16.07.19/22:25

İslam'da Canlıların Ruhu-hayaleti Yoktur

Başlatan Emre1974tr, 16.07.08/00:19

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Emre1974tr

Ayet cımbızlayarak anlamı çarpıtmak ancak böyle senin gibilerin işidir One.

İslam'a göre kimseye tokat dahi atamazsın:

http://www.diniyazilar.com/dy/oku/816/kuranda-sadece-nefsi-mudafaya-izin-vardir.htm

Eğer ayet cımbızlamadan sureyi bütünlük içinde okursan sadece nefsi müdafa istendiğini görürsün. Yoksa bunun dışında kimseye ne bir tokat atabilirsin ne de kötü bir söz söyleyebilirsin.

Selam.

one

Alıntı yapılan: Emre1974tr - 19.07.08/00:52
Ayet cımbızlayarak anlamı çarpıtmak ancak böyle senin gibilerin işidir One.

İslam'a göre kimseye tokat dahi atamazsın:

http://www.diniyazilar.com/dy/oku/816/kuranda-sadece-nefsi-mudafaya-izin-vardir.htm

Eğer ayet cımbızlamadan sureyi bütünlük içinde okursan sadece nefsi müdafa istendiğini görürsün. Yoksa bunun dışında kimseye ne bir tokat atabilirsin ne de kötü bir söz söyleyebilirsin.

Selam.



sadece  37 şer 37 şer yakabilirsin  dimi ?

kelime

Alıntı yapılan: Mayapan - 18.07.08/14:52
insanla hiçbişeyi ayıramayız buna tanrıdaki ruhda dahil, size sapıkça gelebilir, ne yapayım ben böyle düşünüyorum.


bunun doğruluğu tüm diğerlerinden daha yüksek ihtimal.
tüm evrenin mayası ile mayalanmıştır her evren öğesi. buna da pek ala ruh denebilir.

one

Alıntı yapılan: conan - 19.07.08/11:08
Alıntı yapılan: one - 19.07.08/00:39


haram aylar geçince  kafirleri buldugunuz yerde öldürün  ayeti kerimesine  uyarak    cinayet işlemek  için ruhsuz  olmak gerekir emre

seni kutlarım



sallamak bedava değilmi ayet yazsana yada kanıt göster.


hayırdır ?   akaide  aykırı biatten  sapma yolunda ilerleyen  bir  reaksiyon olarakmı algıladınız beyim ??

lütfen konuyu dağıtmayın   topice saygınızı koruyun

amaç  bir  dini inancı karalamak  hatalar bulmak değil , sadece özgür aklın  rasyonel  perspektiflerinden biriyle

araştırma  bazlı  bir akıl yürütmeden ibarettir 

aydınlanma talebinize yanıtsız kalmamak için  ise

Tevbe suresi 5. ayet
"Haram aylar çıkınca kafirleri bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. "

elmalılı hamdi yazır tefsirinde yazılanlarda şunlardır  :
Bundan başka Hz. Peygamber buyurmuştur ki, "Öldürme yönünden insanların en iffetlisi iman ehlidir." Ve yine "Öldürdüğünüz vakit güzellikle öldürün." diye buyurmuştur.

gobilibozo

Alıntı yapılan: Emre1974tr - 18.07.08/17:22
Kuran'da ruh "vahiy ve vahiy meleği" anlamlarında kullanılmıştır ve insanın ruhu-hayaleti yoktur demiştik.

-Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir."(Isra Suresi 85)

İşte burada da vahiy ve iletici görevli hakkında çok az bilgi verildiği söyleniyor. Hakikaten de öyledir.

Ama buna karşılık olmayan ruhlar alemi ve ruhlar ile ilgili ciltler dolusu sahte bilgiler kaleme alınmıştır insanlar tarafından.

İşte İslam bu hurafe ruhçu öğretiyle mücadele için gelmiştir.

Hiçkimsede tanrısal bir parça, kutsallık yoktur.

Yaratılan herşey maddidir ve Allah'tan ayrıdır.

Ve şirk bu yüzden en büyük günahtır.


Selam ve sevgiler.






Emre bu konuda yazmış olduklarınızı bilmiyor olmanıza bağlamak istiyorum.

1-İnsan bedeni vüvüt ve ruh'tan meydana gelmiştir ruhun varlığı aşikardır,beden doktoru olduğu gibi ruh doktoru da vardır sizin söylediklerinize göre bilim olmayan bir şey uğraşmış öylemi?Bilim'in ilgi alanı malum sizin bu savınız bilimi reddetmektir aynı zamanda.

Peygamber Efendimize ruhu sordular. Cevap vermeyip, vahyi bekledi. Gelen ayet gayet netti: “O, rabbimin emrindendir, de.” Ruhun varlığı tasdik ediliyor, fakat mahiyeti açıklanmıyordu. Çünkü, ruhun mahiyetinin bizler tarafından tam olarak anlaşılmasının imkanı yoktu zira akıl öte alemi algılayabilecek kapasitede yaratılmamıştır.

Ruh, aklıyla anlar,farkeder, vicdanıyla tartar, karar verir, hayaliyller kurar,kalbi ile sever.Bazı kabiliyetlerini vüvut ile dışa vurmaktadır.Ruh, tutmak ister eliyle tutar,görmek ister gözüyle görür,duymak ister kulağıyla işitir,gitmek ister ayakları ile gider.Bir nevi beden ile ruh dünya içinde birbirine ihtiyacı olan varlıklardı.Eylemleri bedenle sınırlıdır. Ölüm ile ruh zindanından kurtulur ve ahirete kadar kıyafetsiz bekler,bedensiz görür,duyar,hisseder acı çeker yahut sevinir, ruh artık özgürdür,mahşerden sonra ruh yep yeni bir bedene kavuşur...

2-Hiçkimsede tanrısal bir parça, kutsallık yoktur.

bu ne talihsiz bir cümle hiç mi Allahın sıfatlarında haberiniz yoktur?Kainattaki herşey Allahın yansımasıdır eserin müessirden bağımsız olması düşünülebilirmi?Alahın kullarında tezahür eden sıfatları vardır bunlar subuti sıfatlarıdır,

Hayât:Hayat sahibidir ezeli ve ebedidir,insan kendisine sunulmuş olan hayat kadarını yaşar.
İlim:Her şeyi bilir ilmi her şeyi kuşatmıştır,insanda sınırlı bir lme sahiptir
İrâde:Allah dilediğini dilediği gibi tayin edebilir,insanda sınırlı da olsa irade sahibidir
Tekvin:Allah dilediğini yaratma icad etme kabiliyetine sahiptir,insan da sınırlı bir kabiliyetle var olan maddeler ile icad eder,üretir..
Sem' ve Basar:sem yani gören,her şeyi görmeye gücü yeten,bu sıfatı insanda tezahür etmiştir insan sınırlı bir şekilde görebildiği kadarını görebilr,basar yani duyan o her şeyi duyar gizli aşikar herşeyi duyar ve görür,insan da duyar fakat duyabildiğini
Kelâm:Dilsizdir fakat kendi lisanı ile konuşur,insanda konuşur..

Allah yaratılmış olanlarda vücut bulur,yaratılmış olan herşey ondandır o halde nasıl onu eserinden ayrı tutabilirsiniz?Hangi mantıkla?Her şeyde ondan bir parça her güzellik onun yansıması onun zevkinin eseridir...
Alıntı yapılan: kelime - 19.07.08/10:45
Alıntı yapılan: Mayapan - 18.07.08/14:52
insanla hiçbişeyi ayıramayız buna tanrıdaki ruhda dahil, size sapıkça gelebilir, ne yapayım ben böyle düşünüyorum.


bunun doğruluğu tüm diğerlerinden daha yüksek ihtimal.
tüm evrenin mayası ile mayalanmıştır her evren öğesi. buna da pek ala ruh denebilir.


Bir şeyi yaratmak,var etmek için yani bir şeyin var olabilmesi için, maya şart, evrenin,insanın mayası Allahın ruhudur...

Emre1974tr

Hala ahlaksızca ve korkakça ayet cımbızlamaya devam ediyorsun One.

Surenin tamamını okuyunca, o dönemdeki müslümanları katleden saldırganlara karşı savunma savaşı istendiği açıkça görülüyor.

Yazımda bu çarpıtma tekniğinizi deşifre ettiğim halde sıkılmadan iftira ve vızıklamalarına devam ediyorsun:

http://www.diniyazilar.com/dy/oku/816/kuranda-sadece-nefsi-mudafaya-izin-vardir.htm

Zaten çarpıtma yapmaktan başka seçeneğiniz de yok. Yoksa hurafelerinizin boş olduğunu kavrayıp gerçeğe yöneleceksiniz.

İslam'da kimseye tokat dahi atamazsın.

Herkes inancında ve yaşantısında özgürdür.

Selamlar.




Sevgili gobilibozo;

Hayır, tam tersine asıl sen bu konularda hiçbir şeyi bilmiyorsun:

1- Bilim ruh hurafesine inanmaz. Ruh doktoru denilen şey zihin-beyin doktorudur. Zaten birçok ruh doktoru yani psikiyatrist ateisttir.Ne kadar da bilgisizce konuşuyorsunuz.

2- Yaratılmışları Tanrı'nın yansıması olarak gösterip kutsallaştıran sapkın öğreti, şeytanın ruhçu öğretisi ve onun uzantısı tasavvuftur.

Kuran  bu şeytani hurafelerle mücadele için gelmiştir.

Zaten tüm çok tanrıcılar vahdeti vücudçudur derinlere inilince.

Selam ve sevgiler.


gobilibozo

Psikoloji'nin yunanca karşılığı nedir?Ruh bilimi,psikoloji insan ve hayvan davranışlarını ve davranışlarının altında yatan sebepleri,prensiplerini araştıran bilimdir,psikolojiyi davranış bilimi olarak nitelendirenler ateist bilim adamlarıdır.Albert Eİnshtein çağın en önemli bilim adamlarından biridir ve dinsiz bilimin olamıyacağını söyler. 'Dinsiz bir bilim topaldır'; sözleriyle Einstein, dinle bilimin ayrılamaz bir bütün olduğunu iddia etmiştir

Einstein, 'Tabiatı araştıran herkesin içinde bir çeşit dini saygı' olduğunu belirtmiş ve şöyle demiştir:
Bilimle ciddi şekilde uğraşan herkes tabiat kanunlarında bir ruhun, insanlardan daha üstün bir ruhun olduğuna ikna olur. Bu yüzden bilimle uğraşmak, insanı dine götürür. Sen kalbin ile mi sevdiğini sanıyorsun?His nedir hissi oluşturan şey nedir?Şeytani hurafeymiş sen sadece gördğün alemden ibaretmi zannediyorsun dünyayı?Ateist bilim adamlşarını rehber edinip cevap veriyorsun bana.Kaldı ki ateist olupta ruh'a inanan fakat ruhun ölümle son bulacağına inanan bilim adamları da vardır..
Ayrıca nefis ve ruhun farklı olduğunu da nerden çıkardın?Nefis=ruh=can aynı şeyi ifade eder.

not:neden diğer cevaplarıma yorum yapmadın?Allahın sıfatlarından haberin yokmuydu yoksa?

UGraSHAMAN

19.07.08/16:10 #27 Son düzenlenme: 19.07.08/16:18 UGraSHAMAN
 " Feiza sevveytühu ve nefahtü fiyhi min RuhİY fekau lehu sacidiyn; "



yukarıdaki ayetlerde geçen 'ruh' vahiy olarak anlaşılamaz çünkü vahiy kuranda gerektiğinde kullanılan bir kavramdır. kuran söylediğini kastedmeyen bir kitap mı? hem de dediğin gibi ruhçu anlayışa 'meydan okurken'!

nebi(SAV)nin tüm savaşlarını savunma savaşı olarak yorumlarsak,savunma savaşı olmayan hiçbir savaş yoktur diyebiliriz.tevbe suresinde boşaltın burayı deniyor,neyin savunması bu? bu cımbızlama dediğin şeyden lafta bütüncül bakış diyerek kurtulunamıyor görüldüğü gibi.haram aylar çıkınca mekkede müşrik kaldı mı?


Siz de ortalıkta bir fitne kalmayıb din, tamamiyle Allahın dini oluncıya kadar onlara cihad edin, eğer vaz geçerlerse her halde Allah amellerini görür -------enfal 39-------

Mü'minleri cihade teşvik eyle, eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galebe ederler ve eğer sizden yüz kişi olursa o küfredenlerden birine galebe ederler, çünkü onlar hakkı ve akıbeti iyi idrâk etmez fıkıhsız bir kavmdirler ---------enfal 65----------

Eğer, di: babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, hısımınız, kabileniz, elinize geçirdiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret, hoşunuza giden meskenler size Allah ve Resulünden ve onun yolunda cihaddan daha sevgili ise artık, Allahın emri gelinciye kadar bekleyin, Allah öyle fasıkler güruhunu hidayete irdirmez -------tevbe 24----------------

Allaha iyman edin ve Resulünün maiyyetinde cihada gidin diye bir Sûre indirildiği zaman içlerinde servet sahibi olanlar senden izin istediler ve «bırak bizi oturanlarla beraber olalım» dediler --------tevbe 86----

bu ayetlerden savunma savaşı anlamak için nasıl bir gayret gerekli?


Emre1974tr

Alıntı yapılan: UGraSHAMAN - 19.07.08/16:10
" Feiza sevveytühu ve nefahtü fiyhi min RuhİY fekau lehu sacidiyn; "



yukarıdaki ayetlerde geçen 'ruh' vahiy olarak anlaşılamaz çünkü vahiy kuranda gerektiğinde kullanılan bir kavramdır. kuran söylediğini kastedmeyen bir kitap mı? hem de dediğin gibi ruhçu anlayışa 'meydan okurken'!

nebi(SAV)nin tüm savaşlarını savunma savaşı olarak yorumlarsak,savunma savaşı olmayan hiçbir savaş yoktur diyebiliriz.tevbe suresinde boşaltın burayı deniyor,neyin savunması bu? bu cımbızlama dediğin şeyden lafta bütüncül bakış diyerek kurtulunamıyor görüldüğü gibi.haram aylar çıkınca mekkede müşrik kaldı mı?


Siz de ortalıkta bir fitne kalmayıb din, tamamiyle Allahın dini oluncıya kadar onlara cihad edin, eğer vaz geçerlerse her halde Allah amellerini görür -------enfal 39-------

Mü'minleri cihade teşvik eyle, eğer sizden sabredecek yirmi kişi olursa ikiyüze galebe ederler ve eğer sizden yüz kişi olursa o küfredenlerden birine galebe ederler, çünkü onlar hakkı ve akıbeti iyi idrâk etmez fıkıhsız bir kavmdirler ---------enfal 65----------

Eğer, di: babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, hısımınız, kabileniz, elinize geçirdiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz bir ticaret, hoşunuza giden meskenler size Allah ve Resulünden ve onun yolunda cihaddan daha sevgili ise artık, Allahın emri gelinciye kadar bekleyin, Allah öyle fasıkler güruhunu hidayete irdirmez -------tevbe 24----------------

Allaha iyman edin ve Resulünün maiyyetinde cihada gidin diye bir Sûre indirildiği zaman içlerinde servet sahibi olanlar senden izin istediler ve «bırak bizi oturanlarla beraber olalım» dediler --------tevbe 86----

bu ayetlerden savunma savaşı anlamak için nasıl bir gayret gerekli?




Tekrarlayalım:

1- Kuran'da ruh= Vahiy, Ruh= Cebrail(vahiy görevlisi)

Bu 2 anlam dışında başka hiçbir anlamı yoktur Ruh'un Kuran'da.

Hiçbir canlının ruhu hayaleti yoktur.

İnsanların kelimelere başka anlamlar yükleyip anlamları çarpıtması o azgınların işi.

Kuran'da daha birçok kelimenin anlamı örtülmeye ve başka şekle sokulmaya çalışılmıştır. Amaç yine pagan ruhçu öğretiyi sanki İslam'da varmış gibi göstermeye çalışmak. Dinin ve müslümanların içine sızmaya çalışmak.

2- Kuran'da sadece savunmaya izin verildiğiyle ilgili yazımı buraya da aktarayım, okunup anlaşılsın, O ayetlerin geçtiği sureleri bütünlük içinde okursanız sadece ve de sadece savunmaya izin verildiğini göreceksiniz:

Kuran`da sadece nefsi müdafaya izin vardır

İslam karşıtlarının yaptığı en güzel çarpıtma taktiklerinden biri de ayet cımbızlamadır. Bu yolla surenin bağlamından koparılan ayet alınır ve aslında sadece savunma savaşına izin veren söylemler sanki saldırı savaşını ve dinsel baskıyı emrediyormuş gibi gösterilir. Örneğin:

9 - Tevbe Suresi



1. Allah ve resulünden, kendileriyle antlaşma yapmış bulunduğunuz müşriklere bir ültimatomdur bu;

2. Yeryüzünde dört ay daha dolaşın ve bilin ki siz, Allah`ı âciz bırakamazsınız. Şu da bir gerçek ki, Allah küfre batanları rezil eder.

3. Bir de Allah ve resulünden insanlara Büyük Hac günü bir duyuru var: Allah da O`nun elçisi de müşriklerden kesinlikle uzaktır. O halde, tövde ederseniz bu sizin için hayırlırdır. Yok eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, siz Allah`ı acze düşüremezsiniz. Küfre saplananlara acıklı bir azabı muştula!

4. Antlaşma yapmış olduğunuz müşriklerden size karşı bir eksiklik sergilemeyen ve aleyhinizde başka birine yardım etmeyenler müstesnadır. Artık, onlara verdiğiniz sözü belirlenen süreye kadar tam bir şekilde koruyun. Şu bir gerçek ki Allah, sakınanları sever.

5. O haram aylar çıktığında artık müşrikleri, kendilerini bulduğunuz yerde öldürün. Yakalayın onları, kuşatın onları, tüm geçit noktalarını tıkayın onların. Bunun ardından tövbe eder, namazı gereğince kılar, zekâtı verirlerse, yollarını açın onların. Kesin olan şu ki, Allah Gafûr`dur, Rahîm`dir.

6. Eğer müşriklerden biri senden güvence dilerse/senin yanına gelmek, sana komşu olmak isterse, ona güvence verip yakınlaşma isteğini kabul et ki, Allah`ın kel dinleyebilsin. Sonra da onu, güvenli gördüğü yere kadar götür. Böyle yapmanın gerekçesi şudur: Bunlar bilmeyen bir topluluktur.

7. Müşriklerin Allah katında, onun resulü katında ahitleri nasıl olabilir! Mescid-i Haram yanında antlaşma yaptıklarınız müstesna. Bu şekilde antlaşması olanlara, onlar size doğru-dürüst davrandıkça, siz de doğru-dürüst davranın. Allah, sakınanları sever

--------------------------------------------

Şimdi burada açıkça antlaşmayı bozup saldıran inkarcılara karşı siz de onlara karşı savunma amaçlı savaşın emri vardır.Ama antlaşmaya aykırı davranmayan , saldırmayanlara siz de saldırmayın, size saldıranlar da bundan vazgeçerlerse hemen siz de barışa yönelin denmektedir ayetlerde.

9:12 Anlaşma yaptıktan sonra andlarını bozar ve dininize saldırırlarsa, o inkarcılığın önderleriyle savaşın; çünkü onların andı artık geçersizdir. Belki vazgeçerler.

--------------------------------------------------------------------------------

9:13 Andlarını bozan, elçiyi sürmeye yeltenen ve sizinle (savaşı) ilk defa başlatan topluluğa karşı savaşmayacak mısınız? Yoksa onlardan korkuyor musunuz? İnanıyorsanız asıl çekinmeniz gereken ALLAH`tır.

--------------------------------------------------------------------------------
9:14 Onlarla savaşın ki, ALLAH ellerinizle onları cezalandırıp rezil etsin, sizi zafere ulaştırsın ve inanan toplumun göğsünü ferahlatsın,

Yine aynı sürede saldıranlarla savaşın kendinizi savunun emri vardır.

İşte tüm savaşla ilgili sürelerde istenen budur. Ama çarpıtma tekniğine başvurmak isteyenler bu nefsi müdafayla ilgili ayetlerden birini cımbızlıyor ve sanki durup dururken inkarcıları yakalayıp öldürün deniyormuş gibi bir hava yaratılıyor.)

Ama aslında istenen tek bir şey vardır, sana saldırana karşı kendini savun,onlar vazgeçerlerse sen de barış yap.

"Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda savaşın, (ancak) aşırı gitmeyin. Elbette Allah, aşırı gidenleri sevmez.Onları, bulduğunuz yerde öldürün ve sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne, öldürmekten beterdir. Onlar, size karşı savaşıncaya kadar siz, Mescid-i Haram yanında onlarla savaşmayın. Sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın. Kafirlerin cezası işte böyledir. Onlar, (savaşa) son verirlerse (siz de son verin); şüphesiz Allah, bağışlayandır esirgeyendir. (Yeryüzünde) Fitne kalmayıncaya ve din (yalnız) Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık zulüm yapanlardan başkasına karşı düşmanlık yoktur. "(2 Bakara Suresi , 190-193)

Evet bu savunma savaşıyla ilgili ayetlerden de biri cımbızlanırsa sanki inanmayanlara saldırın gibi bir ifade varmış gibi gösterilir ki bu strateji hep izlenmektedir.

--------------------------------------------------------------------------------------

Kuran`da düşünce özgürlüğü temeldir. Çünkü imtihan dünyasının gereği insanlar dilediğine inanacak ki ahirette ondan sorumlu tutulabilsinler. Bu yüzden islam`da sadece tebliğ vardır. Kimse kimseye düşüncesinden dolayı bir tokat bile atamaz yoksa kendine yazık etmiş olur:


--------------------------------------------------------------------------------

Mearic Suresi 42 bırak onları! Dalsınlar, oynasınlar kendileri için belirlenen günlerine ulaşıncaya kadar.

------------------------------------------------

En`am Suresi 112 İşte böyle, biz peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman yaptık. Bunlar aldatmak için birbirlerine lafın yaldızlısını fısıldarlar. Rabbin dileseydi onu yapamazlardı. bırak onları, düzdükleri iftiralarla başbaşa kalsınlar;

--------------------------------------------------

Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (60 Mümtehine Suresi,

Herkes dilediğine inanmakta ve yaşamakta özgürdür ki, ahirette inancından dolayı sorumlu tutulabilsin:

Bakara Suresi 256 Dinde baskı-zorlama-tiksindirme yoktur. Doğru bilgiye dayalı eriş, bozuk bilgiye dayalı sapıştan açık bir biçimde ayrılmıştır. Her kim tâğuta sırt dönüp Allah`a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir.

29. De ki, "Bu gerçek senin Rabbindendir." Dileyen inansın, dileyen inkar etsin. Biz zalimler için onları çepeçevre saracak bir ateş hazırladık. Onlar her ne zaman feryad ederek yardım isteseler, derişik asit gibi yüzleri haşlayan bir su sunulur. Ne kötübir içecek, ne kötü bir son!

10:99 Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi inanırdı. Öyleyse, sen mi halkı inanmaları için zorlayacaksın?

Evet düşünce özgürlüğü ve dilediğin gibi yaşama serbestliği vardır. Ve nefsi müdafa dışında savaş yasaktır. Hatta tokat bile atamazsın.

Sadece nefsi müdafaya izin veren ayetlerin dini bir konuda baskıyla yakından uzaktan alakasının olmadığının, amacın tamamen saldırganı durdurmak olduğunun en güzel kanıtlarından biri de şu ayettir:

HUCURAT

9. Müminlerden iki zümre çarpışırlarsa, onların aralarında hemen barışı kurun! Eğer onlardan biri öteki aleyhine sınır tanımazlık edip saldırırsa, azgınlık edenle, Allah`ın emrine dönünceye kadar savaşın. Eğer vazgeçerse, yine ikisi arasını adalet ve dürüstlükle sulh edin. Kuşkusuz, Allah adalette titiz davrananları sever.


Görüldüğü üzere saldıran taraf bir müslüman topluluk ise bile onlarla barışa yanaşıncaya kadar, başka bir deyişle saldırılarından vazgeçinceye kadar mücadele edin diyor.

Her zaman ayetlerde istenen barışın sağlanması, saldırganın-zulmedenin durdurulmasıdır. Yoksa herkes dilediği inancı yaşamakta serbesttir.

Selam ve sevgiler.


conan

Alıntı yapılan: one - 19.07.08/12:27
Alıntı yapılan: conan - 19.07.08/11:08
Alıntı yapılan: one - 19.07.08/00:39


haram aylar geçince  kafirleri buldugunuz yerde öldürün  ayeti kerimesine  uyarak    cinayet işlemek  için ruhsuz  olmak gerekir emre

seni kutlarım



sallamak bedava değilmi ayet yazsana yada kanıt göster.


hayırdır ?   akaide  aykırı biatten  sapma yolunda ilerleyen  bir  reaksiyon olarakmı algıladınız beyim ??

lütfen konuyu dağıtmayın   topice saygınızı koruyun

amaç  bir  dini inancı karalamak  hatalar bulmak değil , sadece özgür aklın  rasyonel  perspektiflerinden biriyle

araştırma  bazlı  bir akıl yürütmeden ibarettir 

aydınlanma talebinize yanıtsız kalmamak için  ise

Tevbe suresi 5. ayet
"Haram aylar çıkınca kafirleri bulduğunuz yerde öldürün, onları yakalayıp hapsedin ve her gözetleme yerine oturup onları gözetleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılıp zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir. "

elmalılı hamdi yazır tefsirinde yazılanlarda şunlardır  :
Bundan başka Hz. Peygamber buyurmuştur ki, "Öldürme yönünden insanların en iffetlisi iman ehlidir." Ve yine "Öldürdüğünüz vakit güzellikle öldürün." diye buyurmuştur.


Ayetin devamı nerde one niye onu yazman ?

5. Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah yarlığayan, esirgeyendir.

6. Ve eğer müşriklerden biri senden aman dilerse, Allah'ın kelâmını işitip dinleyinceye kadar ona aman ver, sonra (müslüman olmazsa) onu güven içinde bulunacağı bir yere ulaştır. İşte bu (müsamaha), onların, bilmeyen bir kavim olmalarından dolayıdır.