20.06.19/09:36

PKK Terör örgütünün kuruluşu, amacı, programı

Başlatan Narcotic, 31.08.04/17:30

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Narcotic

- KURULUŞU

Terör örgütü PKK (Partiya Karkeren Kürdistan-Kürdistan İşçi Partisi), 27 Kasım 1978 tarihinde Diyarbakır ili Lice İlçesi Fis (Ziyaret) Köyü'nde kuruluş kongresini gerçekleştirerek kurulmuştur. Örgütün 1.Kongresi de sayılan bu kongrede Abdullah ÖCALAN, Kurucu Genel Başkan seçilmiştir. Abdullah ÖCALAN, bu yöndeki çalışmalarına Ankara'da üniversite çevresinde başlamış olup, 1975 yılına kadar ideolojik alt-yapı ve öncü kadro oluşturma faaliyetlerini yürütmüş. 1976 yılından itibaren de arkadaşlarıyla birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde faaliyetlerini sürdürmüştür.

Abdullah ÖCALAN, 1970 yılında İstanbul'da DDKO (Devrimci Doğu Kültür Ocakları) şubesi üyesi olarak faaliyete başlamış, 1971 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kayıt yaptırmış, yine bu yıllarda Marksist-Leninist görüşlü THKP/C örgütü ile ilgilenmiş, Nisan 1972 tarihinde Şafak Grubunun bildirilerini dağıtırken yakalanarak 7 ay Mamak Askeri Cezaevinde tutuklu kalmıştır.

Terör örgütünün başı olan sanık Abdullah ÖCALAN, Mart 1973 tarihinde etrafına topladığı, üniversiteli arkadaşlarıyla "Kürtçü -Bölücü" bir örgütlenmeyi oluşturmak amacıyla ilk toplantıyı yapmıştır. Bu toplantıda "Kürdistan olarak nitelendirilen Doğu ve Güneydoğu illerimizin, Türkiye'nin sömürgesi olduğu, amaçlarının bu bölgede bağımsız bir Kürt Devleti kurmak olduğu. bunu sağlamak için gizli bir örgüt kurulması gerektiği" beyan edilmiştir.

Abdullah ÖCALAN; öğrenci evleri, okul kantinleri ve yurtlarda öğrenci kesimini etkilemeye çalışırken başta Tuzluçayır ve Dikmen olmak üzere çeşitli semtlerdeki "Kültür, Güzelleştirme, Yaşatma" sıfatlı derneklerde çeşitli yaş grubundan gençlere ve ailelerine el atmıştır. Böylece ideolojik alt-yapı ve öncü kadro oluşturma faaliyetleri yürüten Abdullah ÖCALAN öncülüğündeki grup 1975 yılı sonlarında Dikmen semtinde bir toplantı yapmışlardır. Bu toplantıda ideolojik oluşumun sağlandığı, asgari kadronun oluştuğu sonucuna varılmıştır. Bu nedenle 1976 yılından itibaren faaliyetlerini Doğu ve Güneydoğu illerinde sürdürme kararına varılmıştır.

Abdullah ÖCALAN, 1975 yılında üst düzey elemanlarından Mehmet Hayri DURMUŞ ile birlikte grubun manifestosu veya örgütün program taslağı niteliğindeki 68 sayfalık "KÜRDİSTAN DEVRİMİNİN YOLU" isimli broşürü kaleme alınışlardır.

1976 yılından itibaren bölge illerine dağılan ilk öncü elemanlar Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Mardin, Batman, Elazığ, Bingöl, Tunceli. Kars, Ağrı illerinde 1 yıl süre ile "Ulusalcılar, Ukocular, Kürdistan Devrimcileri" adı altında faaliyet sürdürmüşler ve bu faaliyetleri sırasında genellikle öğrenci gençlik ve akraba aileleri ağırlıklı bir çevre oluşturmuşlardır.

Sanık Abdullah ÖCALAN liderliğindeki üst düzey elemanlar ise 1977 Ocak ayında Ankara Mimar ve Mühendis Odası'nda bir toplantı gerçekleştirerek Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde sürdürülen faaliyetlerin genel bir değerlendirmesini yapmışlardır. Yine bu toplantıda bölgede nispeten rahat bir ortam bulunduğu, örgüt liderinin bölgede gezi yapabileceği, grup lideri olarak Abdullah ÖCALAN'ın bölgede bir dizi toplantı yaparak kendisini sempatizanlara tanıtmasının faydalı olacağı kararlaştırılmış ve alınan bu karar gereği Abdullah ÖCALAN, Nisan-Mayıs 1977 tarihinde bölgede yaptığı gezi ve toplantılarda örgüt sempatizanları üzerinde amaçlanan etkiyi göstermiştir. Abdullah OCALAN in bölgedeki gezisi boyunca Ağrı, Kars, Tunceli, Karakoçan, Diyarbakır ve Gaziantep il ve ilçelerinde yer yer 30-40 kişinin katıldığı toplantılar gerçekleştirilmiştir.

Yaklaşık 3 yıl boyunca Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde "Kürdistan Devrimcileri, Ukocular, APO'cular" adı altında kadrolaşma faaliyetlerini sürdüren Abdullah ÖCALAN ve arkadaşları, yukarıda belirtildiği gibi 27 Kasım 1978 tarihinde PKK örgütünü kurmuşlar, 30 Temmuz 1979 tarihinde ise dönemin Adalet Partisi Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Celal BUCAK'a yaptıkları silahlı saldırı ile örgütün kuruluşunu ilan etmişlerdir.

Kurulması kararlaştırılan PKK örgütünün programı 1977 yılında. tüzüğü ise 1978 yılında hazırlanmıştır. Partinin program ve tüzüğü 1995 yılında gerçekleştirilen 5. Kongre'de bir takım marksist-leninist unsurlardan arındırılmıştır. Partinin kuruluş bildirgesi ise Abdullah ÖCALAN tarafından o dönemde gizlenmekte olduğu Diyarbakır'da Aralık 1978-Ocak 1979 tarihleri arasında hazırlanmıştır.

B- AMAÇ, PROGRAM VE STRATEJİSİ

1977 yılı sonlarında hazırlanan parti programın "KÜRDİSTAN DEVRİMİNİN YOLU- MANİFESTO" broşüründeki görüşlerin formüle edilmiş şeklidir. 1995 yılında gerçekleştirilen 5.Kongre'de parti programında değişiklikler yapılmış olmasına rağmen programın 3.bölümünde yer alan "KÜRDİSTAN DEVRİMİNİN ÖZELLİKLERİ, KÜRDİSTAN DEVRİMİNİN GÖREVLERİ" başlıklı kısımlar aynen muhafaza edilmiştir
 Kürdistan Devriminin Özellikleri

Kürdistan'da partinin yürüttüğü devrim bir ulusal demokratik devrim olup, başlıca özellikleri şunlardır:
a ) Devrimin 2 temel yanı vardır. Milli ve demokratik yanı.
Milli yanı, sömürgeciliğin siyasal, askeri, ekonomik, kültürel alandaki hakimiyetini hedef almaktadır. Devrimimiz ilk planda bu yanı ön plana alarak gelişmiştir. Milli çelişki baş çelişki olup, diğer toplumsal çelişkilerin çözümünde tayin edicidir.

Devrimin ikinci yanı demokratik yanıdır. Demokratik devrim, toplumda orta çağdan kalma çelişkileri temizlemeyi hedef almaktadır. Bunlar feodal, komprador sömürüsü, aşiretçilik, mezhepçilik. kadının kölece bağımlılığı gibi çelişkilerdir. Bu çelişkiler çözüldükçe toplum demokratik bir nitelik kazanmaktadır.

Devrimin bu iki yanı arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Demokratik devrim hakim yan olan milli devrime bağlı olarak gelişmektedir. Milli devrimin gelişmesi de toplumdaki demokrasinin gelişmesine çok yakından bağlı olmaktadır.

B ) Kürdistan Devriminin diğer bir özelliği önderlik sorununa ilişkindir. Ulusal Demokratik Devrimde önderlik iki biçimde ortaya çıkmaktadır. Birincisi sınıf önderliği, ikincisi parti önderliği. Sınıf önderliği çerçevesinde feodal komprador sınıf, küçük burjuvazi ve işçi sınıfı arasında süren yoğun mücadelede önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Ulusal kurtuluş mücadelesi pratiği, devrimde zafer yaratacak temel gücün işçi-köylü ittifakı, zafer yaratacak önderliğin ise işçi sınıfının ideolojik-politik ve örgütsel önderliği olduğunu göstermiştir. Diğer sınıf önderlikleri sürekli geriler ve sömürgecilik karşısında ciddi bir güç olmaktan çıkarken, partimiz şahsında şekil] enen işçi sınıfı önderliğinin sağladığı sürekli gelişme bunu kanıtlamıştır.

Kürdistan'ın bölünmüşlüğünden kaynaklanan parça önderliği de önemlidir. Geri bir sosyal yapıda ve küçük bir parça olmasına rağmen Güney Kürdistan'ın geçmişte kendini önder olarak dayatması ve bütün Kürdistan'ın olanaklarını kendinde toplaması, ulusal kurtuluşta bir sonuç ortaya çıkarmadığı gibi, ona ciddi zararlar da vermiştir. Bu çarpık durum, gelişmiş ve büyük parça olan Kuzey Kürdistan'daki ulusal kurtuluşu gelişmeyle düzeltilmiş ve T.C.'ye karşı Kuzey-Batı Kürdistan'daki mücadelenin önderliği sağladığı kalıcı gelişmelerle kanıtlanmıştır.

Hem sınıf, hem de parça önderliğini doğru bir biçimde ele alıp. şahsında doğru bir çözüme kavuşturan partimiz burjuva milliyetçi, ulusal inkarcı, teslimiyetçi yaklaşımlara karşı başarılı bir mücadele vererek, ulusal kurtuluşta doğru. devrimci çizgiyi egemen kılmıştır.

c) Devrimimizin 3. özelliği halkın geniş güçlerinin seferber edildiği uzun vadeli bir mücadele çizgisine sahip olmasıdır. Bu çizgi pratikte kendisini uzun vadeli halk savaşı biçiminde şekillendirir. Uzun süreli halk savaşı temelinde. bütün mücadele biçimlerinin kullanılmasını içerir. Çok güçlü olan sömürücü örgütler, ancak böyle bir mücadele çizgisiyle geriletilip yenilgiye uğratılabilir.

d) Devrimimizin 4. temel özelliği, sadece Kürdistan'la sınırlı olmayıp çevresini de derin etkisi altına alması ve bölgesel çapta gelişmesidir. Bu devrimimizin evrensel niteliğini göstermektedir.

   Kürdistan Devriminin Görevleri

Devrimimizin en yüce amacı, sınıfsız topluma doğru ilerlemektir. Bu toplumun ilk evresi olan sosyalizme varmak zorunlu bir aşama olup, devrimimiz esas olarak şu görevleri gerçekleştirecektir. Bu görevler, şu ana bölümlerde toplanmış olup, bu bölümlere bağlı olarak yapılması gerekenler 32 madde halinde sıralanmıştır.

a) Türk sömürgeciliğinin ve gerisindeki emperyalizmin Kürdistan üzerindeki her türlü hakimiyetine son vermek,

B) Demokratik halk yönetiminde ulusal, bağımsız ve demokratik bir toplum yaratmak,

c) Bağımsız bir ekonomik yapı inşa etmek,

d) Sömürgeci eğitim ve kültür kurumlarının yerine ulusal eğitim ve kültür kurumlarını oluşturmak, Kürtçe'niıı bütün lehçelerinin gelişimine fırsat ve imkan tanımak ve birinin ulusal dil haline gelmesini teşvik etmek, Kürt dili, edebiyatı ve tarihi alanlarında yoğun bir araştırma ve örgütlendirme çabasına girişmek. bütün halka okur-yazar olma imkanı tanımak,

e) Kürdistan devrimini ve birliğini sağlamak,

f) Komşu halklarla olan ilişkilerde ve uluslararası sorunlarda proleter enternasyonalizmi uygulamak,

   PKK'nın Mücadele Stratejisi

PKK'nın kuruluş amacı, örgütün manifestosu olan "KÜRDİSTAN DEVRİMİNİN YOLU" isimli broşür, parti programı ve PKK kuruluş bildirgesinde "BAĞIMSIZ BİRLEŞİK KÜRDİSTAN'IN KURULMASI"; Stratejisi ise, "UZUN SURELİ HALK SAVAŞI" olarak açıklanmıştır.

Halk savaşı stratejisinin temel örgütlenmelerinin "parti-cephe-ordu" olduğu, temel faaliyet biçiminin de, "gerilla savaşı" olduğu belirtilmiştir.

Uzun süreli halk savaşı stratejisi üç aşamalıdır.

Birinci aşama stratejik savunma aşaması olup, en uzun dönemi kapsar. Bu sürenin uzaması Devleti ve kurulu düzeni devamlı yıpratmasına karşılık, halk savaşını sürdüren ve sınırlı ölçüde güçleri olan örgütleri devamlı geliştirir.

Stratejik denge aşaması; Her iki güç açısından en kritik dönemi oluşturur. Denge döneminde halk savaşını yürüten gücün geriye düşme ve dengenin uzaması halinde yıpranma, Devletin ve kurulu düzenin de bütün kurum ve kuruluşları ile çöküşe geçme durumu olabileceği, dengelerin kısa ve kararsız olduğu dönemdir.

Stratejik saldırı aşamasında; halk savaşını sürdüren gücün süratle sonuca gitme zorunluluğu vardır. Devletin ve kurulu düzenin şiddetle, direniş göstermesi halinde karşısındaki güç kontrolden çıkarak dağılabilir.


Alıntı

marcos


foturo


eylül

AlıntıPKK bir trör örgutu degildir...

burda bir anlaşmazlığımız var sanırım
pkk bir terör örgütüdür..

deniz

terör örgütü tanımını kavramlar kısmında yapmıştık.

şiddet kullanımı yoluyla korku ve baskı yaratarak eylemlilik geliştirmek terör olarak nitelendirilmişti.

denilebilir ki bunu devletler de yapıyor.

evet hemen hemen tüm devletler şiddete başvururlar. onlar da terör üretirler.

şiddet kullanan pkk yı terör örgütlerinden ayırt etmemeliyiz.

...

bir diğer husus terörün rölatif olması. ülkemizin bütünlüğünü ön gören insanlar için pkk nın yaptıkları terörist faaliyetlerdir. kirt halkının bağımsız bir kürt devleti altında yaşamasını arzu edenler için özgürlük savaşçısı.

yine benim kişisel kanaatım ülke sınırlarının ırklara göre belirlenmemesi. hatta hiç olmaması. böylesi milliyetçi girişimler desteklenemez. bu yönden baktığımda yine pkk yı olumlamıyorum.

...

türk devletinin baskı ve şiddet içeren uygulamalarına benzer şiddet ve terörle cevap vermek bana göre uygun bir tavır değildir.

...

tüm bunlara rağmen pkk türevi eylemler yapılıyorsa karşılığı da olur. o halde bunu yapanlar sonuçlarına da katlanmak zorundadır. ağlayıp sızlanmanın ve kitleleri düşman saflara ayırmanın lüzumu yok. bunu yapanların karşılık bulmakları haklı bir gerekçe içerir.

marcos

Sevgili arkadaslar PKK hangi avrupa bildirisi terör listesinde ?
78 den bu yana mucadele veriyorlar kimse terörist olarak nitelendirmedi?
ee biz diyoruz derseniz
bende peygamberim diyorum ama dinleyen yok!!!!!!!!!!

foturo

Adullah öcalanin cok küzel bir sözü var. AB türklerle kürtleri, kürtlerle türkleri zayiflatmaya calisiyor. Bu nedenle listesine almadi..
Yani bunlar catistikca onlar isine geliyor.

Türkiyeye kim silah satiyor?

deniz

Avrupa ülkeleri İsraili de terör devleti kabul etmiyor.

Onların standartlarına ve politikalarına mı yoksa kendi yaşadıklarımıza mı güvenelim??

marcos

Yasadiklarimiza guveneceksek PKK terör örgutu degil HAKkini ariyan bir kitle örgut(tek tarafli tv ler nefreti ciglastirdi sonra halklar trör yok degil sohbetleriyle kirdi birbirini)

deniz

benim yaşadıklarıma baktığımda askere gidip ölen masum gençler, pkk tarafından kullanılıp ölen gerillalar, iki ateş arasında kalıp ezilen halk, amerikan-israil politikaları, geçimlerini ve iktidarlarını savaş üzerine kuran kurumlar ve insanlar vs. görüyorum.

bunlar terördür.