17.08.19/17:06

Sırf Kadınların Yetiştirdiği Erkekler Anti-maço mu olur?

Başlatan gobilibozo, 16.08.08/10:23

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

gobilibozo

Sırf annelerinin büyüttüğü adamlar
- 16 / 08 / 2008 06:52



Mevzu, tabii şişede durduğu gibi durmuyor. Bu Şahan’a taktı ya kalitesan gurmeler; ordan sallayan, burdan savunan.
Bi de Kemal Sunal’a benzetilince köpürenler! CHP; NE kadar solcuysa, ‘sosyal’ ise ‘demokrat’ ise, Kemal Sunal’ın komedileri de o kadar sosyal biçerikti, jeni eseriydi- farttı furttu.
Şahan bence çok da iyi idare etti tırışkadan salvoları: minimum röp. verip manasız toplara tenezzül etmeyerek.
Böyle düşünürken, düşünürken; onunla ‘Dikkat Şahan Çıkabilir’ günlerinde iki buçuk kez filan telefonla konuşmuşluğumuz; bana ‘ablacım’ diye hitap etmişliği var-Şahan’ın tatlı bir herif olduğunu, Hakiki Hayatta da düşünceli olduğunu ve neşeli bir iyi aile çocuğu olduğunu- “Para için komedyen/Hakikatte: bu ne samimiyet len?” biri değil Şahan yani.
Bir arkadaşım hayatının çok kara günlerinde onunla yaptığı iş toplantılarının nasıl eğlencesiyle onu hayata bağladığını anlattı, diyelim. Önemlidir böyle özellikler.
Düşünürken böyle; Şahan’ın Sırrının, tatlılığının, annesi tarafından yetiştirilmiş olması olduğu limanına da demir attım. Babasını küçük yaşta kaybeden oğlanlar, anneler tarafından yetiştirildiklerinde, daha tatlı insanlara dönüşüp anti-maço özellikleriyle kalplerde daha kolay taht sahibi olabiliyorlar.
Bakınız: Teoman.
Bakınız: Tarkan.
Teoman öyle çok teyzeli/anneanneli/anneli bir evde, tamamen bir Kadın Projesi olarak; olduğu için de, onca ‘gönülçelen’ özellikler ihtiva ediyor. Türk Kadınları’na.
Hitap ediyor. Zira hem höt zöt imitasyonlarıyla büyümemiş oluyor Babasız Oğlanlar. Hem de fuzuli rekabetle sinirleri yıpranmamış. Maço standartlarına düşük hayatın, çekilmemiş/sürüklenmemiş.
Kadınları daha iyi biliyor; dahası kadınları yabancılamıyorlar. Güçlü (dominant) kadınlar da onlar için bilindik ‘territory’; zira adamsız kalmış anne, ister istemez pazılarını geliştiriyor. Hayata karşı ama. Oğlunu itip kakmıyor. Böyle bir ihtiyaç yok hayatında zira. Bu da çok önemli: itilip kakılmamış oğlanlar bunlar.
Tarkan’ın yurdumuzun bir numaralı gönülçeleni olmasının altında, annesi, ablaları tarafından büyütülmüş olmasının ruhsal konforu da yatıyor. Korkmaz asla kadınlardan Tarkan. Onlarla flörtleşmekten de, önlerinde kadınsılaşmaktan da.
Bütün bu cesur özellikler, Tarkan’ın seksapelinin mühim bir kısmını teşkil eder.
Şimdi düşünüyorum da Anne Çocukları Ekolü’nden Ata Demirer’le, Beyaz’ın tatlılığında bile BU var. Ve fakat her ikisinin de (Şahan’ın da) erkek kardeşleriyle içli dışlılığı, onları Tarkan ve Teoman’ın ‘Kadınlar Adasında Yetiştirilmiş’ (su katılmamış bu anlamda) ‘psyche’lerinden biraz uzaklara, Oğlan Kardeşli Anne Yetiştirmeli Oğlanlar Kategorisi’ne atıyor.
Egemen baba figürlü bir Serdar Ortaç’la (sürekli anlattığı atölye sahibi/3 oğlan çocuğu sahibi baba) ‘Benim babam benden komiktir’ krizli Cem Yılmaz’ı düşünürseniz- Anneleri Tarafından Büyütülen Oğlanlar’ın hiçbir gereksiz rekabete girmek zorunda kalmamış olmasının hayatta (babayla) onları nasıl farklı kıldığını, kavrayabilirsiniz.
Ve fakat NE oluyor? Genel olarak Kadın Hadisesi’yle pek rahat olan/olabilen Annelerinin Büyüttüğü Adamlar’da ciddi bir ‘commitment’ sorunu oluyor. Tek bir kadına karşı.
Onlar, genelde kadın cinsine yatkın/alışkın/barışık/bağışıklı. Tek bir kadına bağlanmaları: babayla annenin ilgisi, babayla ölçü/boy/otorite meselesi yüzünden habire rekabet etmiş tipik erkeklerden çok daha güç oluyor.
Bir kere Annelerinin Büyüttüğü Adamlar, hilafsız, kadınlar tarafından daha çok beğeniliyorlar. Onlar Anne Evi’nden başlayarak bir canki seviyesinde müptelası oldukları aşırı ilgi ve sevgiyi, tek kadınla kesemiyorlar. Hep sevgi. Hep ilgi. Ve de değişen kadınlardan. Genel olarak kadınlardan. Sonsuz sevgi. Aynen çocukluklarındaki bol kadınlı/anneli Anne Evleri’ndeki gibi.
Bu anlamda Tarkan’ın tek yumurtalaştığı havaalanlarında ve fotoğraf karelerinde sevgilisinden ayrılıp, ait olduğu yere, yani Bütün Kadınların+Adamların Yüreğine/Rüyalarına dönmesi fevkâlâde isabetlidir.
Hem star statüsü açısından.
Hem ruhunun Şımarık/Anneci Oğlan açlığının giderilmezliğinin kabullenilmesi açısından.
Yani Annelerinin Yetiştirdiği Oğlanlar’ı karşıkonulmaz kılan neyse denklemde, onları tek kadıncı/sadık/efendi bir nevi yaptırmayan da o! Durumlarının imkânsızlığı.
Bu imkânsızlık da kadınları fena halde tahriş ediyor olabilir, tabii ki.
İşte asla kadından korkmayan (köpeklerde olduğu gibi: kadınlar da, kadından korktuğunu hissettikleri adamları ısırırlar) aksine kadına yatkın ve yakın, kadın seven, kadın bilen bir oğlan çocuğu! Sevimli mi sevimli. Yalnız mı yalnız.
Nerdeyse bir sepet içinde, ruhunun kenarına bırakılmış.
Bundan daha gönülçelici bir durum olamaz kadınlar için: hem sevgili, hem bebek. Hem oğlan çocuk, hem korkusuz bir erkek!
Ve fakat kadın bağlandıkça Annelerinin Büyüttüğü Oğlanlara; içinden korkunç bir yaratık: potansiyel bir Anne/bir Güç+Kontrol Freak fırladığı gibi- İşte orda analı babalı evlerde büyümüş adamlar donakalırlarken korkudan+şaşkınlıktan+ alışkanlıktan; sırf Anneyle Büyütülmüş Oğlanlar tabanları yağlarlar natürel olaraktan.
Kalp kırmak için değil.
Kalp kırmamak için.
Ve canlarını kurtarmak için! Zira onların canları tatlıdır. Ve dünya bir sürü anne adayıyla üstlerine gelirken, onlar feci annelikle zaten büyütüldüklerinden, ‘kadın hadisesine’ bağışıklıkları çok farklıdır.

Perihan Mağden

Perihan abla,erkeklerin kadınlar tarafından yetiştirildiğinde daha bir sevimli,daha bir anti-maço,daha bir tatlı olduklarını söylemiş,sizce?

asya

Kadınların yetiştirdiği erkeklerin daha bir kadın dilinden anladığı, kadını bildiği ve maço olmadığı konulu bir genelleme her zaman doğru değil bence.

Erkeksiz kadının, aile ortamı, bulunduğu sosyal çevresi ve kişiliği uygunsa yetiştirdiği erkek çocuğunun maçoluktan uzak ve daha yumuşak/ılımlı olduğunu düşünüyorum.

Kent yaşamı içinde olan ya da erkeği olduğu halde ondan baskın bir şekilde güçlü olan kadın için bu saptama doğru olsa da kırsal kesimde ya da zayıf kişilikli bir kadının yetiştirdiği erkek için aynı şeyi söyleyemeyiz.

Çok kız çocuğunun olduğu ve babanın olmadığı birçok ailede tek erkek çocuk varsa, tüm erkeklik misyonunun bütün aile dişileri tarafından ona yüklendiğini, içinde sertlik/maçoluk/otoriterlik (her türlü erkeksi niteleme yapılabilir burada) olmasa da delikenlının, giderek bu özelliklere büründüğünü biliyoruz. Erkek çocuk, "ben neymişim be abi?" diye diye kabaran "errrrkekkklik" duygularını ve davranışlarını içselleştirmeye başlayabiliyor.
Böylece de aile dişileri sayesinde nur topu gibi bir maço ortaya çıkabiliyor.

gobilibozo

Katılıyorum sana asya,erkeği maço haline getirip tepemize çıkartan da kadınlar,sevimli hale getirip,daha yumuşak yapanlarda onlar.Kadınlar,bazen olmak istedikeri fekat olamadıkları durumu,evladında yaşatmaya çalışırlar,ezilmiş ise ezen taraf olmak ister,höött dedimi oturtan,heyyytt dedimi kaldıran,hmmm dedimi susturan,kafası attımı tartaklayan,(karşı cins ile birliktelik yaşamamış ve içinde kalmış ise)asu'nun yanından,cansu'nun yanına giden,çapkın vs biri olmak arzu ettikleri birşey ise(ki malesef çoğu kadında bu durumlar,hayranlık yaratır)bunu çocuğunda görmek ister ve hatta çocuğunun o hale gelmesini sağlar.

Sahilde,bir çay bahçesindeyim ve hemen yan masada bir anne oğul ve kızı oturuyor,ister istemez efenim konuşmalarına kulak misafiri oluyorum(davet eder gibi konuşurlarsa bende icabet eder misafir olurum napiyim :P)anne oğluna,oğlum,paşam,helal olsun sana,senin çapkınlık yapma yaşın bunlar(bu arada çocuk 18-19 yaşında)bir kızla beraber olacak halin yok ya,çapkınlık yap fakat yüz verme,kız milletine fazla yüz verilmez,gönlünü eğlendirince bırakırsın diyor,yanında kızı ve kendisi de bir kadın,şimdi bu kadın,oğluna söylediklerini kendisi yaparmı yahut kızına tavsiye edermi?Etmez.Oğullarını,erkekler ağlamaz,(er)kekk dediğin ev işi yapmaz,erkek dediğin fazla gülmez,erkekk dediğin vurdumu oturtur,erkek dediğin hislerini belli etmez vs diye telkin ederek yetiştiren kadınlar,daha sonra yarattıkları canavarların kahrını çekiyor.

Tabi perihan ablanın,bahsettiği örnekler de çoktur,dinginlik,nezaket,duyarlılık isteyen fekat eşlerinden yahut babalarından bunu görmemiş olan kadınlar evlatlarını bu doğrultuda yetiştiriyorlar ve ortaya tabiri caizse pamuk gibi erkekler çıkıyor.

son tango

beni de annem yetiştirdi..beni de annem yetiştirdi ..

davar çobaný

babamı kore dağalarında kaybettim. beni anam yetiştirdi diye biliyordum.

velakin anam ölürken bana bişey dedi heç annamadım. dediki seni ben doğurmadım, anan yeryüzüdür. aradım aradım aradım yeryüzü anamı bulamadım. acaba dedim babam kore dağlarında ölmedimi. yine içim kasvetlendi yaaaaa. nerden hatırlattınız bunnarı bana.

gobilibozo

Annen de ne diye ölüm döşeğinde senin aklını karıştırıyor,yeryüzü tamam da hangi yeryüzü?Kore civarındaki yeryüzü olmasın çoban?Neyse boşver derd etme sen bunları,yalnız geldik yalnız gideyyoz zaten,bulsan ne olacak bulmasan ne? :)

MrsBrown

bozo' nun verdiği örnekteki "erkek sıfatları", kadın tarafından cilalanıp parlatılıyor olabilir, ama bu sıfatları kendilerine layık görenler gene erkekler. Kendi kendilerini zehirlemişler, anneler de şimdi düzeltmeye çalışıyor :)

Aynı Perihan mağden, yine bozonun örneği hatırlattı, bir de, "oğlunun çüküyle, tüm kadınları düzmek isteyen kadınlar" diye bir tanım da yapmıştı yıllar evvel. Lanet kaynanalar falan vardır ya, onlar işte. :P

Sadece kadınların yetiştirdiği erkeklerin şahane olduğu doğruysa, sebebi en çok, babayla "fuzuli bir rekabet" yaşamak zorunda olmamalarından kaynaklanıyordur bence. Kadınlara aşinalık ve onları öcü değil de normal yaratıklar kabul etme kısmı da ikinci sebep.

(tango valla da billa da, yazıyı okurken, tangoyu anlatıyor dedim kendi kendime, ki tanışmıyoruz bile.)

gobilibozo

Mrs.brown,perihan ablayı her okuduğumda sen aklıma geliyorsun :) (nedendir bilmem :P)

Kadınlar kadınlarn en büyük düşmanı derler ya hakikaten inanıyorum buna zaman zaman,kadın eşi tarafından asla ihanete uğramak istemeyip oğlunun kız arkadaşına yahut eşine olan ihanetini hoş karşılayıp elinin kiri olarak nitelendirebiliyor,acaba diyorum hatunlarda empati yeteneği pek gelişmemişmi oluyor?

Aslında rekabet her zaman kötü yönde etkilemez erkek evladı,baba rahatsız edici bir ahlaka sahipse evlat bu ahlakı kendi süzgecinden geçirerek içselleştirmeyebiliyor ki bunun örnekleri çoktur,babadan gördüğü yanlışlıkları kendi hayatında uygulamamaya özen gösteren,madalyalık erkeklerde çoktur. :P


MrsBrown

Perihan Mağden, bu kadar bilinmezken ben biliyordum onu, banane. O nedenle böyle meşhur olması, alıntılar falan yapılması, TV lere çıkması, hakkında başka gazetelerde yazı çıkması... beni kıskandırıyor. Gülme. Valla. Ben keşfettim onu, size n' oluyor demek istiyorum. (Acınası bir hal di mi?) Bir de, Sezen Aksu' nun "Beni Unutma" şarkısı öyle. Herkes biliyor artık, böhüü.
(O nedenle bozo, PM yi okuduğunda beni hatırlaman, gururumu okşadı bile diyebilirim, sağol)
-----

Oğlu, mesela sofra toplarken karısına yardım eden bir adamsa, "gelin kendine hizmetçi bulmuş" olur. Ama kızının damadı bunu yapıyorsa, "sağolsun, damat yardım ediyor" denir. Çifte standard ve ikiyüzlülük her yerde.

Rekabet konusunda bir taraftan haklısın. Zıttını yapıyorlar genelde.

Olmamasının iyi olduğunu söylediğim tür rekabet ise, resmen, çok afedersiniz sidik yarışı şeklinde olan. İki erkek, yaşları ne olursa olsun toslaşıyorlar ve bu genetik mi bilmiyorum. Ya da erkekler gerçekten de hiç mi büyümüyorlar yahu? Play Station' da FIFA 2007 oynayan baba-oğul, bir süre sonra gırtlak gırtlağa geliyor. Hadi çocuk, yenilmek istemiyor. Peki baba? Yenilince surat asmalar, gol atınca  küçücük çocuğa hareket çekmeler falan. :D Tek de değilim bunu yaşayan.

Erkek çocuk, sürekli olarak kendini ispatlamak zorunda hissediyor. Hem de babasına karşı. Bu kötü işte. Halbuki anne onu kayıtsız şartsız, ispata lüzum olmadan seviyor. Lime lime olmadan büyüyor çocukcaaz. Lokum gibi olup çıkıyor.

oynakelektron

bence ekosistemdeki tüm erkekler toplanmalı, belli bir süre üremeye yetecek miktarda sperm potansiyeli olanlar bir kenara bırakılmalı, geriye kalanlarsa imha edilmeli. arılar a yapıyor bunu. ayıp bişey olsa arılar yapar mı?

MrsBrown


oynakelektron

bu ne? yeni gelenlere bir çeşit sınav mı? üç sayfalık bir başlık bu. ben tembelim çabuk sıkılırım.

gobilibozo

Evet ya önemli bir detay bu,kadın kayıtsız şartsız seviyor,merhametin sevginin en saf halini görüyor çocuk anneden,bu durum çocuğun,sevgisini belli etmekten çekinen bir otorite ile merhamet pınarı arasında kalmasını engelliyor ve daha lokum gibi yavrucaklar çıkabiliyor.

Hakikaten erkekler büyümüyor galiba,bir araştırma sonucunda,40 yaşındaki bir erkeğin 20 yaşınaki bir kadının ile akıl olgunluğu aynı imiş,ne derece bilimsel bir araştırmadır bilemiyorum fekat erkeklerin daha geç olgunlaştığı bir gerçek. :P o da bişeymi? 80 yaşında olan dedem tetris oynamaya bayılırdı mesela,yenilince suratı kızarır,morali bozulurdu ve galibiyete kadar uzatmalı oynardı :D fekat bunu bir kadında görmek pek mümkün değildir.

Hemen sıkılma oynakelektronik,daha doğranacak erkekler var sırada :P


cosinus78

Bir de tersi tarafından bakalım; erkeklerin yetiştirdiği kadınlar nasıl oluyor?

Erkeklerin çoğunun "erkek gibi kız" diye tanımlanan kadınlara karşı derin bir zaafları olduğunu düşünüyorum. bu türdeki kadınlarla çok yoğun duygusal ilişkiye girmeye can attıklarını da. ama beraberlikte bu romantik havanın dağıldığını yerini çatışmalara bıraktığını, çok ciddi rol çatışmasıyla açıklanabilir. Cezmi ersöz, "yarıaydın babaların kızları sevişemiyor" demişti. bunu da yarıaydın bababnın kızıyla kurduğu bağın cinseliğini etkilediğiyle açıklıyordu.

"erkek gibi kız" tanımına karşın "kadın gibi erkek" tanımını koyduğumuzda perihan ablanın savları biraz daha düşünmememiz gerkliliğini öne çıkarıyor.



akrepv

Tamamen ataerkil bir ülkede, hatta dünyada neyi tartışıyorsunuz anlamıyorum, üçüncü türle yakın ilişkileri mi?

Efemine mi? efe MİNE mi? boş iş bunlar. Erkek almış bir kez sazı eline, her makamdan çalar siz hiç merak etmeyin.

Hele ki kadınlar hiç yakınmasınlar, değilmiki siz doguruyorsunuz onları, değilmi ki sen yedirdin Ademe elmayı, çek o zaman cezanı, boşa sızlanıp durma. :)

oynakelektron

anti maçoluk onları gay olmaya da yaklaştırıyor mu? sanmam. öylesine aklıma geldi.

gobilibozo

Gelmesin efenim,erkek=maçomudur? yahut gay=anti maçomudur? :)

akrep sazı çalmayı bilmeyenin elinden o sazı alırlar. (meydan okudum ayol :P )

kiya

anti-maço ne demek be arkadaş! anti-maço olacağıma gay olurum daha iyi yani, ıyyyyyyy, anti-maço'ymuş. anti-faşo gibin, anti-puşt gibin bişey mi yani...

gobilibozo

Aman kiya hoca yeterki sen olduğun üzre kal ben onu latif erkek olarak değiştirebilirim,bak ne güzel latif erkek yahut halim erkek(yumuşak huylu) :P

kiya

valla bakınız kadir abi'mi çağırdım, ne diycekseniz ona deyin artık. ben kaldıramam bu kadarını. ee, kadir abi, tostunu yiyen bekliyormuş abi...