24.08.19/08:38

mutluluk ve hüzün

Başlatan Carpediem, 13.07.05/12:47

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Carpediem


Mutluluk mu hüzünün parçası yoksa hüzün mü mutluluğun?
Yoksa bunlar tamamen ayrı şeyler de sadece raslantı eseri mi sıralı geliyorlar?
Mutlu olduğumuz saatler kadar üzüntü bizi bekler bana göre. Hem de arayı çok açmadan kendini gösterir


Sokrates der ki: "Tanrılardan biri hazla elemi birleştirip karştırmak istemiş, bunu başaramayınca bari şunları kuyruklarından birbirine bağlayalım demiştir"

Bence tamamen birleştirmeye başarmış buna kim uğraştıysa...

buz

hayatın nefesini tuttuğu yerler hüzün...nefes aldığı yerlerse mutluluk-bana göre tersi-

beir besteden es verdiği yerlerin söküp atılamaması gibi birbirlerini içerek ilerlerler-birbirilerinin kanında yetişirler.

[S]aKiN

 ikisinin de ayn duyguya farklı zamanlarda verilmiş farklı tepkilerdir..

asya

mutluluk ve hüzün, oyunda rol alan as oyuncu ve figüranlar gibi... mutluluğun rolü çok az, sahnede ağırlık hüzünde... replik ve düpliklerle sürüyor oyun, taa ki perde kapanıncaya dek...

fikir

yüzünde bir gülümseme hiç eksik olmuyor
kahkahaya dönüşüyor bazen
coşku doluyor, bir ömür değerinde
adın mutluluk olsun...

omuzlar düşmüş, yorgun gölgeler gibi
gözlerde, puslu bir derin bakış
çekilmiş kenarları, su yolu açar gibi
sanki dağı sis basmış
başında kar var gibi
adın hüzün olsun...