17.07.19/06:38

Modernleşme Arzusu

Başlatan buz, 09.03.05/20:06

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

buz

Toplumun modernleşmesi deyimi çok sık kullanılan ve sanırım kullana kullana büyülü bir etki yaratacağına inanılan kavramlardan biri..

Modernleşmeden ne kastettiğini bilmeyen bir çok kişinin puslu düşü olduğu için belki toplum çoğunlukla arada kalmışlığın sıkıntısını sosyal hayatına yansıtıyor.

Modern toplum ne demek olaiblir...modernleşme nasıl sağlanır...Sabit bir kavram mıdır..

deniz

modern çağ 19. ve 20. yüzyıllar boyunca süregiden ve şu an son demlerini yaşayan bir  tarih dönemidir.

bilim, siyaset ve kültür tarafından beslenir.

temelleri rönesans ve reform süreçleri sonralarında atılmıştır.

modernlik kavramların içlerini boşaltır ve kullanılabilir olduğu müddetçe yaşamasına müsade eder.

tek tiplilik, faşizm, güçten yana olmak, materyalizm-idealizm evliliği, kapitalizm, globalleşme vs. gibi özellikleri vardır.

ii bişeyy değildir :P


buz

Modernleşme kılıcı öyle bir toplumsal salaklığın üzerinde eser kişiler ona dönüşmek için tıknefes olurken ,kavramı onlara karşı kullanan asla içeriğini bilmez.Hep sonraki bir durak gösterilerek kitle asıl hedeflenen noktaya azar azar çekilmeye çalışılır.

Toplum aydınlaşmaz,birey zihnini açar bu da toplumuna -iyi ve ya kötü- yansır.

psyche

modernizm bugun cok fazla kullanilan, ne yazik ki agizlarda sakiz olmus bir terim...

bence modernizm deyince 3 seyi anlamaliyiz bugun

1) Ikinci aydinlanma dalgasi diyebilecegimiz, 19. yy ortalarinda kultur tarihinde, ve daha ziyade bilim ve sanat ile ilgili olan degisimleri ifade eden terimdir.
Sanatsal ve dusuncesel anlamda modernizm realizme bir karsi tepki olarak ortaya cikti...  Bu donemde ortaya cikan pek cok farkli akim "modernizm" catisi altinda toplandi, bu akimlarin icinde naturalizm, futurizm, surrealizm vs. gibi akimlar yer almaktadir. Sanatcilar modern sanati insanin icine dustugu yalnizlik kuyusunun bir yansimasi olarak ele almaktadir, bugun. Surekli yeni arayislar pesinde, doyumsuz ve heterojen oldugu kadarda homojen, yani fazlasiyla dengesiz bir toplum yaratilmistir, ve bununla ayni celiskilere sahip de bir sanat ve bilim dunyasi.

2) Ortada bir tane modernizm yoktur. Modernizm farkli formlarda, yapilarda surekli tekrar eden bir degisim furyasidir. Modernizm etimolojik acidan latince, modernus sozcugunmdden turemistir, bu sozcuk ilk yuzyillarda paganizmi, putperestligi yani dinsizligi reddetmek icin kullanilmistir. Buradan da anlayacagimiz gibi, "yeni ve daha kararli degisim" gibi bir manasi vardir. Ne yazik ki daha sonraki caglarda bu kavram cok fazla genisletilmistir. Batili ronesans dusunurleri modern olani "bati" toplumu yapmis, bati toplumu disindaki herseyi ise "primitif" olarak algilamis, ve bu terimi boyle bir manada kullanmistir. Terim aydinlanma cagindan bugune kadar surekli ayni yonde ama anlami giderek daha fazla genelleserek gunumuz literaturunun en ilgi cekici kelimelerinden biri olmustur. Sonuc olarak, manasinin ilerleyis yonune bakarsak (ronesanstan bu yana ki), modernizm bati medeniyetinin ve toplumlarinin ozelliklerini, vasiflarini ve her cagda yasadiklari degisimleri anlatmak icin kullanilan bir terim haline gelmistir. Ondokuzuncu yuzyildan beri "modern toplum = o cagin bati toplumu, modernizm = batinin gecirdigi evreler"..

3) En basit, en cok kullanilan anlamiyla... "modernlesme bir toplumun bilim ve teknoloji yonunden farklilasmasi ve daha komplike bir yapiya ulasmasi surecidir, donemidir" buna kisaca "cagdaslasma" diyebiliriz sanirim..

Iste bu 3 manadan dolayi bence bugun "modernizm" demeden once iki kez dusunmeli insan.. kastedilen belki de en onemli manasi olan 2 numarali mana mi oldugu yoksa cok masum ve basit olan 3 numarali mi oldugu cogu zaman anlasilamayabilir..


tereddüt

Modernleşme arzusu bir bakıma emperyalleşme, kapitalizmin çekirdek ülkelerinden olma arzusudur. Japonya ve Türkiye zamanında buna yatırım yapmış ve çok büyük getiriler elde etmiştir.Dünyanın geri kalanı ise modernleşmeden büyük ölçüde nefret etmiştir.Modernleşme arzusu işte, hayvanlıktan kalma bir istek.Cakalı atlar, fiyakalı sözler...

eylül

bence buna modernleşme arzusu değil de modernleşme zorunluluğu desek daha doğru olacak :)

tereddüt

Neden zorunluluk?. Normal olan modernleşmeye tepkidir. İnsan her zaman kendinden olanı ve eskiyi sever.Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar halkın sözü, aynen şu yok olan samuraylara saygı gibi.Ama işte baştaki birileri karar veriyor, modernleşmeli diye.
Modern gelince ona kucağını açmadı diğer ülkeler. Ama tepkileride onlara modern karşısında yeni yollar açtı.

ZeRDuShT

modernleşme arzusu
kimilerinin yeni silahlarla saldırma gayreti

torq

NEVVAL SEVİNDİ / Kahire'de modernizm
      
Üstünde yirmi ada bulunan kilometrelerce uzanan uygarlıklar nehri Nil, sessiz sedasız akıyor. Kıyısında lüks oteller gece pırıl pırıl yanıyor. Gecenin içinde görkemli bir kendine güvenle göz kırpan Kahire'deyiz.
'İslam Batı ve Modernleşme' konulu 12. Abant Toplantısı için El Ehram binasındayız. Mısır'ın en eski gazetesi olan El Ehram'la birlikte gerçekleştirilen toplantı ilk kez Arap ve Türk aydınları bir araya getirdi. Mısır ve Türkiye modernleşmesinin benzer ve benzemez yanlarını tartıştık.

Yüzde 88'i Müslüman olan Mısır, modernleşme sürecini Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan başlatıyor. 200 yıllık modernleşme sürecinin başlangıç noktası olan Osmanlı yönetiminin sağlık konusunda yaptığı hijyen çalışmalarına bile 'Allah'ın işine karışılıyor' diye kızıldığı anlatıldı. Bence ana sorun Mısır, Türkiye'yi sadece Batı basını üzerinden öğreniyor. PKK'yı bir parti, terörle yapılan mücadeleyi de Filistin savaşına benzeten yaygın anlayış Türkiye'nin Mısır'ı çok ihmal ettiğinin de göstergesi.

Abant Platformu Başkanı Mete Tunçay'ın açış konuşmasında, uzun sakalıyla İslami bir görüntüde olsa da mümin olmadığını vurgulaması, bizim bağımsız aydın tavrımızı açıklayıcıydı. Platformun özgür yapısının altını çizdi. Birbirimize karşı yerleşik yargıların üzerinden baktığımız konusunda hemfikir olduk. Birbirimizin dilini öğrenip bir an önce birinci elden karşılaşmamız gerektiği aşikâr. Batılı formda görünen Abdülmümin Said ise İslam ve Batı konusunda işbirliği yapmamız gerektiğine değindi. Anayasadaki 2. maddenin din-devlet ilişkisini düzenlemesinde sorunlar yaşadıklarını dinledik. "Türkiye örnek bir deneyime sahip ve onun AB sürecinden heyecan duyuyoruz." dedi. "Tüm alanlarda Türkiye'nin gelişmesi bizim için değerlidir" vurgusu önemliydi. Türkolojilere yoğun bir ilgi var. Yeni ekonomik ilişkiler ve yatırımlar Türkçeye ilgide patlama yaratmış. Pratik alanda adımlar atılırsa çok içten bir ilginin Türkiye'yi beklediği tartışmasız.

Mısır, modernleşme tecrübesini başarısız diye niteleyen Vahid Abdülmecid, sentez gerçekleştirememiş olmaktan şikayetçiydi. Kültürün, zihniyetin modernleşmediğini; sadece binaların modernleştiğini söyledi. "Okul binası yapılır, bu modern binada, nasıl eğitim verileceği düşünülmez." diye şikayetçi oldu. Bu durumda sembollerin önem kazandığı aşikardır. Her iki ülke de semboller, simgeler konusunda tutucu bence. Semboller her zaman modernizme direniş sağlar.

Particilik ve aşiret düzeninin modernliğe direndiği vurgulanan toplantıda, başka bir direniş noktası vardı: Kadın. Ne iki günlük toplantıda konuşmacı kadın vardı ne de kadınla modernizmi, Batı'yı, İslam'ı ilişkilendiren oldu. Yani kadının adı yoktu kısacası. Bütün dirençlerin odak noktası olan kadın meselesine bu duyarsızlık nasıl anlaşılmalı? Bütün erkeklerin farklı ideoloji ve kültürlerde olsalar da kadına ikincil bakışta ortak duygu ve yargıları demek yeterli mi acaba? Bu körlük, teori üretilmesini engellediği gibi pratik uygulamaların önünde de en büyük engel.

Ortadoğu'da veya Mısır'da bana söylenen Türkiye'nin büyük devlet olduğu. Ancak Türkiye'den gelenlerin bunun tersini genelde iddia etmesi Türkiye'deki modelle ilişki kurmada zaafları olması özgün modern sentezin yapılmasını engellemektedir. Mısırlı bir aydının söyledikleri çok önemliydi: Dedelerimiz 1200 yıldır bir arada yaşıyor. Mısır'da kimin kanına baksan mutlaka Türk kanı bulursun. Hangi Türk evine baksan bir Arap unsur bulursun. Bu yakın tarihi kültürel verileri bugünün politik ışığında değerlendirmenin şart olduğunu düşünüyorum. Arap aydınlarla kucaklaşmaya, birbirimizi anlamaya ihtiyacımız var. Kadın sorunlarının ortak yönleri açısından bu konuda ciddi çalışmaları, iletişimi artırmamız şart. Kadın sivil toplum kuruluşları bir an önce Mısırlı ve Arap kadınlarla bir araya gelmelidir. Sıvasız kerpiç binaların üzerinde uzanan filizlerle yükselen katlarda asılı çamaşırlar rüzgârda salınıyor.
27 Şubat 2007, Salı  http://www.zaman.com.tr

swarthy

modernizm kuralcıdır,düzen gerketirir,materyalisttir,deterministtir,... iyi bişey değildir yani:d yaşasın postmodernizm

kinowa

Walla yukarda yazılan izm'ler, ist'lerin detay açılımını bilmem ama modernleşmeyi bir bumerangı atıp tekrar size geri dönmesi gibi nitelendirebilirim.
Modernleşme adına bugün atıp tutanlar yarın buna karşı çıkıyor... tarihte buna şahittir :) 

cosinus78

Modernizm diğer bazı kavramlar gibi farklı ifadelerde de kullanılıyor. Aslı 19. yy da edebiyat, sanat, gündelik hayat alanlarında yaşanılanları red edip farklı bir perspektif sunmuştur. Bunu özümseyenler modern, özümsemyenler de modern olmayan gibi tanımlamalar kaçınılmaz olmuş.

günümüzde modrn ile çağdaşa kavramları sık sık aynı anlamda kullanılır.