21.07.19/17:19

Türk solunu PKK bitirdi

Başlatan cosinus78, 20.08.08/22:35

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

cosinus78

Geçen günlerde yüz yüze tartıştığım bir arakadaşımın bana ilginç gelen teorisini buraya aktarmak istiyorum. Teori özetle şöyle:

"Bu gün Türkiyedeki hem legal hem de ilegal solun bu noktada olmasının sebebi PKK'dir. İlegal solun PKK ile itifak görüntüleri yayınlandı. PKK konusunda bildikleriyle yetinen insanlar bu fikirlere tümden kapılarını kapattı. Legal sol da benzer şekilde etkilendi. Kürt legal hareketlerinin kullandıkları dili kullanmaları bile kaybetmelerine yetti."

RDX

20.08.08/23:08 #1 Son düzenlenme: 20.08.08/23:18 RDX
benim teorimde şu cosinüs78; ideolojileri ne olursa olsun, tüm örgütlerin arkasındaki güçler şu anda içerde olduğundan, israil ve abd lobisi türkiye üzerindeki kantrolünü kaybettiğinden, pkk başta olmak üzre tüm örgütler kuramak üzre olan bir ağacın kışın çiçek açması misali, kırsalda eylem yapma gücünü bırakın, dolaşmayı dahi yapamayacaklarından şehir merkezlerinde kendilerini hepten zora sokacak ve bitirecek eylemlere girişecekler. ee tabi teknik ve fiziki yetersiz donanımlarından,  yapılanmalarının ve bağlantılarının çözülmüş olması hasebiyle hop enseleneceklerde. yani pkk da bitti.

son tango

başlığa kesinlikle katılıyorum..

conan

kızıl yıldız'ın taşıyıcısıdırlar. asıl gizlenen, pkk'nın komünizm'e gönül verdiğidir. ama bu yönünü ön plana çıkarmaz. çünkü dindar doğu halkını bu şekilde yanına çekemeyecektir. a.öcalan, kitaplarında karl marx'tan, darwin'den örnekler verir. Kullandığı argümanlara bakalım:
marks, darwin, deniz, mahir, devrim, kaypakkaya, emekçi halkımız, sarı yıldız, bilibili...

nobodies

DEVRİMCİ BİRLEŞİK GÜÇLERİN KURULUŞ BİLDİRGESİ!
Biz PKK, TKP(ML), MLKP, TKP/ML, TDP, DHP, DEVRİMCİ SOL, TKP (Kıvılcım) devrim mücadelesini ilerletmek için, eylem birliğini gerçekleştirmenin heyecanı ve coşkusuyla, halklarımızı selamlıyoruz.

Eylem birliğimizi ifade eden Devrimci Birleşik Güçler;

1- Birbirlerinin bağımsız, ideolojik, siyasi, örgütsel varlığına ve faaliyetlerine saygılıdırlar. Farklılıklarımızın bilincindeyiz. Ancak bu, düşmana karşı somut hedefler temelinde birleşilen noktalarda birlikte yürümenin engeli olamaz.

2- Devrimci Birleşik Güçlerin eylem birliği, mücadelenin ihtiyaçları temelinde her alan ve kesimin somut koşullarına göre biçimlenir. Mücadelenin değişik sahalarının özgüllüklerine göre şekillenir.

3- Devrimci Birleşik Güçler birbirlerine her türlü dayatmayı reddeder. Anlaşma noktalarında beraber yürümeyi, farklılıklarda eylem birliği güçlerinin özgür iradesine saygıyı esas alır.

4- Eylem Birliğimiz, devrimci mücadelenin pratik ihtiyaçlarının hizmetindedir. ”Birlik olsun diye birlik” anlayışını reddeder. Eylem birliği kendi başına amaç değil, devrim mücadelesine katkıda bulunmanın araçlarından biridir. Ne, niçin, nasıl? sorularının dışında bir birlik sadece gösteridir. Eylem birliğimiz somuttur.

Türkiye Cumhuriyeti devleti, halklarımıza karşı topyekün bir savaş sürdürmektedir. Buna karşı çıkmadan demokrat dahi olunamaz. Ezilen Kürt ulusu ve azınlıkların inkarı, emekçilerin azgınca sömürülmesi üzerinde yükselen T.C. rejiminin, Milli Güvenlik Kurulu kumandalı sürdürdüğü Özel Harp gerçeğini her kesim yaşıyor. Bu vahşet üzerinde uzun uzun durmaya gerek yok. Vahşeti onaylamak, sessiz kalmak suçtur.

Varlığı reddedilen, imhaya maruz bırakılan Kürt ulusunun kendi kaderini özgürce tayin etmesi hakkıdır. Bu hakkı gaspeden T.C’nin kendisine dayattığı boyunduruğa baş kaldırması meşrudur. Topyekün haksız savaşa karşı Kürt ulusu ve azınlıkların, Proletarya ve Emekçilerin Ulusal ve Sosyal Kurtuluş Savaşı, haklı bir savaştır. Ulusal, sınıfsal, inanç, cins baskısı T.C. sisteminin gerçekleridir. Haklı savaş dayatılan bu eşitsizlikleri altetmeyi hedefler. Topyekün haksız savaşa boyun eğmek bir insanlık suçudur. Buna karşı kurtuluş için zafere kilitlenmiş bir ruhla, topyekün direniş perspektifiyle yüklenmek acil bir görevdir. Sistemin halklarımıza kesilen krizinin faturasını kabul edemeyiz.

Krize müdahelenin adıdır Devrim. Devrimin ilerletilmesi için ciddi fırsatların olduğu bir coğrafyadayız. Bu fırsatlar bilinçli müdahale olmadan kendi başına devrime götürmez. Fırsatlar gibi ciddi tehlikelerle de yüzyüzeyiz.

Ve yine bunlar bilinçli müdahale dışında göğüslenemez. Bir ABD eyaleti konumundaki T.C., emperyalizm, siyonizm, Kemalizm birlikteliği ile, sadece Türkiye ve Kürdistan halkları için değil, bölge halkları açısından da ciddi bir tehdittir. Emperyalizmin ve özelde ABD emperyalizminin bir karakolu olarak konumlanmış T.C.’nin Güney Kürdistan’a yönelik operasyonları bu gerçeğin dışında kavranamaz.

Devrimci Birleşik Güçler bu durumun bilincinde olarak, T.C’ne karşı mücadeleyi, emperyalizme karşı mücadeleden soyut ele alamazlar. Anti-emperyalist, anti-faşist, anti-şovenist ilkeler eylem birliğimizin harcıdır. Bu perspektifle, her alandaki devrimci muhalefet dinamiklerinin mücadelelerini merkezileştirme, birleşik devrimci eylemini koordine etme ihtiyacına, eylem birliğimiz verilmiş anlamlı bir cevaptır. Askeri bastırma harekatlarıyla sonuç alamayan ve alamayacak olan T.C. rejmi, UNITA örnekli sözde ”sol ” işbirlikçi alternatifler yaratma projeleriyle, devrimci savaşı dejenere etme, saptırmaya çalışmaktadır.

Eylem briliğimiz MGK yedekli ve emperyalist Yeni Dünya Düzeni sözde solculuğunu reddeder. Demokrasi devrimsiz olmaz.

Gerçek demokrasi mücadelesi eylem birliğimizin temel konularından biridir.

Kontrgerilla, mafya, çete T.C. devletine münferit bir sızma değil, devletin karakteristik özelliğidir. Ve sürdürülen topyekün haksız imha savaşının sonuçlarıdır. Haksız savaş tüm egemen sınıf kliklerinin şimdiki durumda üzerinde anlaştıkları konseptir. Nitekim gündeme gelen her bir hükümet, MGK’nin emireri olarak, savaş postallarını giymiştir. Parlamentosu, medyası ve tüm kuruluşlarıyla topyekün haksız savaşın hizmetine göre konumlanma, T.C. devletininin aşikar olan somut bir olgusudur. Sözde hükümet, parlamento, anayasa göstermeliktir. Gerçek anayasaları, Milli Güvenlik Siyaset Belgesidir. İcra Kurulları Genel Kurmaya bağlı kriz masalarıdır. Kanun koyucu ve uygulayıcı Milli Güvenlik Kuruludur. Tüm egemen sınıf klikleri, devletin kaptanı, ordunun belirlediği çerçevede hizaya getirilmişlerdir. Aralarında çıkar çatışmaları mevcuttur. Ancak, resmi Kemalist ideoloji ve bunun üzerinde yükselen devletin temellerinde mutabık kalma kaydıyla! Bu noktada en ufak zorlama, Ordunun ”balans ayar”larıyla ”makul sınır”lara çekilmektedir. 28 Şubat sürecinin anlattığı da buydu. Rant dalaşı, 28 Şubat’la Kemalist yeniden restorasyonu vesilesi haline getirildi. Bunu Ordunun ilericilik bayrağını kaldırması olarak alkışlayanlar MGK kumandasına girmişlerdir. Dayatılan Laik - anti Laik saflaşması ciddi yanılsamalara yol açmaktadır. Eylem Birliğimiz, halklarımızın safları ve alternatifinin devrim ve sosyalizm olduğunu bir kez daha ilan eder. Bu mücadelede daha ileri biçimleri hedefler.

Tüm uluslar için tam hak eşitliğinin, halkların kardeşliğinin, proletarya ve ezilenlerin birliğinin, bağımsızlık-demokrasi ve sosyalizm yoludur devrim. Eylem Birliğimiz bu kavganın hizmetindedir.

• Yaşasın Devrimci Dayanışma!

• Kahrolsun Emperyalizm, Faşizm ve Her Türden Gericilik!

DEVRİMCİ BİRLEŞİK GÜÇLER
(PKK, TKP(ML), MLKP, TKP/ML, TDP, DHP, TKP(Kıvılcım), DEVRİMCİ SOL)
04.06.1998
*******************
Partiya Karkeren Kurdistan-PKK
Türkiye Komünist Partisi (Marksist Leninist)-TKP(ML)
Marksist Leninist Komünist Parti-MLKP
Türkiye Devrim Partisi-TDP
Devrimci Halk Partisi-DHP
Devrimci Sol DS
Türkiye Komünist Partisi-Kıvılcım-TIKP-K
Bolşevik Parti/Kuzey Kürdistan-Türkiye-BP/KK-T
Devrimci Sosyalist İşçi Hareketi-DSIH (deniz adalı ve tayfası favorimdir kendileri  :) Dayıdan sonra deniz adalıyıda bu ülkenin mezarlıklarında görmek istiyoruz :P )
Beth-Nahrin Yurtsever Devrimci Örgütü-BYDÖ
Partiya Rızgariya Kürdistan-PRK
**************************
daha sonra   PKK, TKP (ML), MLKP, TKP/ML, TDP, DHP, TKP-Kıvılcım, Devrimci Sol gibi örgüt ve partilerin oluşturuğu bu topluluktan  TKP /ML ayrıldı, ve BP/KK-T, DSİH, BYDÖ, PRK gibi örgütler katıldı devrimci sol kendi içerisinde iki ye bölünerek DHKP-C ve THKP-C olarak ayrıştı, bedri yağancılar (THKP-C) dev-sol geleneğine sadık kalarak BDGP tarafından hizipçi ilan edildiler.Ama nedense bu birlik 1,5 sene kadar varlığını sürdürebildi bunun sebebi ise Eylül 1998 de PKK'nın yaptığı ateşkes çağırsıdır diyer bir seebi ise  DHKPC nin dev solu fes ederek ilan ettiği parti nin platform içerisinde hala dev sol olarak isimlendirilmesiydi. Çok komik dönemlerdi PKK ortadoğudan ve avrupa bağlantılarından sürekli olarak silah hibe ediyordu rivayetlere göre bu gün sözde kurtarılmış bölge olan gülsuyundaki konduların bahçeleri o günlerde kalma silahlarla doludur.Diğer komik bir olay ise Ödlekler ve Dönekler Partisinin (ÖDP) Tasviye edilen TDKP (türkiye komünist devrimci partisi) yan ürünü olan EMEP ve evrenselin 12 eylül öncesi  DY (devrimci yol) DS ( Devrimci sol ) kitleleri üzerinde görkemli çıkışlar yapması sonucu DY kökenli bir gün dergisi ile legal partiyi ilan etmesiydi. 12 eylül sürecinden kendini tasfiye etmeden ve yurt dışına sığınmadan çıkabilen iki üç örgüt vardı. Benim hatırladıklarım TİKB (türkiye ihtilalci komünistler birliği) ve Dev-Sol(DHKP-C) TİKKO (türkiye işçi kötlü komünist partisi) Ve daha sonra ekim olarak piyasa çıkacak olan 16 hazirancılar ve bir kaç küçük sosyalist devrimci oluşum kendini tasfiye edip ilan edilcek olan  TKİP. (türkiye komünist işçi partisi)

Kendi içlerinde heterojen görünen bu oluşumlar 12 eylül sürecinde kendi tabrileriyle yeraltına benim tabirlerimle dibe vurdukları için halktan büyük oranda uzaklaştılar. gözden ırak olan gönüldende uzak olur misali halkta onlardan uzaklaştı kendini kimsesiz ve yalnız hissedip yeni dünya düzenin yan etkisi olan yabancılaşma rüzgarana kapıldılar.Süreci tahlil edip battıkları çukardan çıkmaya çalışan örgütler sol seketer yapılarından kaynaklı kendilerinin homojen olmadıklarını inatla ifade edip dönem dönem güç birlikleri içerisinde sosyalizmden ve soldan uzak bir şekilde güce teslim oldular.Peki neydi bu güç. Feodal yapısından beslenen teoriden ve bilimden uzak olan iş-aş-ve eğitim isteyen sorgulayaman kavrayaman ama her eylemin altına imzasını atan PKK' idi. Sol doğası gereği illegal mücedeleye şartlandığı için PKK'nın eylemleri ve söylemleri onlara uzak klamıyor hatta illegal solun ulaşmak istediği noktaları gösteriyordu. PKK eylemlerini ve cinayetleri meşrulaştırmak kendini sosyalist ve demokrat çizgide gösterebilmek için kendi çizgisinde olan MLKP ( marksit lenist komünist parti ) yi (atılım dergisi) kurdu ve kendi deyimleri ile kürdistanda devrimi pkk TC de ise MLKP yapacaktı. Bunu yaparken halkarın kendi kaderini yatin sloganı ile bölge devrimciliğini örgütlemeye çalıştı. Örnek olarak TKEP'i ( Türkiye Emekçi Komünist Partisi ) verebilirim. D-Y geleneğinin içerisinde kendini bulan ve Kurtuluş -Dy arasında kalan Teslim Töre ÖDP ve EMEP içerisinde kürt kökenli politikalar yaparak Evrensel,radikal,Ve özgürlük  gibi yayınlarla seminerlerde ve sempozyumlarda Komünist üniversiteler kurarak sosyalist mücadeliyi özgürlük söylemleri çatısı altında kürt ulusal faşist devrimine kaydırdılar.Ve bunu öyle ustalıkla yaptılarki bu tabloyu ancak o dönemki siyasetin içerisinde olanlar görüp anlayabilir.Taban PKK'nın sişlahlı eylemlerini ret ederken vahşice ve barbar bulurken sol grupların silahlı eylemleri kahramanlık abidesi olarak görüyordu. Tavan ise stratejik konumu gereği PKK yı geçersiz kılıyor ama onunla her türlü güç bierliği antlaşmasına her fırsatta giriyordu, çünkü tavan kitlesini sözde illegal oluşumlarımız var bizde devrime görütleniyoruz diye uyutuyordu.PKK ise bu oprtünist söylemleri onların damarlarına basarak kendi politikalarını koyuyordu gelinen durum ise belirli halkın büyük bir bölümü bu nasyonel sosyalist (liberalde olabilir ) faşist hareketi faşizmden uzak sol bir hareket olarak görüyor.

Tigris

Eee yani bunu yolda gezen herhangi bir vatandaşa sorsakta aynı şeyi söylüyor..
Üstüne uzun uzun konuşacak bir şey yok..

PKK şemsiye olarak solu seçti..

sosyalbella

68 kuşağı solcuydu ve faşizm onları bitirdi..78 kuşağı ise;pkk "kral çıplak" dedi ve türkiyede solculuk oyunu bitti...3 kuşağa başarılar diliyoruz..

conan

      Solcuları Ülkücüler devlet yardımıyla yok etti. Çünkü devlet kominizmi istemiyordu. Zatende Deniz Geçmiş devlet tarafından yok edildi. Çünkü Deniz Moskova tabanlı kominizm sistemi getirecekti. Niye solcularla sağcılar kafka etti. İkiside sömürgeciliye karşı bir gruptu. Yani hiç yoktan birbirlerine girdiler. Bahçelievler katlıamını bilirsiniz.  Ordaki Abdullah Çatlı Devlet tarafından görevlendirilmiş bir ajandı. Bu ajanlardan solculardada yokmuydu ?
   Vardı tabi bunların görevi solcuları ve sağcılar birbirine düşürüp kominizmi yok etmekti. Herkes bilirki Kominizm 68 de güçlüydü. Hayır tam aksine 68 olayı ülkücülerin ilk ocağı açması diye bilinir. Dikkat ederseniz olan solculara oldu. Şu an Türkiyesinde iki taraf boş yere kavga ettiklerini anladılar.

cosinus78

Nobodies,

Yazından anladığım kadarıyla türkiyedeki sol thareketleri niteliksiz olarak görmekle beraber sol anlayışa karşı da bir inançsızlığın var. Ve aynı zamanda türk solunun bu niteliksizliğinin PKk'n
n işine çok yaradığını söylüyorsun.

Peki türkiyede statükonun kendini sol olarak göstermesinin bir etkisi yok mu? kemalzmin en baştan beri sol hareketlere köstek olduğunu, komiternin bile bu çeşit yönlendirmeleri olduğunu biliyoruz.

nobodies

Peki türkiyede statükonun kendini sol olarak göstermesinin bir etkisi yok mu? kemalzmin en baştan beri sol hareketlere köstek olduğunu, komiternin bile bu çeşit yönlendirmeleri olduğunu biliyoruz

durum pek öyle değil 12 eylül sürecinden sıyrılan sol ilk çıkışlarını sosyal demokrasiyi kullanarak yaptı. Çünkü illegal ve legal siyasetin arasında kalmışlardı. Hemen hemen her örgütün hatta TKP'nin o dönemim (SİP'i) illegal bir örgütü var silahlı mücadele adım adım örgütleniyordu. Dönemin en iyi açımlarını troçkistler yaptı ama isimleri menşeviğ'e çıktıkları için demokratik halk devrimcilerin baskısı altında ezildiler bkz. DSİP tarihi. Ayakta duran olumlu tarih olarak ise TKEP-L dünden bugüne dar örgütlenme ile yapısını koruyabildi. Ki onlar dahi bölge devrimciliğine kaydılar kesintisiz devrim derken DHD i savunur bir çizgiye geldiler. Çünkü örgütlendikleri alan bu tür teorileri kaldırıyordu, erzincan ,sivas ve tunceli üçgeninde ezilen halkalrın mücadelesine girdiler. Oysaki partilerin doğası gereği laz,türk,çerkez ayrımı yapmadan sadece sınıfsal misyonunu deklare etmeleri  komünist manifestoda dahi fixlenmiş bir şeydir. Konuyu bağlamak istediğim yer halktan kopan illegal örgütler halk ile bağ kurabilmek için demokratik alan yöneldiler ve hemen hemen hepsi legal kurumlar açtılar. Türkiye oportünizmi ezelden beri legalci ve sistemci olan sosyalist kurumlar ise bu gelişmeleri kendi çizgilerine mâl ederek ağır propagandaya girdiler.Biz söylemiştik silah mücadele artık fos trişka oldu devrim sosyal demokrasi ile gelecek diyerek sözde olan tüm gizli birimlerini fes ettiler. ve yeraltından yeryüzüne çıktılar ve bütün panelerde sosyal demokrasi savunulmaya başladı. TİKKO'ya ait tohum kültür merkezinde YÖK ile ilgili bir panelde YÖK'ün bir sistem sorunu olduğu ve devrimcilerin sistemi yıkmak üzere örgütlenmesi ve anti faşist mücadele birliklerinin üniversitelerde nasıl oluşturulması gerektiği tartışılması lazım iken sol BAZ istasyonlarını ve ÖSS-ÖSYM psikolojisini ve kürt sorununu tartışıyordu.Kitleye kendini anlatamayan ve anlatabildiğinden 12 eylülün izlerini silemeyen sol legal alanda boy göstermeye başladı 2000 lere kadar İP CHP ve DSP gibi kurumları arasına almadı. Ve kemalizmi hiç tartışmadı. Takii ulucanlarda başlayıp bayrampaşada son bulan katliamlara kadar 96 ölüm orucu ve kesin zaferi herkesi ümitlendirmişti ama tamda o döneme denk düşen Yeni Dünya Düzenin ( küresel kapitalizmin) deklerasyonu legal partileri sol liberalizme çekene kadar. Kemalizm burada devreye girdi.Çünkü insanlarda meclis ve iktidar umudu uyandı ve kendi kendilerini sosyalizm düşüncesinden tasfiye ederek halktan büyük bir iç savaşa kadar koptular. Dikkat ederseniz alevilik ve kemalizm tartışmaları İP CHP ve DSP gibi kurumlarda vardır. Ve bu kurumlar hep bölge devrimciliğinden beslenir biz fatsalıyız yaşasın devrim biz dersimliyiz yaşasın isyan. Fatsalı ve dersimli olmakla tokatlı olup gerilla olmak ile devrim ve sosyalizm arasında negibi bir ilinti vardır. Teoride yok ama pratikte var sebebi ise meçhul.Balık baştan kokarmış sol halkalrın kardeşliği diyerek kendinden o kadar çok ödün verdiki o gün bu gün toplayamıyor kendini.