı ama tel bulunamadı..
sonrası odaya geldik..teselli alıyordum kızlardan..birden rüyam geldi bir arkadaşımın aklına...
bak rüyanda çalmıştın ama gerçekte çalndı tel.in dedi...
daldım..o anda aklıma rüyamdaki oda geldi...odayı net hatırlıyordum..oda numarasınıda...
kızlardan biri o odada kalıyordu..ısrarcıydımm...rüyamdaki kız değildi o odada kalan ama telin başında bekleyen kız ordaydı...
...
kızı araştırdım hakkında bilgi edindim biraz...
adanalı bir ailenin kızı..baba kör..anne temizliğe giden bir bayan...ama kolundaki saate babamın maaşı yetmez o zamanlar..
gece 3..
kızı uyandırdım...etüt odasına gittik ve konuşmaya başladık..aramızda sır olarak kalacaktı bütün konuştuklarımız..itiraf etti çaldıgını...ağladı..ben ağladım...
ağladık...
sonuç olarak ben tel imi ertesi gün geri aldım..aramızda sır olarak kaldı hep ama asıl rüyamdaki sırrı kimse çözemedi...