16.07.19/22:25

İslamiyet Mükemmel Bir Sistemdir...

Başlatan P_Ýn_iLtÝ, 09.07.08/13:22

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

flzf

peki neden kuruluşunun ardından 1500 sene geçmesine rağmen islam ülkeleri en geri kalmış ülkeler listesinde

Amed

İslamiyetin propaganda ya ihtiyacı mı war sayın pinilti...Bırakın eğer ben günah işliyorsam bunun acısını da özgürce çekeyim, neden illa bir tarafa çekmek istiyorsunuz?

P_Ýn_iLtÝ

Sayın eksi size bu konuda bildiğimi aktarayım...Yanılıyor da olabilirim...İnşallah daha sonra sorduğunuz soru çerçevesinde detaylı bir araştırma yapıp,açıklama yapmaya çalışacağım...

İslam devleti,bayrağı altında yaşayan,allahın hükümün hakim olduğu topraklar üzerinde yaşayan insanlar topluluğuna onların talep ettikleri inanç ve yaşayış şeklini yaşayabilmeleri için olanaklar sağlanır...Bunlar ehli kitap olduğu gibi,diğer zimmi dediğimiz ehli kitaptan olmayan halklar da olabilir yani sizin misal olarak vermiş olduğunuz anlayışa sahip topluluklar da bunun içine girebilir...İslam dininde zorlama yoktur,yani zorla müslüman olacan diye bir dayatma yoktur...Kim nasıl yaşamak istiyorsa ona o imkan sağlanır...İnançlarına karışılmaz,tabii bu inanç sahipleri bu yaşayış şekilllerinin sonuçlarına katlanacaklardır..Tüm insanlık cennet ile müjdelenip,cehennem ile de korkutuluyor bildiğiniz gibi...bu durumda kim ne nane yerse,nasıl yaşarsa birinci dereceden sorumlu,kendi iradesiyle tercih etmiş olduğu yaşam modeli seçen şahıs üzerinedir...Bu noktada islam insanları uyarır,fakat onların seçimleri noktasında da bir takım şartlar dahilinde taleplerine olanaklar sağlar...Aynı zihniyete sahip,aynı yaşayış modelini benimsemiş insan topluluklarına ayrı mahallaler veya şehirler tahsis eder ve onları buralarda toplar...Bu topluluklar nasıl inanıyorlarsa,nasıl yaşamak istiyorlarsa yaşarlar...düşünün ki, böyle bir yerde adam içki içiyordur,içki mutlak manada haramdır fakat,eğer bir müslüman kalkıp adamın içmiş olduğu bu içkiye müdahale eder yaw sen ne yapıyorsun diye içkisinin ziyan ederse,dökerse İslam devleti bu müslümandan içkinin parasını tahsis edip,içkisi dökülenin,ziyan olanın eline teslim eder...Böyle bir adalet işte...Neyse şimdilik bu kadarıyla yetinelim bu konuya yeterince hakim olmadığımı söçylemiştim inşallah daha sonra daha detaylı bir şekilde ele alacağız....

P_Ýn_iLtÝ

Sayın denge İnsanlar kesinlikle eşittir kimsenin kimseye bir üstünlüğü söz konuus bile olamaz...Bakara suresinde allahu alem insanların birbirne üstünlüğün olmadığını,üstünlüğün sadece takva ile mümkün olacağını rabbimiz bize kelamında belirtmiştir...Bunun yanısıra allah rasulünün(asv) bu konuda net ifadeleri vardır...Örneğin arabın aceme,acemin de araba üstünlüğünün  olmadığını,üstünlük ölçüsün ise ancak takva ile olacağınız hadisi şeriflerinde çokça dile getirmiştir...(acem=yabancı,arap olmayan)
İslam devletinde Vergi değil zekat ve infak vardır...Vergi ancak lüzum görüldüğü zamanlarda toplanır...İslam öyle her yediğine içtiğine,çöpüne,tüpüne,evine,arsana,araba vs vs... vergi adında aslında halka zulüm yapmayı güden, gözü halkın cebinde olan bir sistemi uygulamaz bu günkü adı modern olan halkın kanını emen sistemler gibi...
Şura meselesine gelince de bu kesinlikle azınlığın çoğunluğa olan tahakkümü olarak algılanmamalıdır....Şura meclisini oluşturan bireyler halk tarafından sevilen takdir edilen,ilmine müraacat edilen,dürüst,akıllı,allahın kitabını ve rasulun sünnetini iyi algılamış ve kendi hayatlarına nakşetmiş bireylerden meydana gelir,bu şahıslar ki bulundukları çevreler içerisinde halka liderlik,önderlik imamlık yapan şahıslardır...Bildiğiniz gibi öyle her adam şura meclisine giremez...İslamda çoğunluk veya azınlık diye tanımlar ve kavramlar söz konusu değildir,halka hükmeden,sosyal hayatı düzenleyen allahın kitabı ve rasulun sünnetidir...Müslümanlar tek beden gibidir...Bedenin herhangi bir azası rahatsızlandığında,diğer uvuzlara da sirayet eder...Böyle bir topluluğa azınlığın veya çoğunlun hükümran olması abesle iştikaldir...Böyle yek vücud olmuş bir topluluğun,araya nefs karışmadığı müddetçe,istekleri,talepleri,amaçları,kararları tek bir noktada toplanır,ölçüler ve sınırlar dahilinde...
Efendim Kadın ve erkek eşittir...Rabbimiz kadını farklı,erkeği farklı donanımlarla donatmış ve ikisine farklı görev ve sorumluluklar yüklemiştir...yaratılışı inşaat işçisi olmaya uygun olarak yaratılmayan kadının,aynı şekilde yaratılıştan gelen bir özellikle emirlik,valilik,liderlik yapmaya uygun değildir.Bu noktada kadına verilecek görev,onu töhmet altına sokmak,onu rabbi tarafından üzerine yazılmamış bir sorumluluk altına sokmakla o kadına zülüm etmekle eşdeğerdir...Siz bu güne kadar sırtında yük taşıyıp hamallık mesleğini hakkıyla icra edebilen kadın gördünüz mü?....rabbimiizn insaoğlunun varlığından bu yana hiç kadın peygamber tayin ettiği olmuş mudur?..Bunlar sizin için birer cevap niteliğinde değil midir sayın denge?

Son paragrafınıza gelince kesinlikle katılıyorum...Müslümanın bir kimliği,bir duruşu vardır...Buna muhalif olma gibi,kendi kafasına göre hem müslüman bilmem hem ne olma gibi bir lüksü yoktur...Her şeyi yoktan var eden,bizi yaratan rabbimiz elbette biizm için neyin uygun,neyin uygun olmadığını en iyi bilendir...Bu noktada müslümanın üzerine düşen görev rabbinin buyruklarına teslim olmaktır...

P_Ýn_iLtÝ

Sayın flzf bu çok uzun bir mesele,bir çok nedeni bulunmaktadır..Lakin şunu da unutmamak gerekir ki,bugün yeryüzünde islam ülkesi diye bir yer yoktur...müslümanlar vardır fakat islam devleti bugün itibarıyla yoktur....O geri kaldığını idda etmiş olduğunuz ülkeler,islam ülkeleri değil,nüfusunun çok büüyük bir bölümünü müslümanların oluşturduğu fakat allahın hükmünün o topraklar üzerine egemen olmadığı topraklardır....Üzerinde allahın hükmüyle hükmedilmeyen bir beldeye islam ülkesi demek yanlış olur....
Sayın Amed Müslümanın ilk ve en önemli görevlerinden biri iyiliği emredip kötülükten sakındırmaktır...Bu sorumluluk çerçevesinde sizi hak olana çağırmış isem,sizi kötü olandan men etmeye çalışmış isem,sizi iyi ve güzel olana davet etmiş isem,bu bir hata mıdır,yoksa dini bir vecibe midir?siz aklı başında bir insansız...
Sayın plastic diyelim ki vermiş olduğunuz misalde olduğu gibi olsun...Ve sizin inancınızda,sizin hukuk anlayışınızda da böyle bi şey yok,tabii omak,uygulamak zorunda değilsiniz tabii ki...Hristiyanın inancı nasıl ise İslam devleti bayrağının altında yaşadığı müddetçe,islam devleti Hristiyanın kendi inacını yaşabilmesi için ona olanak sağlamakla mükelleftir...İslam devletinde müslümanları bağlayacak olan bir kurala,hristiyanın uyma zorunluluğu yoktur...istiyorsa çöpünü yesin...İslam buna karışmaz ve dayatmaz...O onun bileceği iş....Dinde zorlama yoktur...

P_Ýn_iLtÝ

Sayın plastic belli ki yazılanları takip etmiyosunuz...Bu soruya yakın bir soru daha önce de soruldu....sizin sorunuzun daha önce sorulan sorudan farklı yanı ise bunu ehli kitaptan birinin yapabilme olasılığı üzerine sormuşsunuz...Öncelikle çok uç olması,olma ihtimali çok düşük bir varsayım üzerine sorduğunuzun siz de farkındasınız...Ama illa ki bi cevap istiyorsanız...Bakınız islam ,islam itikadı üzerine olmayan,islam dininden olamayan fakat islam bayrağının hükümran olduğu topraklar üzerind yaşayan,bu tür ehli kitap topluluklarına ayrı mahalleler,ayrı kentler inşa eder ve onların oarada istedikleri gibi yaşamalarına,inandıkları gibi yaşamalarına olanak sağlar...Dediğim gibi olması çok düşük bir varsayım olmasına rağmen,öyle bir şey olduğunu var sayarsak,islam ne halin varsa gör der,madem sana bunu yapmanı inancın,hayat mantaliten emrediyor,değil sokak ortasında erkeğe kadın,erkeğe erkek olarak da bu çirkin işi işle...Burda zedelenek olan islam ahlakı değil,o inancı mensup,o yaşayış modelinin müntesip olduğu ahlak zedelenir...İslam müslümanlığı kabul etmiş,islamı kabul etmiş birine bu bahsettiğiniz çirkin fiili yapmasına kesinlikle müsade etmez onun önüne set çeker....eğer ki islam kendi kanunlarından,kendi ahlakından ödün verirse o noktada ahlak ne oldu ahlak demeniz yerinde olur...islam elbette yüksek ahlak üzeredir,bundan asla taviz vermez...fakat hristiyanın inancında, ahlakında böyle bir anlayış varsa da buna müdahil olmaz...allahu alem...

P_Ýn_iLtÝ

Bakınız sayın plastic soru sordunuz size elimden geldiği kadarıyla cevaplamaya çalıştım...Garip bir tavır takındınız...İslamın çözüm bulamayacağı,çözüm üretemeyeceği,cevap vermeyeceği,hiçbir unsur söz konusu değildir...Siz varsayım üzerine gittiniz ben de varsayımlar üzerine cevaplamaya çalıştım...siz beğenmemeye ya da inanmayabilirsiniz...Bakınız illa ki inanacaksınız diye sizi zorlayan var mı?...hayır...Dünya değişmiş,araçlar büyümüş, imkanlar,istekler ve ihtiyaçlar genişlemiş olabilir...İnsan her zaman insandır....Dünyanın bugün bu noktaya gelmesi,olmaz olamaz anlamına gelmez...Kimseye homojen gözüyle bakılıp çözüm üretilmiyor,bu çözüm insan için,insanın selameti refahı,felahı için....Siz daha uyguamaya konmayan,konulamayan,insanaların hala anlamakta ve yaşamakta sıkıntılar yaşamış olduğu bir hayat sitemini  önyargıyla bir kenara atıyorsunuz...sizin en çıkmaz dediğiniz ,olabilmesi ihtimal olan olayları adilane bir tavır ile çözebilme yeteneğine sahip bir sistem...sadece dünyalık gözüyle bakıldığında bile bunun inan veya inanmayan tüm insanlığa sağlayabilceğini imkan ve refah üzerine varsayımlar yapmayı deneyin isterseniz...İslamın belli bir gücü olduğu dönemlerde,hükümran olduğu dönemlerde,komşu halkların islamdan yardım talep etmesi,gelin bizi himayeniz altına alın demesi sizin için neyi ifade ediyor?....Merak etmeyiniz mükemmeliğin tanımını ve pratiğini elhamdullilllah biliyorum....Neyse konu dağılmasın...düzeyli ve seviyeli duruşunuzdan dolayı teşekkür ederim... esen alın...

denge

Alıntıİnsanlar kesinlikle eşittir kimsenin kimseye bir üstünlüğü söz konuus bile olamaz...Bakara suresinde allahu alem insanların birbirne üstünlüğün olmadığını,üstünlüğün sadece takva ile mümkün olacağını rabbimiz bize kelamında belirtmiştir..


Pinilti, Kurandan yola çıkarsak, ben de sana "Hüküm yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın" ayetini hatırlatırım. Bırak sosyal eşitliği falan, din inanmayana savaşı emreder, inkar edebilir misin?

Alıntıİslam devletinde Vergi değil zekat ve infak vardır...Vergi ancak lüzum görüldüğü zamanlarda toplanır...


Verginin İslam hukukundaki adıdır zekat. Tek farkı orada en büyük pay Allah ve Rasulü için ayrılır. Ayrıca savaş ganimetlerine hiç girmeyeyim şimdi.

Bir de Ömer bin Abdülaziz zamanına kadar Arap olmayan müslümanlardan daha çok zekat alındığını hatırlatayım tekrar. Yani Arabın aceme, acemin araba üstünlüğünü falan geçiniz.

AlıntıŞura meselesine gelince de bu kesinlikle azınlığın çoğunluğa olan tahakkümü olarak algılanmamalıdır


Ne olarak algılayayım peki. Bir grup insan birleşiyor ve tüm halk için karar veriyor, yöneticiyi seçiyor, ben başka şekilde algılayamıyorum.

Haa bu arada ben bugünki seçim sistemine de karşıyım, o da ayrı mesele. Oyların eşit değer taşımasını kabullenemiyorum.

AlıntıMüslümanlar tek beden gibidir...Bedenin herhangi bir azası rahatsızlandığında,diğer uvuzlara da sirayet eder..


Dalga geçiyorsun herhalde, daha Allah Rasulu ölür ölmez yaşananları biliyorsun, konuşturma beni şurada.

AlıntıEfendim Kadın ve erkek eşittir...Rabbimiz kadını farklı,erkeği farklı donanımlarla donatmış ve ikisine farklı görev ve sorumluluklar yüklemiştir...yaratılışı inşaat işçisi olmaya uygun olarak yaratılmayan kadının,aynı şekilde yaratılıştan gelen bir özellikle emirlik,valilik,liderlik yapmaya uygun değildir


Kesinlikle eşit değildir. Hiçbir zaman eşit görmedim, erkeklerin haklarına da öykünmedim. Ama bu idarecilik yapamaz anlamına gelmiyor. Gerekli donanıma sahip her kadın bunu yapabilir. (Ama ben hukukçu falan olsaydım kadın idarecilere regl dönemlerinde önemli kararlar vermelerini yasaklayacak birşeyler yapardım herhalde.)

AlıntıSon paragrafınıza gelince kesinlikle katılıyorum...Müslümanın bir kimliği,bir duruşu vardır...Buna muhalif olma gibi,kendi kafasına göre hem müslüman bilmem hem ne olma gibi bir lüksü yoktur...


Ne güzel, bir nokatada anlaşıyoruz. Söylemek istediğim bu işte; inanıyorsan kendini de, dinini de maymuna çevirmeyeceksin, gereğini yapacaksın. Sadece buna saygı duyabiliyorum artık.

UGraSHAMAN

islam sistem mistem değildir.mükemmel bir sistemdi de osman(RA) neden şehit oldu. ali(RA) ve aişe(RA) neden savaştı. osman-ali-aişe(RA)nin çözüm üretemediği sözümona sistemden siz mi çözüm üreteceksiniz pinilti kardeşim.

ayrıca inandığın bir dinin hakim yorumuna muhalefet etmeyi  'dinini maymuna çevirmek' şeklinde yaftalamakta mutabakatınız beni şaşırttı. neye nasıl inanılacağı kimi neden ilgilendirir ? inanıyorsan gereğini yapacaksın ne demek oluyor. inanıyorum ve gereğini(?) yapmıyorum bu sizi neden ilgilendiriyor?

P_Ýn_iLtÝ

Bakınız sayn Denge sanırım eksik ifade ettiğimden dolayı yanlış algılanmış...Elbette allaha teslim olan,rasulünu kabul eden,onun(cc) dinine tabii olup buyrukları doğrultusunda yaşayan bir ümmet,inkar eden,kafasına buyruk yaşan bir ümmeten daha şerefli ve üsütündür...Müslümanların birbirilerine ise bir üstünlüğü yoktur...Allah katında birini diğerinden üstün kılan ise takva derecesidir,allahın dinine samimiyane sarılma mefhumudur...

Peki allah ve rasulüne ayrılan büyük paya ne oluyordu,bunlar nerelerde kullanıyordu,bunu da siz iyi biliyorsunuz...Tövbe haşa allah ve rasulü,kendilerine ayrılan bu büyük payı ceblerine mi indiriyorlardı...ganimet meselesine hiç girmiyim demişsiniz bence de girmeyin çünkü konumuz ganimet paylaşılması değildir...Nasipse başka bir zaman bir başlık açılır siz bu konuda bilgilerinizi bizimle paylaşır sağlıklık bir ortamda fikir alış-verişi edinmeye gayret ederiz inşallah...Yani diyorsunuz ki Ömer bin Abdulaziz dönemine kadar müslüman halktan alınması gereken 40 da 1'lik zekat bu şekilde tahsis edilmemiş,acem olandan bu miktarın çok daha üzerinden alınmıştır öylemi?...

Şu bir gerçektir ki kim size ne anlatırsa anlatsın siz,nasıl anlamak,algılamak istiyorsanız,o şekilde kabul etmeye devam edeceksiniz...Örneğin,istiyorsanız gelin Hz.Osman(ra)'nın nasıl halife olduğunu bir inceleyelim...O şura meclisinin kimler tarafından oluştuğunu,o şura meclisinde bulunanların müslüman halkın gözünde,nezdinde nasıl bir yere sahip olduklarını,dindeki samimiyet,takva ve gayretlerini,allahın emir ve yasaklarını yaşamadaki haasiyetlerini,allahın rasülün sünnetini yaşamadaki hassasiyetlerini ele alalım...sanırım ne demek istediğimi daha net anlayacaksınız,tabii anlamak isterseniz...

Müslüman ümmetinin ölçüleri,prensipleri,hayatı algılamada ve yaşama,müslümanı anlatan ve nasıl olması gerektiği hakkında allah ve rasülün belirlemiş olduğu sınırlar vardır...Biz müslümanın nasıl olması gerektiğinden söz ediyoruz...Ashab da insandı ve hata onlar içinde vardı...Ashap bir konuda münakaşa etmiş ise,anlaşmazlıklar doğmuş ise,bu İslamın ortaya koymuş olduğu hayat nizamından mı,islamın müslümanı tanımlamış olduğu kimliğinden mi kaynaklanıyor?Yoksa ashabın da insan olmaları hasebiyle bazen bu ölçülerin az olsa dışına çıkmalrından mı?...Bu anlaşılmayacak kadar güç mü sayın denge,insaf lütfen....Ortada bir yanlış var ise bu insanların kişisel hatalarından kaynaklanan bir problemdir....allahın dini kuzursuz ve mükemmeldir...yapılan hatayı dine değil de hatayı yapana vasfetmek doğru olandır...

Hayır sayın denge mümin erkek ve mümine kadın eşittir..daha önce değinmiştik,onları birbirine üstün kılan dindeki samimiyetleri,takvalarıdır...allah kelamında böyle buyurur...Kadın kadına imam,kadına yönetici olabilir...Sosyal düzende bu ağır yük erkeğin sorumluluğuna verilmiştir...daha önce de sormuştum örneğin neden  kadın peygamber yoktur?...neden bunun üzerine kafa yormuyorsunuz?...Kendiniz söylüyorsunuz önemli kararlar da kadının karar verme yetkisini engellerdim diye,madem engelleyeceksiniz neden yöneticiliğe getiriyorsunuz?...Kadın da bir insandır,onun da bir gururu vardır...Örneğin,allah rasulü vefat ettiğinde neden Hz.Aişe annemiz halifelik koltuğuna gelmemiş,getirilmemiştir?...neyse efendim konuyu uzatmanın manası yoktur...

Son söylediğinize daha önce de belirttiğim gibi yine katılıyorum...haklısınız...
Subhanallah,sayın Ugrashman bunu sizden duymak,çok üzücü....
İslam hayat nizamı değil de nedir?İslam kanunları olan,sosyal hayatı düzenleyen,insana nasıl yaşaması gerektiğini söyleyen Hayat kitabı değil de nedir?islam, beşer hayatını vahiy endeksli düzenleyen bir sistem değil de nedir?ya da sistem mistem değildir,derken neyi kastettiniz...?