17.08.19/17:06

Kürt Tarihi ve Uygarlığı

Başlatan fikir, 15.06.08/19:45

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fikir

15.06.08/19:45 Son düzenlenme: 15.06.08/19:58 fikir
“Ehli olmayana güzelliği göstermek zulümdür.” Kürt Düşünürü Suhreverdi (Ölümü, 1191)

İki halkın birbirini sevmeleri birbirlerini tanımalarına bağlıdır.

Kürt Tarihi araştırmacısı Cemşid Bender, ilk baskısı 1991 yılında yayımlanan bu kitabının önsözünde şunları yazmış:

“Kürtler... Anadolu'nun en eski halkı. Yaşı bilinmeyecek kadar eski. Yaşadıkları yer, Anadolu. Dışarıdan bu yerlere çıkıp gelmiş bir topluluk değil. 1980’den sonra ülkede yapılan arkeolojik kazılar bu gerçeği kesin bir şekilde kanıtladı. Bu insanlar günümüzde dört ayrı coğrafyanın içinde kalan Yukarı Mezopotamya’nın baş yastığı Zağros’un evlatları. Uygarlık ve kültür alanlarındaki önemli buluşlarıyla insanlığı ayağa kaldıran, yürüten bir halk.

Dünyanın her köşesinde halklar yaşadı. Ama Mezopotamya'nın, Zağros'un ayrıcalağı var. Yazının keşfedildiği yer burası. Atın ilk ehlileştirildiği, ilk tekerleğin döndüğü, gökyüzüne ilkel teleskopun doğrulduğu, ilk destanın söylendiği, ilk şiirin yazıldığı, Tanrı ve Tanrıçaların beğenip seçip ayaklarını bastıkları, aile hayatına karışıp çoluk çocuk sahibi oldukları –dahası var- aritmetik, tıp, ticaret, dış ilişkiler, diplomasi, barış antlaşmaları, ilk türküler, ilk yontular, ilk mutfağın, tiyatronun yaratılması için kucağını açmış bir yöre... İşte bunların hepsinde Kürt halkının alın teri var... Her şeyin ilki olmak kolay mı?

Biz, binlerce yıllık uygarlığın üzerine atılan ölü topraklarını kaldırmak, gerçekleri gün ışığına çıkarmak için bu kitabı yazdık. En iyisini yaptığımızı savlamıyoruz. Ama bugüne kadar yapılmayanı yapmakta az şey değil.

Kürtlerin kültür alanında ortaya koyduklarının bilinmesi, Türkler ve Kürtlerin arasındaki sevgi, saygı ve kardeşliği daha da pekştirecektir. Bizim inancımız budur. İki halkın birbirini sevmeleri birbirlerini tanımalarına bağlıdır. “Sevelim, sevilelim” sözü kimliklerin saptanması ve eşitlikle sağlanır. İki halktan birinin yok sayılması çare değildir. Gerçek o ki, iki halkın arasında hiç bir zaman düşmanlık olmadı. tarih boyu kader birliği ettikleri pek çok konu var. Yönetimlerin yaratmak istedikleri düşmanlıklar hiç bir sonuç vermeyecektir.
...”

Kitapta araştırma inceleme konusu olmuş başlıklardan bazıları şunlardır:

- Arkeolojik Veriler Işığında Antikçağda Kürtler
- Neolotik Çağda İnsan, İl Kez Zağros’ta Tarımcılığa Başladı
- Tarihte Kürt Halkının Yeri; Kürt Guti devleti, Kassit-Kussi İmparatorluğu, Babil’in İşgali, Uygarlığa Katkıları, Kassitlerin Kürt Kökenli Olduklarını Gösteren Kanıtlar, Mitanni Devleti
- Efsaneler Dünyasında Kürtler
- Uygarlık İçinde Kürt Dili
- Kürt Uygarlığında Sanat Etkinlikleri
- Anadolu Kültürlerinde Kürt İzleri
- Zerdüşt Dini ve Kürtler
- Bir Kürt İnancı Yezidiler
- Kürt Uygarlığında Alevilik
- Kürt Uygarlığında Bayram ve Şölenler
- Newroz Bayramı
- Kürtlerde At Kültürü
- Kürtlerin Uygarlığa Katkıları

Çok geniş bir kaynakça ve belgeden yararlanılarak hazırlanmış olan kitap, hâlâ tartışma konusu olan bir çok olaya da ışık tutar nitelikte.

Kürt Tarihi ve Uygarlığı / Cemşid Bender / Kaynak Yayınları

ulgnil

zaten önyargısız iki toplum da birbirini tanımaya ve anlamaya çalışırsa sorun kalmayacağı inancındayım ben de fikir.
öyle çok şey içiçe girmiş durumdaki biz bilemesek de.ve öyle çok kaynaşmışız ki birbirimize.

ben diyarbakır'dayken öğrencilerim bizim kullandığımız "alkışlamak" yerine "alkış çalmak "kelime grubunu kullanırlardı.yarum derdim değil yanlış yapıyorsunuz aslı"alkışlamaktır"yok illa onlar "alkış çalarlardı her alkışlanacak duruma.

yaz tatilinde ezel akay ın "YARGU"adlı kitabını okudum ve orada "çepik çalmak"diye bir kullanım var.aradım diyarbakır daki arkadaşları ,dediler biz aslında böyle kullanırız.çocuklar utandıklarından sana diyememişler.

bakın biz de yüzyıllar öncesinde çepik çalıyoruz onlar da,ama onlar buna sahip çıkıyorlar hala kullanmaya devam ediyorlar oysa biz daha moderni olan alkışlamak tabirini kullanıyoruz.ve diyoruz ki "siz bir şey bilmiyorsunuz,doğru olanıu bu"halbuki öyle değil...

neyse
ortak bir kültürün mirasçılarıyız aslında.
hepimiz bir bütünüz yani

asya

Fikir ne iyi ettin de bu kitabın tanıtımını yaptın, sağolasın. Yararlanacağım bir kaynak bu. Hatta bana vermek üzere hazır etsen iyi olur. ;)

Evet ben de o ölü toprağının hepimizin üstünden atılmasını diliyorum ama çok da umutlu olduğumu söyleyemem.

Baksanıza Ulgnil'in anlattığına. Öğretmeninden utandığı için yerel dilindeki "çepik" sözcüğünü kullanamayan bir çocuğun ait olduğu bastırılmış bir kültürden, sindirilmeye çalışılmış bir halktan söz ediyoruz.

Hala kaşıkla verdiklerimizi kepçeyle almaya çalışıyoruz.
Onların haklarını tanımayı bile bir "ihsan", bir "lütuf" sayıyoruz.
Umudun yeşermesi için bile yapılması gereken çok fazla şey var.

Kürt halkını, kültürünü, tarihini ve dilini tanımaya çalışmak en azından bir iyi niyet göstergesi ve başlangıç olabilmeli.

cosinus78

Fikir, emeğin için teşekkürler.

Cemşid Bender son zamanlarda çok göz önünde olmasada Kürt tarihine önemli katkılar olan bir isim. 9 Nisan 2008 de onu kaybettik.

fikir

15.06.08/22:44 #4 Son düzenlenme: 15.06.08/23:27 fikir
Asya, bu kaçıncı kitap benden aldığın, kütüphane yaptın. :(

Çaylarda birikti birikti ırmak oldu, ne zaman ısmarlayacan.  :)

Yine de gönlüm razı olmadı, kitabı verecem. Ama bu sefer çaylar masaya gelmeden, hiç olmaz. :2funny:

İşin şakası bir tarafa, çünkü Asya kitaplara çok hassastır, hele emanetse. :)

Kitap gerçekten iyi bir çalışma. Politikacıların kaygılarından uzak, kaynaklarını derinlemesine araştırmış yazar. Ve kitabın her yerinde, ortak kültürde ve birliğe vurgu yapıyor. Cemşid Hoca'nın bunun dışında da bir kaç kitabı var. İleride tanıtacağım.
Cosinüs duymamıştım çok üzüldüm.

conan

            Kürtler, Ortadoğu’nun en eski halklarından olup Toros dağlarından Zagros dağlarına kadar uzanan coğrafyada yaşayan ve Hint-avrupa dil grubuna ait bir dil konuşan halkdır. Yaşadıkları coğrafyanın adı tarihsel olarak Kürdistandır, başka bir tanımla ise kuzey Mezopotamya da denilebilir. Tarihi kaynaklar Kürtlerin tarihini 5000 yıl geriye götürmektedir.
     “Kürt” isminin kaynağı tarihsel olarak çok eskilere dayanmaktadır. Bazı araştırmacılara göre Kürt teriminin temelinde KUR kelimesi yatmakta olup Sümer kökenlidir. Sümerce'de KUR, dağ demektir. Tİ eki aidiyeti ifade eder. Böylelikle KURTİ kelimesi dağın halkı anlamına gelmektedir. Bu ismin geçmişi M.Ö. 3000'lere kadar dayanmaktadır. Kürdistan coğrafyası bilindiği gibi dağlık bir bölgedir. O çağlarda insanlara coğrafyalarıyla veya yaşam tarzlarıyla bağlantılı adlar verilirdi. Kürtlerinde işte bu dağlık coğrafyada binlerce yıldır yaşamasından dolayı bu adı almış oldukları ileri sürülmektedir. Sümercedeki KURTİ adı, Greklerede 2200 yıl önce Kurdienne (Kürt memleketi) diye geçmiştir.