23.05.19/07:09

Gelişmemiş ülkelerde ulusal başarıların halka etkileri

Başlatan fikir, 21.06.08/08:39

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

fikir

Bence o dış etkenler, halkın karekteristlik yapısıyla, pompalanacak eğilimlerin örtüşmesi için, kamuoyu araştırrmaları, uzman görüşlerden yararlanmayı, stratejik zamanlamalar yapabilmeyi, öngörülen alternatife alternatif eğilimler belirlemeyi daha özeti, toplumu bir amleliyat masasındaki hasta olarak görüp, yapmak istediğini yapabilecek kadar bilimsel çalıştıklarını düşünüyorum.

Bunun sadece bu tür sosyal ve kültürel sorunlarla ilgili değil, sistemin devam edebilmesi için, siyasi ve ekonomik sorunlar başta olmak üzere bir çok alanda yapıldığını düşünüyorum.

Milyarlarca dolarlar harcanarak medya ve altyapısı oluşturularak bu alanda bilinçli olarak faaliyet yürütüldüğünü düşünüyorum.

Niçin yapılıyor?

Çünkü sosyal, kültürel ve ekonomik alanda geri kalmış toplumların uyanışı kadar büyük bir tehlike yoktur. Bu tehlike sadec ilgili ülkenin, sistem yöneticileri için değil, dünyayı yöneten sistem içinde büyük tehlikedir.

Uyandarılmamalılar; bunun için yapılacak her şeye değer, diye düşünüyorlar...

nisan

Ilk paragrafinda bahsettigin bilimsel calismalarin ben ulke genelinde degil, ulkenin belli baslica bolumlerinde yapildigini dusunuyorum.

Eger dedigin gibi yapilmis olsaydi, bugun assolist dedigin bir adamin insaat ustaligindan gelmemesi gerekirdi.(Bunu asagilamak veya ayiplamak adina soylemiyorum,sadece gordugum resmi degerlendiriyorum) Veya yapilmis olsaydi o adam "Urfa'da Oxford vardi da gitmedik mi?" diye kendini savunamazdi.

Sistem tabi ki gitmek zorunda, ama sistemin gitmesi dislilerin donmesi icin sen bir yapimci olarak o halka kendinden birseyler bulacagi goruntuler, olaylar vermek zorundasin.

Bizde medyanin hakiki bir altyapisi oldugunu dusunmuyorum(gercekten isin hakkini vermek adina) cunku medyanin ilkeli ve saglam bir durusu yok bu ulkede...

Dunyayi yoneten ulkeler icin, geri kalmis ulkelerin uyanisi, bahsettigin sekilde tehlike degil bence.. Zira onlar tehlike arz ediyor damgali bircok senaryo uretebilecek guce sahipler...Ustelik bu senaryolarin bircogu soguk savas bitiminde zaten yazildi, su an sadece uygulaniyor.

Eger tehlike olsaydi, biz Windows ile tanismamis olurduk. Onlar tarafindan "oldukca iyi, gelecek vadeden bir pazar" diye anilmazdik ornegin...Veya bugun bir Mavi markali kot pantolonu, Levi's markali kottan cok daha fazla odeyerek satin almazdik yurtdisinda...Ustelik Levi's'in ozel kumasinin uretildigi fabrikanin Kayseri menseeli olmasida daha bir eglenceli hale getiriyor olayi...Global bir dunyada yasiyoruz ekmegimiz olmasa da bir pc'miz. bir cep telefonumuz var.

Ilgili ulkenin derin olmayan sig sistem yoneticileri icin tehlike olsaydi yasama, yurutme,ceza, yaptirim da buna uygun sekilde duzenlenir ve onu kesilirdi.Yani pazardan domates almak kadar kolay olmazdi silah veya silah ruhsati almak veya kendi dugununde kaza kursunuyla vurulan gelinin hikayesini veya mac sonrasi balkondan senlige bakarken vurulan kucuk cocugun hikayesini normal algilayarak okuyor olmazdik.Burada sana katilmiyorum.

Ama olmasi gerekendir diye dusunen derin  sistemin  ornegin bir susurluk'un yankilarini ortbas etmek icin (yillardir gayet iyi bilinen bu tip iliskileri murit-cemaat vs.) Kalkanci olayini mansetten halka empoze etmesi normaldir...Veya "guc bende hey millet" demek adina Kurtlar Vadisi vs. tarzi dizileri yapmak yayinlatmak.. Ama bu halkin cogunlugu asker dusmani degildir o da ince bir ayrinti..

Bu secenekte sana katilirim, hemfikirim.

Ustelik tum bunlari yazip soylerken, Turkiye'de son yillarda hizla artan beyin gocune de dikkatini cekmek isterim uyandirilma uyuma vs. anlaminda...

Ama samimiyetle sunu soylemek istiyorum, bugun milli mac donemi eger ulkemde olsam ben en onde giderim kutlamalara neden mi? Yasadigim ulkede ozgur degilim bu anlamda... Belki bu fikir verebilir uyku uyaniklik sorunsalina...

fikir

Alıntı yapılan: nisan - 27.07.08/11:11

Eger dedigin gibi yapilmis olsaydi, bugun assolist dedigin bir adamin insaat ustaligindan gelmemesi gerekirdi.(Bunu asagilamak veya ayiplamak adina soylemiyorum,sadece gordugum resmi degerlendiriyorum) Veya yapilmis olsaydi o adam "Urfa'da Oxford vardi da gitmedik mi?" diye kendini savunamazdi.



Bu benim tesbitimi doğrulıyor. verilmek istene mesaj; assolist olmak için, yıllarca eğitim alıp, maddi olanaklarını seferber etmeye gerek yok. Eyy yoksul insan sen de asolisty olabilirsin. Boş ümitle insanları oyalamak.

Alıntı yapılan: nisan - 27.07.08/11:11

Bizde medyanin hakiki bir altyapisi oldugunu dusunmuyorum(gercekten isin hakkini vermek adina) cunku medyanin ilkeli ve saglam bir durusu yok bu ulkede...



Buna gerek yok ki zaten, sistem yöneticileri rahat kontrol altında tutmak için, tam tersi ilkeli ve sağlam duruşu tercih etmez. Her duruma ayak uydurabilen alt yapıdan yoksun bir medyayı yönlendirmek daha kolaydır. Kastım medyanın görünen sahiplerinin kurdukları altyapı değil. Yönlendirenlerin tercihinin bu yöde olması, onalrın ilkeli çalışmalarını gösteriyor.

Alıntı yapılan: nisan - 27.07.08/11:11

Dunyayi yoneten ulkeler icin, geri kalmis ulkelerin uyanisi, bahsettigin sekilde tehlike degil bence.. Zira onlar tehlike arz ediyor damgali bircok senaryo uretebilecek guce sahipler...Ustelik bu senaryolarin bircogu soguk savas bitiminde zaten yazildi, su an sadece uygulaniyor.



Çok yönlü bir oyun, gerektiğinde varmış gibi göstermek, gerektiğinde varlığına inandırmak, gerektiğinde tehlike gerektiğinde olumlu olarak görmek. Geliştirilecek politikada ihtiyaç neyse o argümanı ve sözde gelişmeyi kullanabilmek adına, her türlü veriyi hazır tutmak.
uygulanıyor olmasını bilmek bile, böyle bir tezgahın varlığının kabul etmek olmuyor mu?

Alıntı yapılan: nisan - 27.07.08/11:11
Eger tehlike olsaydi, biz Windows ile tanismamis olurduk. Onlar tarafindan "oldukca iyi, gelecek vadeden bir pazar" diye anilmazdik ornegin...Veya bugun bir Mavi markali kot pantolonu, Levi's markali kottan cok daha fazla odeyerek satin almazdik yurtdisinda...Ustelik Levi's'in ozel kumasinin uretildigi fabrikanin Kayseri menseeli olmasida daha bir eglenceli hale getiriyor olayi...Global bir dunyada yasiyoruz ekmegimiz olmasa da bir pc'miz. bir cep telefonumuz var.



Pazar olmak önemli, ama bu pazarı sahipleri biz değiliz, yine yönetenler. Hangi ürünü ne kalitede, nasıl satacaklarına onlar karar veriyor. Bize sadece sunulanı nasıl tüketeceğimiz öğretiliyor. Sonra neye ihtiyaç duyacağımız yiner pazar sahipleri tarafındab bize sunuluyor. Tercih şansımız çok az. Panik halinde birbirimize öykünüyoruz sadece.
Bazı markaların, dünya pazarına girebiliyor olması çok fazla özel ilişkilerden kaynaklanıyor veya sistem yöneticilerinin pazarı daha iyi kontrol edebilmek adına yaptıkları bilinçli bir tercihde olabilir.

Alıntı yapılan: nisan - 27.07.08/11:11

Ilgili ulkenin derin olmayan sig sistem yoneticileri icin tehlike olsaydi yasama, yurutme,ceza, yaptirim da buna uygun sekilde duzenlenir ve onu kesilirdi.Yani pazardan domates almak kadar kolay olmazdi silah veya silah ruhsati almak veya kendi dugununde kaza kursunuyla vurulan gelinin hikayesini veya mac sonrasi balkondan senlige bakarken vurulan kucuk cocugun hikayesini normal algilayarak okuyor olmazdik.Burada sana katilmiyorum.

Ama olmasi gerekendir diye dusunen derin  sistemin  ornegin bir susurluk'un yankilarini ortbas etmek icin (yillardir gayet iyi bilinen bu tip iliskileri murit-cemaat vs.) Kalkanci olayini mansetten halka empoze etmesi normaldir...Veya "guc bende hey millet" demek adina Kurtlar Vadisi vs. tarzi dizileri yapmak yayinlatmak.. Ama bu halkin cogunlugu asker dusmani degildir o da ince bir ayrinti..



İlgili ülke yöneticilerinin, yürütmedeki basit uygulama düzeltmeleri dışında herhangi bir inisiyatiflerinin olduğunu düşünmüyorum. Çünkü ellerine tutuşturulmuş programlarla iktidar oluyorlar ve o çizginin dışına çıkmak istedikleri an iktidardan uzaklaştırılıyorlar.
Yerel sistemin gücü sadece kendi içinde bahsettiğiniz provakatif ve yine dünyayı yöneten sisteme veri olacak şeylerin yönlendirmesini kontol edebilecek düzeyde. Onu bile ellerine yüzlerine bulaştırıyorlar.

Alıntı yapılan: nisan - 27.07.08/11:11
Ustelik tum bunlari yazip soylerken, Turkiye'de son yillarda hizla artan beyin gocune de dikkatini cekmek isterim uyandirilma uyuma vs. anlaminda...



Beyin göçünün sebepleri de, düşünen ve kalifye insana önce buradaki çıkışsızlık empoze ediliyor, sonra da onu alıp kendi sistemi içinde bir yere yerleştiriyor. Giden beyin açısından, bunun çok bilinçli olması gerekmiyor. O sadece önündeki alternatifleri düşünüyor. Ama alternetiflerin sınırlı olmasının sebepleri, sistemin bir adayatması aslında. Çıkışsızlığın sebebi ve sonucu.

Alıntı yapılan: nisan - 27.07.08/11:11

Ama samimiyetle sunu soylemek istiyorum, bugun milli mac donemi eger ulkemde olsam ben en onde giderim kutlamalara neden mi? Yasadigim ulkede ozgur degilim bu anlamda... Belki bu fikir verebilir uyku uyaniklik sorunsalina...


Bunu bilinçli yapmakla, sürü içinde kontrolden çıkmış şekilde yapmak arasındaki farktır, bu konunun özeti.

Belli amaçlar uğruna, özgürlüğünden olmak mutluluk vermiyor demek ki insana. Bunu kaybetmeyi göze aldığımız ve uyandırılma çalışmalarının içinde olduğumuzda daha iyi farkedebiliyoruz bazı şeyleri.

Tüm bunların çözümü, sistemin nasıl işlediğini ve önümüzdeki gerçek sorunu doğru tesbit etmemizden geçiyor sanırım... :)

nisan

Fikir, ilk alintina dair;

Ulke ciddi bir koyden kente goc olayi yasadi yillarin icerisinde yogunlugu degisken olmakla beraber..Bugun muzik tarzlari arasina giren arabesk dedigimiz tur, bu goc'un belkide kulture en guzel yansimasidir. Operaya gitme sansi olmamis bir insana operayi tanitmak yerine, kendi bagrindan kopmus bir insani lanse etmek sistemin isine gelen bir deneyleme cesidi degil, buyuk kentlerdeki goc etmis insanlarin potansiyelidir bence..

Yani gel vatandas egitime ihtiyacin yok, bes dakikada assolist olabilirsin mantigi degil, oraya goc etmis insanin ihtiyacina cevap vermek degil midir? Cunku goc etmis insan eski yasadigi yerde de benzer muzik dinlemistir, calmistir, soylemistir vs. buyuk kente de geldiginde bir arz-talep ortami yaratmistir varligiyla...Aksi takdirde ayni yillarda batida zaten yasayan insan icin de bes dakikada solist olma sansi mevcuttur. Bir kabugunu yirtma, ben de varim diyebilme sansidir goc edenin yakaladigi...

Bu anlamda senin soylediginin kaniti olmaz pek, zira sistem bir miktar geregini, olmasi gerekeni hatali da olsa bir sekilde yapmistir, kendi cebini de dusunerek...

-Alt yapisini gelistirmis ar-ge'sini cok yuksek duzeye cikarmis bir medya her duruma ayak uydurabilir oysa, cunku yeterli edinimi vardir. Bugun bizdeki medya cilkini cikarmis,duruma gore olay yaratayim gibi  bir sekilde kosuyor on safhalarda ve insanlar tepkisiz, tepkisiz oluslari uyuduklarindan degil(geneli kastetmiyorum) ayni rollerin ve oyunlarin kezlerce oynanisina bikkinliktan dolayi duyarlilik gostermediklerinden bence..Suskun kalmakta bir tepkidir cok zaman..

-Elbette boyle bir tezgah var ve istemesek de bu kabullenmisligimiz kucagimizda zaten..Nedeni de  dunyadaki dogal kaynaklarin bitmeye yuz tutmus olmasi buyuk olcude, yanisira var olan sistemin(tuketim ulkeleri geregi) idamesi...

-Evet bircok urun sunuluyor, nasil tuketecegi de ogretiliyor insana..Ama insanin bir de secme hakki var degil mi? Secme hakkini ne yonde kullaniyor insan sizce? Mesela ev kirasini odemekte zorlanan bir insanin, son model cep telefonu almasini nasil aciklarsiniz?

Dunya pazarina girmek sadece iyi iliskilerden gecmiyor, cunku dunya pazari uretici-tuketici iliskisini oturtmus durumda (gelismis pazarlardan bahsediyorum) urettiginiz malin kalitesi vs. biraz daha onde... Bugun Arcelik Silikon vadisinde boy gosterip kendi malini diger gelismis ulke mallari ile esit seviyede test ettirebiliyorsa bu sadece iyi iliskilerden ibaret degildir bence...Dediginiz gibi olsaydi bir Ermenistan ornegin Kuzey Amerika pazarinda ekonomik olarak cok iyi bir yerde olabilirdi. Iyi iliskileri hayli iyi zira...

-Ilgili sistem yoneticileri halkin yararina olacak basit dahi bir gelisme gostermiyorlar. Zorundan gectim de basit dahi birsey yok. Gozu gormeyen insanin arac kullanabildigi bir ulkeyiz.Bunu men etmek cok zor olmasa gerek..
Diger sistem de dediginiz gibi provakatif olmak zorunda cunku birilerinin ceplerine para girmek zorunda..Zia olan her ola birilerine birseyler kazandiriyor bir sekilde...Aci ama yasanilan bu..

-Insanin onundeki alternatifleri degerlendirebilmesi ve gorebilmesi icin uyanik olmasi gerekir bence.. Empoze edilmeye ihtiyacli degil cok zaman..Zira ulke gercegi ortada..Yasam standartlari ortada..Cok zaman insan acken uyaniktir cunku arayis icerisindedir. Karni doydugunda rehavet coker uykuya gecebilir.

-Evet mutluluk vermiyor her zaman mayaniz hala dogdugunuz yerdeyse sayet..."Yeni bir ulke bulamassin"
ne guzel soylemis Kavafis.. :)



-


karakurudelidolu

Türkiye gelişmemiş bir ülke değildir.
Daha kendi ülkenizi tanıyamamışınız.
Türkiye gelişmekte olan bir ülke.
Ve bu başarıların katalizör etkisi görebileceğini hesap etmiyorsunuz.
zamanında sscb sporcu yetiştirmek için neler yaptı biliyor musunuz?
Hala Çin'de ne tür faaliyetler var.
ya da ABD de?
varsa yoksa Türkiye gelişmemiş.
sözlerinize bakan da Türkiye'yi nijerya,uganda felan zannedecek.

UGraSHAMAN

ben halkla birlikte sevindim
geri mi gittik ileri mi , bilmiyorum

fikir

Nisan,

İşin doğrusu, tekrar mesajlarını alıntılayıp, cevaplandırmayı isterdim. Ama biraz tekrar oluyor biraz da gereksiz bir laf yetiştirme olarak düşündüm... :)

Aslında temelinde ortak kaygılarımız var, ama sen sanırıım bana göre daha iyimsersin ve sorunların sistem içinde de çözülebileceğine inanıyorsun. Olaylara o gözle bakıyorsun. Bu yüzden bakış açımı anlattım sanırım, ekleyecek fazla bir şeyim yok.
Bana göre soron sistem sorunudur ve bunun sorumlusu, dışarıdan yönlendirenler, içeriden ise buna alet olup, yönettiğini sananlar.


karakurudelidolu,

Ölçün nijarya, uganda olunca, tabii ki, memnun olacaksın ve bir ulusal galibeyetle yıllarca oynayıp, görmen gerekenleri göremeyeceksin.

Sorun sevinip sevinmeme meselesi değil, bunun dozunun belirlenip bizlere sunulması ve hayatımızda işgal ettiği yer.

karakurudelidolu

ölçüm uganda degil siz bu ülkeyi uganda zannediyorsunuz dedim.
ikisi bambaşka şeyler.
çarpıtıyorsun.
Öğretilmiş çaresizlik sizinki.
sizin ölçünüz nedir peki.
Amerikaysa,İngiltereyse,Almanyaysa ya da japonyaysa ya da rusyaysa hiç heveslenmeyin bu ülkeler daha çok sevinirler ve insanları bizim insanımızdan daha zeki degiller.Yalnız farkımız var bizim ülkemizde aydın geçinenler o sevince bile engel olmaya çalısıyorlar kendi çapında o ayrı mesele.Ne yani Türkiye fifa sampiyonu olunca bilim adamlarımız ölüyor mu?
sanki bu sevinçler bitince her şey daha güzel olacak.
boşa kürek çekiyorsunuz.
Sorun bir ülke halkının sevinmesi değildir.O sevinçlerin üstüne başka alanlarda da başarı ekleme çabasıdır.Çİnde 5-6 yaşından itibaren jimnastik okulları var.İngiltere futbol olayının sanayisi.Amerika amerikan futbolu beyzbol amerikan güreşi gibi sporlarla mesgul oluyor ama hala gelişmiş?
bu neden peki?
neden olacak beyin takımı var stratejistler var futbolla oınla bunla ugrasmak yerine orjinal fikirlerle ugrasıyorlar.Çamur atmıyorlar çalışıyorlar.
çalışıyorlar
çalışıyorlar
çalışıyorlar

fikir

Anlaman zor, zaten. Penceren küçük, sadece görmeni istediklerini görebilirsin. Göremediklerin şeyler için de sana açıklama yapmanın hiç bir faydası yok.

karakurudelidolu

anlaman zor zaten deyişine bakan da şunu anlamıyorum bunu anlamıyorum dedim zannedecek.
tamam açıklama yapma ama Türkiye'ye de geri kalmış deme.
Türkiye geri kalmış bir ülke değildir.
ha geriliyorsa da senin gibiler yüzünden geriliyor onu da bilmeni isterim.