20.06.19/09:37

Toplumsal Hareketlerde Niçin Hep Değişime Kadından Başlanır?

Başlatan denge, 21.02.06/14:23

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

deniz

toplum sürekli değişiyor.

kadınların toplumsal değişimdeki payı onların insifiyatı ile olmuyor.

kadını egemen erkek kültürde bir meta olarak yorumlandığımızda, ona karşı olan gereksinimler, kullanım şekilleri, işlevselliği ve fonksiyonları değişimin şeklinde büyük bir etki yaratıyor.

kadının kendi ve yaşam üzerindeki insiyatifi ise ona verilen haklarla değil yine yukardaki işlevleri ile belirlenir. yani tüketilen kadın aynı zamanda değiştirici aktördür de.

nisan

Erkek egemen, gelismeye calisan toplumlardaki bireylerin beyinsel acliklarindan dolayi olabilir mi?

Oyle ki; biz son model arabayi da fuarda  kadin ile satisa cikaririz, partimizin de tutulacak tarafi kalmayinca kadin adaylara agirlik veririz.


gobilibozo

''Cennet annelerin ayağı altındadır'' hadisi şerifi,kadının önemini ne kadar da güzel anlatıyor,cennet kadınların ayağı altındadır,peki hangi kadının?Bireyleri yetiştiren,kimlik sahibi yapan kadınlardır,bireyler düzgün olursa toplumlar düzgün olur,toplumlar düzgün olursa,cihan'da düzgün olur,kadınlarımızın kendi değerlerini ve mahiyetlerini bilmemeleri bir toplumu bozacak öneme sahiptir,kadın yapı olarak yeniliğe ve değişime erkekten daha açıktır bu sebeple sosyal olarak çok önemli bir misyona sahip,yeni düzenler hep kadınlarda hayat bulmaya başlar,devrimler önce kadında hayat bulur,kadın değişmezse düzen değişmez...

son tango

alkolik aile ortamı nerden cıktı yaw? :D

okuyanda herkes içiyor zannedecek..hehe

akrepv

Çünkü Reklamcılık ve Pazarlamada en önemli obje Kadındır.

Bikini mi pazarlayacaksınız, giydiriverirsiniz kadına olur biter, satılmış bilin.

Şeriat mi getirmek istiyorsunuz, giydirin kara çarşafı, pardesüyü, türbanı, olmuş bilin.

kopil118

denilir ki yaklaşık beşbin yıl önce kadın egemen bir toplumdu insanlık. anaerkildi. Ataerk ile dönüştürüldükten sonra ata anayı kendi çıkarları uğruna dönüştürmekle uğraşıp durur o günden bugüne. aslında erkeğin kadını savunacağı gerçekliğine hiç inanmadım, inanmamda. erkek kadından aldığı iktidarı kadın üzerinde egemenliği demoklesin kılıcı gibi habire hissettirmekten yana olarak kadına yönelik "insancıl hareketlenmelere" girişir. bu tamamıyla bir safsatadır.