23.05.19/07:05

İdeal Toplum..

Başlatan Ruler of the Ruins, 03.04.06/16:02

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Ruler of the Ruins

İdeal toplumu yaratmak imkanlımı yoksa sistemler ve olası rejim düşünceleri toplumun tümünü memnun edebilecek tutarlılıkta degilmi ve olamaz mı?
İdeal toplum olmanın koşulları nedir?
Hak, hukuk, eşitlik, adalet gibi şeyler toplumu ayakta tutan bireylerin hepsini memnun edebilecek düzeye getirilebilinir mi?

Çoğunlugun memnuniyeti referans alınabilinir mi yoksa bireyler mi bu noktada önemlidir?

deniz

ideal toplumun ne olduğunu bi kere anlamak lazım.

ideal toplumdan beklenitler nelerdir.

mesela toplum ideal olablir ama bireylerin yaşamları ideal olmayabilir. tam tersi de olabilir.

önce bunu konuşmak lazım ??

Ruler of the Ruins

Tanım kişiden kişiye değişecek olsada genel olarak, adalet, eşitlik ve memnuniyetin toplum tarafından içselleştirildigi ve bireylerini mutlu kılabilen toplum diyebiliriz bence..

ilk şurdan başlayabiliriz, ideal toplum halkın çogunlugunun memnuniyetine dayanan toplum mudur yoksa bireylerin herbirinin memnuniyetinin saglanmasımı lazım gelir..

Benim fikrime gelince, çogunluga hitap edecek adalet ve eşitlik gibi duygular toplum olmanın ahlakına ve felsefesine aykırıdır çünkü toplum bireyler için vardır her nekadar bireylerin özgürlüklerinden fedakarlıklar yapması gereksede, esas olan bireydir ve çogunlugu toplama anlayışı çogunlugun memnuniyetini saglamaktan ziyade gücü elde etme olarak görülebilinir iktidardakilerce.
Tabiki her bireyi teker teker memnun edemeyebiliriz ama çogunluktan ziyade herkezi memnun etme çabasının limitini alırsak sonuç ideal topluma yakınsayabilir :D

deniz

AlıntıTanım kişiden kişiye değişecek olsada genel olarak, adalet, eşitlik ve memnuniyetin toplum tarafından içselleştirildigi ve bireylerini mutlu kılabilen toplum diyebiliriz bence..


bence burada dur bi önce..

organize olmuş toplumlarda hukuk ve yasalarla adalet temini peşisıra bazı yan etkiler gösterebiliyor.

en çok intiharlar çok gelişmiş toplumlarda görülür. bu da aslında bize bir fikir vermeli. şu soruyu soralım;

ideal uygarlık ideal toplum mudur ?

Ruler of the Ruins

Tabiki adalet ve eşitlik mutluluk saglama konusunda etkili olabilsede ön şart degil..
Her bireye yayılmış memnuniyet olanaksızdır ve kazananın ve kaybedenin olmasımı lazım toplumda senin görüşüne göre..yada yaşama şevki verecek kadar bir kaos halimi olmalı sence..

deniz

ben japonyaya ve bir kaç avrupa ülkesine gittim.

özellikle japonya da acaip bir düzne var. trenler filan dakka şaşmaz. herşey yerli yerinde ve hayatta hiç bir açık yok.

suç açısından da adamları görünce neden polis var diyesin geliyor..

ama ordan gelip de havalanında yurdumun güneş altında parıl parıl parlayan toprakları üzerindeki keşmekeşi görünce insan çok mutlu oluyor.

sanırım kaos insan doğasının aradığı bir şey  ;)

Ruler of the Ruins

kurallar ve kanunlar sınırlayıcılıgı ile bu kaosu yaratıyor aslında biraz, yani kural olmayan oyuna oyun diyemeyiz :)
ama sadece kurallarlada oyun yaratılmaz..
herkezin kazanacagı enazından kaybedenin olmayacagı bir oyun olanaksızmıki hayattada ideal toplum olanaksız olsun..

adnan

tek düze bir hayat çekilmez gibi geliyor bana
her şey düzenli her şey rutin işliyor olması sıkıcı..
bunlar ideal toplumu belirlemez gibi geliyor bana.
ben ce üretken ve ilim de ilerlemiş bir millet ideal toplumu oluşturur..
işte o zaman kavga edecek uyuşamayacak hiç bir şey kalmaz.
kültür her şeyi halleder..

Ruler of the Ruins

Uyuşmak önemli birşey ama toplumun amacını düşünürsek saglaması gereken en önemli 2 şey bence memnuniyet ve refah..
Yani ilimde ileri olmak dolaylı bir etki yapar bence..Yani devletin bütünlügü açısından veya halkın zenginligi ve konforu açısından ilimde ilerlemiş olmak önemli ama bu mutluluk ve adalet saglamaz..

NCCdenbirdost

Toplum yapısını bir tek noktaya yani refaha ve mutluluğa doygun hale getirmenin imkansız olduğuna inanıyorum.Bir eviniz vardır,araba istersiniz ; ikisi de vardır,yazlığımız olsun,sağlık mutluluk derken hak,hukuk,eşitlik gibi kavramlar hangi bireyde olursa olsun çürüyecektir.Bunu engellemenin bana göre tek yolu sert otoriter bir ceza hukuku anlayışıdır.Böylece bireylerin toplum hayatındaki eşitlikleri sağlanabilir.

Ruler of the Ruins

Ceza kanununun sert olması özgürlükleride öldürür bir ölçüde, bence refah düzeyi yüksek olursa ve egitimle ilgili sorunlar çözülür ve insanları bilinçlendirecek, birliktelik saglayacak bir sisteme geçilirse suç oranı zaten düşer.
Bugunki mülkiyet anlayışı ve rekabetin hayatın her kesiminde bu kadar yogun olması bence doyumsuzlugun ve sonrasında gelen mutsuzlugun ana kaynagı bu konuda da küba örnek alınabilir,
Fırsat eşitligi önemli bir kavram bence, bunun saglanabilmeside liberal bir sistemde hele şirketler gitgide güçlenerek tekelleşiyorsa ve devlet eşit haklar sunamıyorsa çok zor, çünkü fırsat eşitliginin olmadıgı bir durumda sadece zenginler daha fazla şey elde eder, halkın geneli sefilken..

NCCdenbirdost

Eğer ceza kanunları insanların haklarını silah yoluyla aramasını teşvik ediyorsa buna özgürlük demektense kozlarını paylaşmak demek lazım.En eğitimli insan bile doğansından gelen sertliği ve öldürme isteğini kullanmak isteyecektir.Bunu engellemenin en güzel yolu da cezaların sertliği olmalıdır.

Ruler of the Ruins

Elbette iyi bir ceza kanunu olmalı fakat suçların büyük çogunlugu içgüdülerin baskın gelmesinden çok zorunluluklardan ve çevre şartlarından dolayı işleniyor. Cezaların sertligi diyelim, mesela ftipi ceza evi tam bir rezalettir, işkenceden farklı bişi degildir, bunun olması caniliktir ve ceza kavramının aslında dayanması gereken suçluyu rehabilite etme anlayıışıyla tamamen alakasızdır..
Sonuçta suçlu olmak dogaldır, sen yada bende suçlu duruma düşebiliriz ama haketmedigimiz bir cezayı sindiremeyiz.. Bu yüzden adillik caydırıcılıktan daha önemlidir..

NCCdenbirdost

İlla ki çevresel etmenler olucaktır,ama bir suçluya suçlu olduğunu göstermek için ceza evleri yapılmış.Rehabilite edilicek suçlar hafif içerikli olur : hırsızlık vb.. Kasten adam öldürme gibi bir suçun bana göre cezası ölüm olmalı.Hiç yoktan katilin hayatı,kaybedilen bireyin hayatına karşılık alınarak diğer ailelere böyle tiplere karşı göz açtırılmayacağına dair güvence verilmeli.Bence adalet budur.

RenaultFerrari

ideal toplum iman sahibi avam ve iman sahibi aydınla elde edilebilir

Ruler of the Ruins

05.04.06/11:33 #15 Son düzenlenme: 05.04.06/11:40 Ruler of the Ruins
Medeniyet insanları güdülerinden ve hayvani doğasından arındırır, bu sırf cezalandırmaların olmasından degildir, toplumda yaşamanın şartıdır. Dolayısıyla insanlar büyük oranla arınırlar bu tehlikeli güdülerinden yada bunları maskelerler.

Mesela en adi suçları düşünelim, küçük kızlara tecavüz eden bir suçlu, ilk bakışta bu adam adi ve her cezayı hakeden bir adam gibi görünsede, incelendiginde yetiştirilişinde yanlışlar vardır yada büyük travmalar geçirmiştir, dolayısıyla bu adamın suçuda toplum temellidir. Kasten adam öldürme gibi adi suçları düşünürsek bu suçun kaynagıda rekabet duygusu ve kar zarar ilişkileriyle alakalıdır yani kimse zevk için böyle bişi yapmaz, yapıyorsada buda toplum temellidir ve bu adam rehabilite edilmelidir. Herneyse bu rekabet duygusu insanların toplumda maskeledigi ahlak dışı yada kötü görülebilecek, kıskançlık bencillik yada agresiflik benzeri özelliklerinin meşrulaşmasını saglar. Bu yüzden suçların insan dogasından kaynaklandıgı tam olarak dogru degil. Çünkü medeniyet ve medeniyetin oluşturdugu vicdan, ahlak ve verilen egitim zaten bu içgüdülerin zarar verme potansiyellerini azaltır.
Elbette insan dogasından tam olarak arınamaz ama bu doga yüzünden oluşan suçlar daki yanlış medeniyetin yanlış ve eksik işlemesindendir, bireylerden degil.
Yani ceza kanunun eksiksiz ve caydırıcı olması suçların engellenebilmesi için yeterli degildir, çünkü insanlar elbette kanunların eksiklerini bulup buna göre suçlar işleyebilir. Önemli olan sorunu kökten çözmek ve dedigim gibi insanları birarada tutan sistemin mükemmeleştirilmesidir. Rekabet ortamının yogun olması ve özel mülkiyet kavramı ise bence bu mükemmelleştirmeyi engeller. Adalet, eşitlik ve bireyleri bilinçlendirici bir egitim ve benzeri şeyler toplumun idealleşmesi açısından en önemli şeylerdir. Yoksa mükemmel bir ceza sisteminin olabilecegine zaten inanmıyorum ki bu olsada adaletin saglanması açısından yeterli degildir bence çünkü suçlularında hakları vardır..
mesela avustralya yerlilerini düşünürsek, onlara nekadar medeniyetten uzak gözüylede baksak, incelendiginde onlarda suç kavramından yada benzer şeylerden bahsedemeyiz, bu insanlar niye dogalarından kaynaklandıgı için suçlar işlemiyor sizce?
bir çift yürek diye bir kitap vardı okuduysanız onların medeni davranışları bizimki gibi şeklen degil özdendir..
cevabı ben vereyim onlarda özel mülkiyet kavramı yok rekabette minumum düzeyde ve onlar birlikte yaşamanın şartlarına uymaları gerektigini biliyor.Olay bu kadar basit.. Bir diger önemli kavramda cinselligi ve benzer şeyleri tahakküm altına alan dolayısıyla insanların bu engellemelerden ötürü aç kalmasını saglayan bir düzenleri yok..

NCCdenbirdost

Suç işlendiği andan itibaren bireysel olmaktan çıkıp kamuya karşı yapılmış kabul edilir ve buna göre gerekli cezalar verilir.Her suçlunun küçüklüğüne inip onun ne travma geçirdiğine bakmak Polyannacılık olucaktır;Ruler'ın bir yerde sözlerine hak veriyorum daha insancıl bir kültürel hayat belki bir nebze olsun çocuk yaşta işlenmeye başlıyacak olan suçları engelleyebilir.Ama ideal zamanına göre ideal bir anayasal düzeni,kanunlar gözetiminde toplumu her türlü tehditten korumak için gerekirse idam cezasına bile yer verilmelidir.Seri katil ve tecavüzcüler,teröristler,kasten adam öldürenlere karşı her ne kadar iyi niyetli olursak olalım yaptıkları yanlarına kar kalıcaktır.Bunların önlenmesinin ya da minimuma indirgenmesnin en iyi yolu sert ceza hukuku..Rahşan kanunları nedeniyle dışarıda yürürken ne derece rahat olduğumuzu düşünün siz karar verin.

Ruler of the Ruins

Pollyannacılık yapmadım sadece nacizane bir kökten çözüm önerisi sundum. Her suçlunun küçüklügüne inelim demiyorum, bu yanlışlıkları olabildigince minumuma indirelim diyorum. Bu bir ütopya gibi görünsede çok uzun bir zamana yayılarak gerçekleştirilmesi teoride mümkün. Tabi bunların sonunda genede kanunların mükemmeleştirilmesi önemlidir ama bahsettigim eforların harcanması durumunda anayasa ve kanunların önemide önemli ölçüde azalır ki bu iyi birşey ideal topluma yakınlaşma açısından..

ZeRDuShT

kimse kimseye benzemez, o yüzden de ideal bir toplum düzeni olamaz..

Ruler of the Ruins

Aksine insanlar birbirine benzer, insanları gerçek anlamda ayıran çevresel faktörlerin ve deneyimlerinin üzerindeki etkisidir, zaten ideal toplumun amacı memnuniyeti saglamak olduguna göre bu deneyimlerin ve çevresel faktörlerin insanları pozitif bir şekilde etkilemesinin neticesinde ideal toplum düzeni ortaya çıkabilir.. Ama bu uzun bir yoldur herşey mükemmelleştirilse bile insanların olumsuz yönlerinin törpülenmesi için bir kaç nesil bunun gitmesi lazım..

sada

bence ideal toplum düzenine zaten ulaşılması imkansızdır. o sadece düşünülür planı ortaya konulur. ona tam olarak ulaşmak imkansızdır. amaç ona daha çok yaklaşmaktır.

baodilino81

ideal toplum bilim ve ahlakın bütün toplum kesimlerine yayıması dır