17.08.19/17:02

Çakra..

Başlatan darkmoon, 25.07.06/10:08

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

darkmoon

Çakra kelimesi Sanskritçe'de "çark" veya "disk" anlamına gelir ve bedendeki yedi temel enerji merkezini tanımlar.
Çakraların her biri omurilikten branşlara ayrılan ana sinir merkezlerine tekabül eder.
Çakralar aynı zamanda bilinç seviyeleri, arşetip elemanlar, yaşamsal aşamalar, renkler, sesler ve beden fonksiyonları ile de bağlantılıdırlar.

1. KÖK ÇAKRASI:  Varlığın sürdürülmesine ilişkin fiziksel kimlik.
Omuriliğin alt ucunda yer alan bu çakra, çakra sisteminin temelini oluşturur. Bağlantılı olduğu element "toprak"tır ve yaşama içgüdüsü, bedene ve fizik plana bağlılık eğilimi ile alakalıdır. Dengeli çalışması, bedensel sağlık, güvenlik duygusu ve yaşama sevinci olarak tezahür eder.

2. DALAK ÇAKRASI: Kişiliği yücelten duygusal kimlik.
Karın bölgesinin alt kısmında yer alır. Bağlantılı olduğu element "su"dur ve cinsellik duyumları ile alakalıdır. Dengeli çalışması, duyumsal yoğunluk, cinsel doyum ve değişimi kabul etme becerisi olarak tezahür eder.

3. GÜNEŞ  SİNİRAĞI ÇAKRASI: Kişiliği tanımlamaya ilişkin ego kimliği.
Güç çakrası olarak da bilinen üçüncü çakra, solar plexus denen bölgede yer alır.  Bağlantılı olduğu element "ateş"tir. Kişisel güç, irade ve otonomi prensiplerinin merkezidir. Dengeli çalışması, enerji, verimlilik,  çabuk karar verebilme ve güç faktörünü baskıcı olmadan kullanabilme yetisi olarak tezahür eder.

4. KALP  ÇAKRASI: Kişisel kabül haline yönelik sosyal kimlik.
Çakra sisteminin tam ortasında yer alan kalp çakrası, sevgi merkezidir. Bağlantılı olduğu element "hava"dır. Bu çakra insan psişesinde yer alan zihin-beden, dişil-eril, asıl-gölge, ego-vicdan  gibi zıt öğelerin dengeleyicisidir. Sağlıklı çalıştığında, sevgi, şefkat, barış ve güçlü bir adalet anlayışı olarak tezahür eder.

5. GIRTLAK ÇAKRASI:  Kişisel ifadeye yönelik yaratıcı kimlik.
Gırtlak bölgesinde yer alır. İfade ve sanatsal yaratıcılık merkezidir. Bağlantılı olduğu element "ses"dir. Bu çakrada evren, bir  titreşimler alanı olarak sembolik düzeyde deneyimlenir.

6. ALIN ÇAKRASI:  Kişisel yansımaya yönelik arşetip kimlik.
Aynı zamanda "üçüncü göz çakraı" olrak da bilinen bu çakra, iki kaşın ortasında yer alır. Bağlantılı olduğu element "ışık"tır. Hem fiziksel, hem de sezgisel boyutta "görme" duyumu ile alakalıdır.  Bu çakranın açılmasıyla arşetip elemanların yorumlanmasına yönelik psişik yetiler devreye girer.  Dengeli çalışması, "manzaranın tümünü" görebilme olarak tezahür eder.

7. TEPE ÇAKRASI: Kişisel bilince yönelik evrensel kimlik.
Taç çakra olarak da bilinen bu çakra, saf farkındalık olarak bilinen bilinç seviyesine karşı gelir. Bağlantılı olduğu element "düşünce"dir. Tepe çakrası, beş duyunun algılayamadığı, zaman - mekan ötesi birlik alemiyle  bağlantı noktamızdır.  Bu çakranın açılmasıyla  kozmik bilginin, bilgeliğin, birlik bilincinin tezahürü olarak vecd  hali deneyimlenir.

darkmoon

Sahibinden Açık Çakra
Can Barslan



İnsan denilen varlığın akıl ve duygu edindikten sonra tek anlamlı kavgası, kendisine yönelttiği sorularla olmuş. Yaşam dengesini ve iç huzurunu arama yolunda sürekli cevaplar arıyor insanoğlu. Mesela bakınız Radikal gazetesi, 'Yogayla Yolculuk' adında bir dizi yapmaya başladı. Kendisiyle barışık, ruhunu arıtmış mükemmel insan olabilme yolunda her türlü öğretiye balıklama atlamaktayız. Balık dedim de, eskiden stres atma yöntemleri çok sınırlıydı. Ya balıklara bakardık ya da kedi severdik. Yastıklara yumruk atmak ve yalınayak otlarda dolaşmak gibi daha ilkel öğretiler de vardı. İş hayatında, sokakta ve insan ilişkilerinde gerilim arttıkça kediler de yetmez oldu. Kendi elektriğimizi onlara geçirip kedileri de gergin birer trafoya dönüştürdük. Arınma ve durulma ihtiyacı arttıkça yeni meditasyon yolları girdi hayatımıza... Yoga, reiki, ayurveda, feng shui, japa sadhana tekniklerinden en az birini yapmayana öküz gözüyle bakılıyor artık. Kaldı ki öküzlerin bile trene bakmak gibi bir meditasyon uygulaması olduğu herkesçe biliniyor. Demek ki neymiş, bundan kaçış yok. Bu devirde önce güzellikle, olmadı döve döve ruhunu arıtıyorlar insanın. Mesela ben, sözünü ettiğim Radikal yazı dizisinden, vücuttaki çakraların yerini yeni öğrendim. Bu yedi adet çakradan bazıları biçimsiz yerlerde ve açılmasına RTÜK izin vermez ama en azından belden yukarıda bulunan çakraları açmak için artık gayret göstermeye karar verdim. Bilmemek ayıp değil ama bir yerden sonra başlamak ve üçüncü gözü açmak gerekiyor.
Çok normal, hiç kimse dingin, huzurlu ve çakrası açık doğmuyor. İnsanın bir cehalet çağı ve aymazlık dönemi oluyor. Örneğin ben bu dönemimde küçük bir suç işlemiştim ve adaletten kaçıyordum. Tek çarem yabancı bir ülkeye iltica etmekti ve gittim bir Çin lokantasından sığınma talep ettim. Salaklık ya da cahillik, ama bu olay bana ders oldu. Polisler lokantaya girip beni alınca, Çin lokantasının Çin konsolosluğu yerini tutmadığını öğrenmiş oldum. Hayata dair kazanımlar yaşadıkça birikiyor. Yine ben bu dönemimde terbiyesiz bir insandım ve topluma açık bir yerde oturmuş, ilerdeki genç bayanı adeta gözlerimle soyuyordum. Bayan yaptığım densizliği anladı ve birden eğilince ben onun arkasındaki iri yarı adamı adeta gözlerimle soymaya başladım. Sonuçta kötü bir dayak yedim ama olgun ve arınmış bir insan olabilme yolunda bir adım daha atmıştım.
Nereye varmak istiyorum? Aslında o mükemmel insana ulaşma yolunda en büyük öğreti hayatın kendisidir. Hatta bir hayat yetmezse, reenkarnasyona ve tekrar yaşamda eski deneyimleri birer dantel gibi işleyerek gitgide daha iyi ve mutlu olacağımıza inananlar var. Bunların hiçbirisine burun kıvırmamak lazım. Gerçek öğreti ve en büyük hoca hayattır dedik ama meditasyon yöntemlerinin de bize yardımcı olduğunu unutmamalıyız. Hayat insana kendiliğinden açık ikinci el temiz çakra sunmuyor, çabalamak gerek. Yeter ki gittiğimiz yoga seansında yoginin bizi sonsuz huzurla uyutup cüzdanları toplayıp kaçmasına meydan vermeyelim. Dürüst yogileri tenzih ediyoruz elbette, ama hayatın aynı zamanda acılarla da olgunlaştırdığını unutmayalım.
Gününüz aydın, çakralarınız açık olsun...

prensesistar

cakralar hakkında ıı bır kıtap okumustum
daha dogrudu kıtap onu anlatmıyodu ama
bahsedıyodu
jezn crıstopher grange tas meclısı orda
adamları olduruyorlardı ama
hıc kan akmıyordu bunuda cakralara ısabet ıle yapıyorlardı
bıde bız lısedeyken serdar ortac cakra dıye kaset cıkarmıstı
ardından cakra tvlere falan dustu herkes bı akapuntur terımı sanıyordu
akapunkturda da kullanılıyor ama
aslı o degıl
bu konuyla ılgılı yazılmıs olan makaleler vardı arsızvıme bır bakayım bulursama atarımm

brokendreams

çakra diince serdar ortaçla ilgili bişi sandıydım :P

LegendofAnatolia

Çankralar hakındaki bilgiler gerçek. Darkmoon gibi kafadan kontakt inglizler bunları hintli yogilerden öğrenmiş sonra bu işi "akıllıca" işlere alet etmeye kalmışlar ve bugünkü çakra terminolojileri de beş para etmez.

Çakra konusu en Net Reiki kitaplarından öğrenilebilir. Nasıl dengelenecekleri vs...